Ehliyet ile ilgili flaş karar! Bakan canlı yayında duyurdu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ehliyet ile ilgili kararı duyurdu. Yeni dönem başlıyor. Ehliyetimizi artık yanımızda taşımamız gerekmeyecek. Ehliyeti, kimlikteki çipe yükleyeceğiz. Kredi kartlarından uygun olanları yine kimliğe yükleyeceğiz. Ayrıca elektronik imza da buna yüklenecek.

İbrahim Çakmak
İbrahim Çakmak Tüm Haberleri

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kanal D'de yayımlanan 'Neler Oluyor Hayatta' programına konuk oldu. Soylu, gündeme  ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları cevapladı.  On-line gerçekleştirilen Uluslararası Göç Filmleri Festivali'ni 30  milyondan fazla insanın izlediğini belirten Soylu, " Türkiye, 2011'de başlayan  Suriye iç savaşından sonra dünyaya çok büyük örnekler gösterdi. Bunu da bir  programla ve planlı yaptı, bugün bir karmaşıklık olmamasının temel sebebi de  budur. Bunun anlatılması lazım. Uluslararası birçok mecrada anlattık, siyaseten  anlatıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımız anlattı, bütün arkadaşlarımız anlattılar ama  sanatın ve sinemanın gücü bambaşka. Şu anda 30 milyonu aşkın insan, Göç Filmleri  Festivali'ne girdi ve seyretti." ifadelerini kullandı.

 Festivalin kapanışında sürprizler olacağını dile getiren Soylu, farklı  ülkelerdeki sanatçıların gösteriler, bakanlık görevinde bulunmuş bazı yabancı  konukların değerlendirmeler yapacağını söyledi.

  
 "Milletimiz bambaşka bir millet"

 Soylu, Sahil Güvenlik Komutanlığının 2019'da sadece Ege Denizi'nde 5  bin civarında insanın hayatını kurtardığını belirterek, şu değerlendirmelerde  bulundu: "Bizim milletimiz bambaşka bir millet, uzattığı el hep iyiliğe ait  eller. Gittiğimiz her yerde hep bizimkileri görüyoruz. Kızılay, AFAD, İHH, Deniz  Feneri, Sadakataşı gibi bütün dernekleri görüyorsunuz. Kimisi yetimlere bakıyor  kimisi çadırlar kurmuş kimisi gıda getiriyor kimisi okul yapıyor, eğitim veriyor.  O kadar büyük hizmetler yapıyoruz ki dünyaya bir model ortaya koyuyoruz.  Elbetteki bir taraftan yaptıklarımız, bir taraftan sinemanın gücü. Bence dünyada  bu, ötekileştirmeye çalışılan, korku oluşturan göç meselesini çok daha farklı bir  noktaya taşıyacaktır."

  

 Terörle mücadele

  
Türkiye'nin geçmişte kendi üzerindeki kamburu taşımak zorunda  kaldığını ve  bunlardan birinin de terör olduğunu ifade eden Soylu, birilerinin  terörü kullanarak Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalıştığını anlattı.  Soylu, "Bundan kurtulmak lazım, bundan kurtulmak için de bir toplu  bakışa ihtiyaç vardı. Bugün Türkiye, terörle mücadelede başarılı, terörü  kaynağında yok etmek için büyük bir çaba sarf ediyor. Bugün Türkiye, ciddi bir  alan baskısı oluşturdu. Bugün Türkiye, Irak, İran, Suriye sınırından kendisine  gelen saldırıları engellemek için tedbirler aldı." diye konuştu.

  "Yarın tankımızı biz üreteceğiz"

 İnsansız hava araçları olmasa, profesyonel askerlik sistemine  geçilmemiş olsa söz konusu başarıların elde edilemeyeceğini belirten Soylu,  "Irak'ın kuzeyine basmazsak bir taraftan Suriye'de DEAŞ, PYD-PKK ile bir mücadele  ortaya koymazsak bunları yapabilme kabiliyetine sahip olabilecek miydik? Milli ve  yerli savunma sanayi oranımız yüzde 20'den 70'lere çıktı. Mühimmatımızı,  silahımızı, gece görüş kameralarımızı, en gelişkin insansız hava araçlarına  taktığımız kameralarımızı biz üretiyoruz. Özellikle İHA'larımızı, Hava  Kuvvetlerimizin kullandığı mühimmatları biz üretiyoruz. Milyarlarca dolar  vermiyoruz. Bütün bunları gerçekleştirdik, yarın tankımızı biz üreteceğiz."  ifadelerini kullandı.

