Gündemden düşmeyen İstanbul Sözleşmesi nedir? Urfalı avukat yanıtladı

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Kararı ile feshedildiği açıklanan İstanbul Sözleşmesi nedir? Kadına yönelik şiddetle mücadele de yeri nedir?  Tüm soruları Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Üyesi Avukat Fazilet Taştan, yanıtladı.

+1
Video için play'e tıklayın

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı. 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açılan ve bu yüzden İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Sözleşme, 8 Mart 2012'de Resmi Gazete 'de yayınlanmış, Ağustos 2014'te yürürlüğe girmişti. İstanbul Sözleşmesi, 12 bölüm ve 81 maddeden oluşuyordu.  Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinin ayrılma kararı çoğu kişi tarafından tepki toplarken,  konu ile ilgili Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Üyesi Avukat Fazilet Taştan,  “İstanbul sözleşmesi kadına şiddeti önleyen bir sözleşmedir diyerek, İstanbul Sözleşmesi hakkında bilgi verdi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Üyesi Avukat Fazilet Taştan,  “Son günlerde tartışılan ve Cumhurbaşkanı karar namesiyle fes edilen İstanbul Sözleşmesinden bahsetmek istiyorum. İstanbul Sözleşmesi Avrupa konseyinin kadına yönelik aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlar mücadeleye dair Avrupa konseyi sözleşmesidir. 2011 yılında Türkiye tarafından kabul edilmiştir. İstanbul sözleşmesini kabul eden ilk ülke Türkiye’dir. İstanbul sözleşmesi 2014 yılında yürürlüğe girdi ve ilk onaylayan ülkede Türkiye’dir.  İstanbul sözleşmesinin amaçları altında neler vardır; İstanbul sözleşmesi kadını koruyan kadına karşı şiddeti önlemek amacıyla kovuşturmak, soruşturmak, amaçlarını içermektedir sözleşme uluslararası hukukta kadına yönelik şiddetin kadına ve erkek eşitliliğin kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçlarına vurgu yapan ilk ulusalar arası bir sözleşmedir” sözlerine yer verdi.

“KADINA ŞİDDETİ ÖNLEYEN BİR SÖZLEŞMEDİR”

 Şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik bir sözleşme olduğuna dikkat çeken Taştan, “Yine taraf devletlerden kadını korumak kadına yönelik aile içi şiddeti ortadan kaldırmak için düzenlenmiştir. Bunun yanında sözleşme diyor ki kadın örgütleriyle iş birliği içinde olun koordinasyon sağlayın mali insan kaynaklarını sağlayın. Yani İstanbul sözleşmesi kadına şiddeti önleyen bir sözleşmedir. Yine şiddetle mücadele etmek için yeterli düzeyde önlemlerin alınması gerektiğini söylemektir. Bu sözleşmede taraf devletin kadını korumakla hükümlü olduğu söyleniyor. Kadına şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayanmaktadır. İstanbul sözleşmesi insan hakları kadın korumak için olan üstü bir sözleşmedir. İstanbul sözleşmesi iç hukukumuzdaki yansıması 6284 sayılı aile içi şiddetin korumasına dair kanundur ve bu kanundur ve bunu İstanbul sözleşmesi oluşturmuştur” şeklinde konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KALDIRILIRSA NE OLUR?

İstanbul sözleşmesi bir gece yarısı Cumhurbaşkanı karar namesiyle fes etmesi yürütmeyi gasp etmesi anlamına geldiğini kaydeden Taştan, “ İstanbul sözleşmesi fes edilmesine yönelik yine sözleşmenin 80 maddesin de usul açıklanmıştır ne zaman yürürlüğe gireceği ne zaman fes edileceği 80 madde de yazmaktadır. Yine anayasa madde 90 demektedir ki sözleşmenin fesi sadece böyle kanunun onaylandığı gibi Türkiye büyük millet meclisinin kararıyla kaldırılmaktadır. Oysa bir kararnameyle kaldırılması tamamen hukuka aykırıdır, yok hükmünde bir karar  ve buda kadın cinayetlerinin politik olduğunu göstermektedir. Hukuken yok şeklinde bir karardır. İstanbul sözleşmesine karşı olmak demek kadına şiddete ortak olmak demektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yok saymaktır. Kadınların yaşama hakkına kazanımlarına karşı olmak demektir. Kadına şiddetin artmasına göz yummak demektir. Kadın cinayeti politiktir yaşamın her alanında kadın şiddetiyle mücadeleyi ve kadın dayanışması ile eşit özgür bir topluma hep birlikte inşa etmek için varız bundan sonrada var olacağız. Kadın kazanımlarını geriye götürecek kadını özgür birey olmaktan uzaklaştıracak ayrımcılıkla muhatap edecek. Kadının hakkını zedeleyecek hiçbir girişimi kabul etmiyoruz. İstanbul sözleşmesi bizimdir İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz” dedi.

24 Mar 2021 - 12:11 Şanliurfa- Gündem

urfanatik.com son bir ayda 1.164.595 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Mehmet - kadını öldüren erkek değil cinayet işlemeye mecbur bırakan istanbul sözleşmesiydi.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mart 14:09
02

Kemal - Eminimki kadın cinayetlerin çoğalmasının sebebi istanbul sözleşmesiydi.

istanbul sözleşmesi Aslında ahlaksız kadınların faydasınadı sadece

çoğu kadın istanbul sözleşmesini kötü art niyetle kullanıyordu

istanbul sözleşmesinin sayesinde çoğu evli kanın sevgilisi oldu

istanbul sözleşmesi sayesinde yarım akıllı kadınların yuvaları yıkıldı

istanbul sözleşmesi sayesinde zina çogaldı kaca korkusu disiplin kalmadı

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mart 12:50
01

Mesut mesut - kadınlar niye şiddet görüyor! Kadının ailedeki yeri ve görevleri nelerdir? Öldürülen yada dayak yiyen kadınların yapması yada yapmaması gerekenler nelerdir? Bunları niye kimse konuşmuyor. Konuşan birileri ne zaman çıkacak?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mart 12:22



Anket Elektrik faturanız ne kadar geliyor?