Hasta Var Hizmet Yok

Abone Ol

Devlet hastanelerine giden hastalar, hastalıktan önce sabır testine giriyor. Kapıdan içeri adım attığınız anda sizi ne bir güler yüz karşılıyor. Ne de doğru dürüst bir düzen. Saatlerce sıra beklemek, günlerce randevu almak için aramak artık alışılmış bir kader olmuş maalesef.

Hadi uzun uğraşlar sonucunda sıra aldın diyelim. Bu sefer polikliniklerde izdiham, acilde kaos hâkim. İnsanlar derdine çare bulmak için değil, sistemin çarkları arasında kaybolmamak için uğraşıyor. Randevu sisteminde yer bulmak zaten mucize, sıra beklerken de sinir harbi yaşamak sıradan olmuş artık.

Ama en acı olanı ne biliyor musunuz?

Personelin hastaya tavrı. Sanki oraya hizmet etmeye değil de millete ceza çektirmeye gelmiş gibiler.

Bir geç otur. Bir bekle dışarıda demeleri bile emir verir gibi. Yüzlerinde asık bir ifade, ses tonlarında emirvari bir tavır.

Bu durumda Hasta konuşmaya çekiniyor. Çünkü terslenmek endişesi her hücresine işliyor. Hele görevlinin dayısı varsa veya aşiret üyesiyse zaten havasından geçilmiyor. Mübarek(!) sanki sağlık memuru değil de ayar verme görevlisi. Tabi insan sağlığını korumakla yükümlü olanların, insanlıktan bu kadar uzaklaşması iç acıtıcı. Sistemin içinde empati diye bir kelime kalmamış. Hastaya bir tebessüm, bir anlayış göstermek sanki lüks hale gelmiş.

Hadi görevliler böyle diyelim.

Ya doktorlara ne demeli!

Doktorların bazıları muayene saati başladığı halde odalarında yok. Hemşireler cevap vermekten tükenmiş, ama sağlık sorunu olan vatandaş bunlardan daha da bitkin. Doktor gelince de hastanın yüzüne bakmadan ya neyin var denilip öyle reçete yazıyor. Ya da beş dakikalık kerhen muayenede vatandaşın derdini nasıl anlayacak veya vatandaş nasıl derdini anlatacak. Veya bu ne kadar mümkün?

Siz sevgili yetkililer!

Halkı vergisini veriyor, primini ödüyor.

Peki karşılığında ne alıyor hiç merak ediyor musunuz?

Küçümsenmek, bekletilmek ve umursanmamak.

Devletin o övündüğü vatandaşa sunduğu sağlık hizmeti buysa, vay halimize.

Bilin ki bu şehirde hastaneler şifa dağıtmıyor. Üstüne üstlük moral çökertiyor.

Hastalık değil, bu sistem insanı tüketiyor.

Ve en kötüsü herkes bu düzeni kabullenmiş gibi.

Oysa sağlık, bir lütuf değil en temel haktır.

Vatandaş da bu kötü muameleyi hak etmiyor.