 6,5 milyon kişinin verileri yüklendi

  
Soylu, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yaklaşık 6,5 milyon  kişinin yüz bilgileri ve geometrik verilerinin Plaka Tanıma Sistemi'nden Kent  Güvenliği Yönetim Sistemi'ne kadar bütün kameralara yüklendiğini söyledi.  Türkiye'nin sınır ötesinde terör örgütünü karşılayarak eylemleriyle   Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaması için büyük bir fedakarlık ortaya koyduğuna  dikkati çeken Bakan Soylu, "Bu, bizim ekonomimizi, istikrarımızı, turizmimizi,  akademik hayatımızı, üniversitemizi şekillendiriyor. Doğu ve Güneydoğu'da  lisanslı sporcu sayımız 800 binden 1 milyon 200 bine çıktı. Türkiye, toplam bir  programı uyguluyor, bu programda huzur var, bölgesel barış var, kardeşlik var,  insanlık var, tarım var, komşularla iyi ilişkilerimiz var, ticaret var,  medeniyetimizin bütün dünyayla buluşturulması var." şeklinde konuştu.

  Siber suçlarla mücadele

 Soylu, siber suçlarla mücadele kapsamında yapılacak yeni çalışmalara  ilişkin soru üzerine, hakaret, kumar, bahis oyunları, terör, çocuk istismarı,  yasa dışı silah satışı, tarihi eser kaçakçılığı, bilişim suçlarıyla mücadelede  çok başarılı bir süreç oluşturduklarını söyledi.  Siber devriyelerin sanal alemde sergilediği başarılı performansa  işaret eden Soylu, "Bir yenilikten daha bahsedeceğim; bizim Kızılayımız,  Yeşilayımız var. Onların her birinin çok önemli etkinlikleri var. Şimdi Emniyet  Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız içinde 'Siberay' diye  bir programı başlatıyoruz. Özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi siber suçlardan,  tehlikelerden korumak için 'Siberay' denilen yeni bir program başlatılıyor. Siber  devriyelerle çocuklarımıza ve gençlerimize musallat olanlara gerekli cevabı  verecekler." diye konuştu.  Soylu, vatandaşların sanal alemde hakaret, iftira, dolandırılma gibi  olaylarla karşı karşıya kalıp 112, 155 ve 156'yı aramaları durumunda bunu  bulamama ihtimallerinin söz konusu olmadığını vurgulayarak, yurt dışında da çok  etkin bir takip süreci yürüttüklerini söyledi.

  "Sadece salgın döneminde 12 binin üzerinde hesap belirledik"

     Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece salgın döneminde provoke, manipüle edici, milletimizi endişeye  sevk eden 12 binin üzerinde hesap belirledik. Bunların önemli bir bölümü yurt  dışında, yüzde 60'ın üzerinde FETÖ, yüzde 20'nin üzerinde de PKK hesapları.  Yani aslında bir terörle de sanal alemde karşı karşıyayız. Bunun  bilinci içinde hareket ediyoruz. Vatandaşımızı nasıl sokaktaki kapkaçtan,  terörden, asayiş suçlarından korumak için mücadele ediyorsak aynı şekilde sanal  alemde de tüm birimlerimizle, BTK, savcılıklar, hakimlikler dahil olmak üzere  ortak mücadeleyi sergiliyoruz."
  Soylu, bu konuda dünyanın birçok ülkesine ders verdiklerini, ABD'de  FBI ve CIA nezdinde önemli bir noktaya geldiklerini söyledi.

