Urfa’daki türbede inanılmaz görüntüler: Nasıl bu hale geldi?

Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yer alan ve yapı olarak kenttin en eski türbelerinden olan Şeyh Mesud türbesi, adeta atıl hale gelmiş durumda. Türbe ve çevresinde bulunan tarihi yapılara vatandaşlar tarafından dilek yazıları yazılması tarihi yapının orijinalliğini bozulmasına neden olurken, mağaraların olduğu kısımlarda ise madde bağımlıları ve definecilerin meskeni haline gelmesi tepkilere neden oldu.

Emine Albayrak
Emine Albayrak Tüm Haberleri
+23
Video için play'e tıklayın

Şanlıurfa, eski çağlardan bu yana birçok yolun kesiştiği, ticaret ve kültür merkezi olmanın yanı sıra farklı inanç çeşitliği olan kentler arasında yer alıyor. Özellikle tarihi yapıları ile dikkat çeken Şanlıurfa’da tarihe ışık tutacak olan Şeyh Mesud türbesi ve çevresinde bulunan tarihi yapılara defineciler ve madde bağımlılarının zarar verdiği görülüyor. Türbeye yakın bulunan mağaraların içerisinde defineciler tarafından çukurların kazıldığı dikkat çekerken, madde bağımlıların ateş yakması sonucu ise tarihi mağaralar zarar görüyor.

Öte yandan, türbeyi ziyaret eden vatandaşların, duvarlara yazdığı dilek yazıları kötü görüntülere neden olurken, türbenin hemen yanında bulunan mezarlığın gün geçtikçe türbenin etrafına kadar taşması ve mezarlıklar için alanların kazılması da dikkat çekti.

Uzun yıllar Şanlıurfa’da Müslümanlığa hizmet etmiş evliyalardan olan Şeyh Mesud türbesinde tüm yaşanan bu sorunların giderilmesi için Araştırmacı- Yazar Mehmet Emin Kutluay, yetkililere çağrıda bulundu.

“ZİYARETÇİLER DUVARLARA DİLEK YAZISI YAZIYOR BUDA ORJİNAL YAPIYI BOZUYOR”

 Şeyh Mesud’un ömrünü Şanlıurfa’da İslam’a adayarak gerdiğini belirten Mehmet Emin Kutluay, “Şeyh Mesud Şanlıurfa’da vefat etmiştir. Vefat ettiğini öğrendikten sonra kabrinin üzerine buraları yaptırıldığı söylenmiştir. Türbesi güneye doğru yani bizim kıble tarafımızda bulunmaktadır. Hala maneviyatı devam ediyor. Biz sadece gelip bakıyoruz. Kadınlar gelip burada İslam dışı şeyler yapıyorlar. Mum yakıp dua ediyorlar. Evlatları okulu kazansın diye duvarlara yazılar yazıyorlar.  Bu yatan insanların hizmeti bu değildi. Bu insanların hizmeti dini İslam’ı yayılmasıydı. Bu yerler bunun için değildir. Bu yerler sizin ne evliliğinize nede sınavınıza bir fayda sağlamaz. Bunları Allah’tan isteyin onlarda bizim gibi beşerler. Şeyh Mesut türbesinin mağaralarında sekiz tane işaret var. Tabi zamanla bu mağaraların içini doldurmuşlar kıymetini bilememişler. Bu taraflar farklı değerlendirmeliydi. Buralar turizme açılsa çok büyük ilgi görür. Buralar tarihe çanak tutan yerlerdir” ifadelerini kullandı.

“ÖLÜLER MEZARLIĞIN DIŞINA DEFNEDİLİYOR”

Türbenin hemen yanında bulunan mezarlığa değil de ölülerin türbeye ve mağaralara yakın defnedilmesinin doğru olmadığını kaydeden Kutluay, “Şeyh Mesud türbesinin ve çevresinde bulunan yapıların kıymeti bilinmesi lazım. Yani tam tarihi bir alan yani buralarla ilgilenilirse bizden sonraki nesillere de ulaşır. Şeyh Mesud mezarlığında burası artık sorumlumu yokmuş ilgilenen mi yokmuş onu bilmiyoruz.  Vatandaşlar gelip ölülerini mezarda değil de tarihi yapıların ve türbenin olduğu yere defnetmişler. Ölüleri buraya defnetmedeki amaç, sahiplenmedir. Ziyaretçi alan bu tarihi türbenin yanında hiç güzel bir görüntü değil. Yani adam getirmiş buraya ölüsünü dikmiş halbuki burada boş mezar yerleri var zaten Şıh Maksut aile mezarlığına gömülen aileler bellidir. Adam onca mezarlık varken gelmiş buraya gömüş ki yarın öbür gün kimse bir şey demesin. Ölüleri de gömüp aile mezarlığına dönüştürelim ve mezarlık dururken hemen türbenin üst tarafına gömüşler yani yetkililerin buraya bir görevli koymaları lazım ki burası bir düzene girsin” şeklinde konuştu.

 “DEFİNECİLER VE MADDE BAĞIMLILARI TARİHİ TÜRBEYE ZARAR VERİYOR”

Bölgede sıklıkla definecilere ve madde bağımlılarının olduğuna dikkat çeken Kutluay, “Şeyh Mesud hazretleri buraya yerleştikten sonra burada su ihtiyacını karşılamak için su sarnıcı kazdırmıştır. Bu kazdırdıktan sonra kitabesini buraya koymuştur. Kitabesi kayaya işlemedir. Yani siz bunu buradan çıkaralım derseniz çıkaramazsınız. Arapça yazıdır. Burada Bismillahirahmanirrahim ve babasının imside burada çıkıyor. Babasının ismi Sait olduğu söyleniyor. Bu yazıyı buraya Nişaburlu Sait Hengeloğlu Maksut kazdırmıştı deniliyor. Bu sarnıcın kitabesi burada yazıyor. Tarihçesine kadar yazıyor 1183 yılında kazdırıldığı yazılıyor. Yazılar zaten zamanla siliniyor. Şimdi biri gelse keserle bunları kırarak silebilir. Bu kitabe bize bir emanettir. Bu kitabe keşke bir şekilde korunsaydı.

Burada bir batıl inanç anlayışı daha vardır. Kadınlar hasta olan çocuklarını üç defa buradan geçirince öksürüğün geçtiğine inanıyorlar. Hatta çocuğu olmayan bir kadın bile geçiyordu. Bunlar uydurma şeyler kuran- ı Kerimde cenabı hak diyor ki dilediğime kız dilediğime erkek veririm ama Bedüizzaman ise diyor ki bu zamanda kız çocuğu daha önemlidir Hz. Meryem gibi yetiştirilirse. Bu tür batıl inançlara düşmememiz gerekiyor. Bu kayaların bize hiçbir faydası olamaz. Öte yandan burada bulunan mağaralarda madde bağımlıları ateş yakıyor. Definecilerde türbe altından bulunan mağaraları kazarak bir şeyler aramaya çalışıyor. Bu konuda yetkililerin burada güvenlik önlemlerini artırması gerekiyor. Bu tarihe sahip çıkılırsa turistler içinde bir kapı daha açılmış olur” dedi.

21 May 2021 - 13:37 Şanliurfa- Yaşam

Muhabir Emine Albayrak

urfanatik.com son bir ayda 1.002.180 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.