  
 "Kadın cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı 155'ten 106'ya  düştü"

  
 Bakan Soylu, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin  soru üzerine, bu konudaki yasal çalışmalar ve oluşturulan takip sistemleriyle  ilgili bilgi verdi.  Şiddetle mücadele konusunda yılbaşından itibaren 111 bin personele  eğitim verildiğini anlatan Soylu, "1000 elektronik kelepçe alıyoruz, daha da  fazla alacağız." bilgisini paylaştı. Soylu, 1 Ocak 2019 ile 17 Haziran 2019 tarihlerinde cinayete kurban  giden kadınların sayısının 155 olduğunu, bu sayının 1 Ocak 2020-17 Haziran 2020  tarihlerinde 106'ya düştüğünü belirtti.  Elektronik kelepçeler çoğaltıldığında kadına yönelik şiddetle  mücadeleye ilişkin takip mekanizmaları konusundaki yetkinliğin daha da artacağını  vurgulayan Soylu, bu çalışmalara karşın birtakım marjinal organizasyonların  kadına karşı şiddeti, aile içi şiddeti, cinayeti Türkiye'yi kötülemek, Avrupa ve  dünya nezdinde daha karanlık noktaya taşımak amacıyla kullanma anlayışı  sergilediğini ifade etti.
  Meselenin bir cinsiyet kavgası olmadığının altını çizen Soylu, şunları  kaydetti:  "Özellikle kadınlar bu konuda rahat olsunlar. Oluşturduğumuz,  oluşturabileceğimiz bütün teknolojilerle, yaptığımız takiplerle Türkiye'de bu  meseleyi sıfıra indirmek bizim temel görevimizdir. Şunu bilsinler; aile içi  şiddeti bitirebilmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Aile içi şiddeti  sona erdireceğiz. Türkiye, bu konuda dünyaya örnek bir ülke olacaktır. Bu  konudaki eksikliklerimizi devlet olarak gidermek için de son derece büyük çaba  ortaya koyuyoruz, doğru yoldayız ve doğru sonuçlar alıyoruz."

 Bakanlığın Kadın Destek Uygulaması'na (KADES) da değinen Soylu, "Şu  ana kadar 458 bin kişi KADES'i indirdi. Şu ana kadar 31 bin 800 civarında ihbar  geldi ve bunlar yüzde 50'sinin üzerinde doğru ihbar. Bu, şu demektir: Neredeyse  15 bin 516 civarında doğru ihbara gidildi." ifadelerini kullandı.  KADES'in yerli ve milli bir yazılım olduğunu anımsatan Soylu, "Çok  önemli bir noktaya geldiğimizi ifade etmek istiyorum ama daha da iyi bir noktaya  gelebilmek için KADES tipi uygulamaların özellikle kadınlarımız tarafından  indirilmesi gerekir. Sadece kendi açısından değil çünkü isim, soy isim tamamen  gizli kalıyor ve başka birisini de kurtarabilmek adına kullanılabilecek bir ihbar  uygulaması." şeklinde konuştu.

 Uyuşturucu ile mücadelede bir dertle karşı karşıya olduklarını dile  getiren Soylu, "Doğumuzdan doğal uyuşturucunun, batımızdan da sentetik ve  kimyasal uyuşturucunun transit geçiş ülkesiyiz. Bu bizim için bir tehdit ve  tehlike. Aynı zamanda bu iki uyuşturucu kesiminin de hedef ülkelerinden bir  tanesiyiz. Dünyadaki eroinin yüzde 17'sini, Avrupa'nın 70'ini biz yakalıyoruz.  Bunlar az rakamlar değil, önemli rakamlar." diye konuştu. Bakan Soylu, Türkiye'nin 2012-2013 yıllarından itibaren sentetik  uyuşturucu, bonzai, ekstazi, captagon, sentetik ecza gibi uyuşturucu maddelerinin  baskısı altında kaldığını dile getirerek şunları söyledi:

 "Bunların özellikle insanı öldürücü etkisi daha yüksek çünkü bunların  dünyadan hangi karışımlarla geldiğini de kimse biliyor değil. Bunlar bir de ucuz  tüketiliyor ve onun için ulaşımı da kolay oldu. 2012, 2013, 2014, 2015, 2016,  2017 ve 2018'de bütün dünyayı etkisi altına aldı. Burada Türkiye yeni bir yöntem  geliştirdi ve geliştirdiği yöntemle de çok ciddi mücadeleler ortaya koydu.  2019'da Cumhuriyet tarihinin en büyük yakalamalarını yaptık. Sadece Türkiye'de  değil, İspanya, İtalya, Akdeniz, Libya açıkları, Sırbistan, Yunanistan, Almanya.  Cumhuriyet tarihinin en büyük kokain yakalamasını yaptık 800 kiloyla. Cumhuriyet  tarihinin en büyük eroin yakalamasını yaptık 1500 kilo ile."

   "Uyuşturucu ile mücadele konusunda kimseye nefes aldırmayacacağız"

 Doğrudan uyuşturucu maddelere bağlı ölümlerin Türkiye'deki yıllara  göre dağılımıyla ilgili bilgi veren Soylu, şöyle devam etti: "Uyuşturucuya bağlı ölümler bu yılın ilk 5 ayında geçen yıla nazaran  yüzde 47 daha azalarak devam etmektedir. Bu, bizim bu konudaki çoklu takibimizin  bir sonucudur ve milletimiz de bu konuda bize güvensin uyuşturucu konusunda ve  uyuşturucu ile mücadele konusunda kimseye nefes aldırmayacacağız. Şu anda 56 bin  uyuşturucu satıcısı cezaevlerinde."
 15 Temmuz'dan bugüne kadar Türkiye'de 933 organize suç çetesini  çökerttiklerini belirten Soylu, "Bunun 25 tanesi ulusal ölçekte, geri kalanı  bölgesel ve yerel ölçekte. Bütün bunları yaptığımız zaman bu konularda suç ve  suçluya nefes alacak bir alan bırakmadığımızı söylemek isterim." dedi.

  "Ehliyetimizi artık yanımızda taşımamız gerekmeyecek"

  
 Bakan Soylu, çipli kimlik kartlarının arkasındaki çipin tasarlanırken  5 alanının bulunduğunu, o alanlara ne yerleştirilirse bunun da otomatik olarak  kullanılma imkanının getirildiğini belirterek "Ehliyetimizi artık yanımızda  taşımamız gerekmeyecek. Hazırlıkları tamamlıyoruz. Türkiye'ye bunu yakın zamanda  müjdeleyeceğiz. Ehliyeti bunun üzerine yükleyeceğiz, jandarmamız ve polisimiz  ehliyete bakmak istediği zaman (çipe) dokundurduğunda ehliyeti var mı yok mu  anlamış olacak." dedi.  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuyla (BDDK), Hazine ve Maliye  Bakanlığıyla anlaşarak kredi kartlarından uygun olanları kimlik kartının  arkasında bulunan çipin içerisine koyabileceklerini de aktaran Soylu, şu  ifadeleri kullandı:

 "Sağlık hizmetleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu kimlik kartı ile  bunun içerisine yüklenerek sağlanabilecek. En önemlisi elektronik imza. Yani  bunun içerisine, atacağınız elektronik imza buna yüklenecek ve bu kartı  çektiğiniz zaman, bir yere imza attığınız zaman o sanal ortamda elektronik imza  olarak kabul edilmiş olacak. Dünyada böyle uygulama yapan ülke sayısı yok denecek  kadar az."
 Süleyman Soylu, yeni bir kontrol mekanizması daha getirdiklerini ifade  ederek şunları kaydetti:    "O da şu, elektronik kimlik doğrulama sistemi. Bankaya, notere,  hastanelere, nereye giderseniz kendinizi tanıtmak istediğiniz her yerde baş  parmağınızı bir elektronik kimlik doğrulama sistemine koyuyorsunuz, baş  parmağınızı koyduktan sonra diyor ki 'Siz Süleyman Soylu'sunuz, resminiz bu,  sizin buraya girişinize imkan sağlanmaktadır.' Bunu tüm Türkiye için tüm Türkiye  Cumhuriyeti kimlik kartına sahip vatandaşlarımız için yapacağız. Dünyanın önemli  başarılarından birisine imza attık. 2017 yılının başında başladık bu kimliği  vermeye tüm illerimizde. Yaklaşık 56 milyon vatandaşımıza bu kimliğimizi verdik.  Bugün elektronik kimlik doğrulama sistemi ile bu bahsettiğimiz sistemle  Türkiye'de hayatı çok kolaylaştıracağız."

19 Haz 2020 - 22:44 - Yaşam

Muhabir İbrahim Çakmak

urfanatik.com son bir ayda 1.522.644 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi


Anket Şanlıurfa’da En Başarılı Belediye Başkanı Sizce Hangisi?