Aileyi yıkan yasalara karşı açıklama!

Şanlıurfa’daki Sivil Toplum Kuruluşları “Aileyi Yıkan Yasaların Kaldırılması” için basın açıklaması düzenlediler.

Ahmet  Durmuş
Ahmet Durmuş Tüm Haberleri
+1
Video için play'e tıklayın

Şanlıurfa’da bulunan Sivil Toplum Kuruluşların üyeleri ve Başkanları Hasan Paşa cami önünde 6284 Sayılı Kanun'un da yer alan: “şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlenen kanuna karşı basın açıklaması düzenlediler.

Gerçekleşen basın açıklamasını Şanlıurfa’da bulunan Sivil Toplum Kuruluşları adına Şanlıurfa Eğitim Bir-Sen üyesi Mehmet Polat yaptı. Polat, “Bu sözleşme zemininde hazırlanan 6284 numaralı yasanın 8/3’üncü maddesinde ‘Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz” dedi.

Yapılan açıklamada Mehmet Polat şu ifadeleri kullandı:

“HRİSTİYAN ÜLKENİN DAHİ KABUL ETMEDİĞİ ANLAŞMA”

Birçok Hristiyan ülkenin dahi kabul etmediği bu anlaşmanın yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizde hayata geçirilmesi, kabul edilemez diyerek sözlerine başlayan Eğitim Bir-Sen üyesi Mehmet Polat: “ İstanbul sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzaya açılan, TBMM tarafından 14 Mart 2012'de tüm partilerin ittifakı ile kabul edilen, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren, ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’dir. İsmi Masumane olan bu anlaşma metni, kelimenin tam anlamıyla aile yapısının temeline dinamit koyan bir tuzaktır. Birçok Hristiyan ülkenin dahi kabul etmediği bu anlaşmanın yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizde hayata geçirilmesi, kabul edilemez” dedi.

“ZİNA MEŞRULAŞTIRILMAKTADIR”

zina meşrulaştırılmaktadır ifadelerini kullanan Polat: “Sözleşmenin 4’üncü maddesinde yer alan ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsel kimlik’ kavramlaştırmaları ile her türlü cinsel sapıklık normalleştirilmeye ve yasal koruma altına alınmaya çalışılmaktadır. Sözleşmenin 36’ıncı, 46’ıncı ve 59’uncu maddeleri ‘birlikte yaşanan birey’ (partner) kavramı ile ‘nikahsız’ ve ‘metres hayatı’ şeklindeki birliktelikler ‘aile’ olarak kabul edilerek zina meşrulaştırılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“MAĞDUR ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKME HAKKINA SAHİP DEĞİLDİR”

Mehmet Polat: “Allah’u Teala Kur’an’ Kerim’de ‘Karı ile kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ve kadının ailelerinden birer hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz Allah bilendir, haberdar olandır.’ buyuruyor. Oysa bu anlaşma eşleri barıştırmak için değil, çatıştırmak için hazırlanmıştır. Yine 51/1 maddesinde ‘taraflar…Mağdurun ifadesine ve şikayetine bağlı olmaksızın, mağdurun ifadesini ve şikayetini geri çekmesi durumunda dahi devam edebilmesini temin edecektir.’ Bu sözleşmeye göre mağdur şikayetini geri çekme hakkına sahip değildir” diye konuştu.

“ANLAYIŞ CİNSİYETSİZLİK ALGISINI PEKİŞTİRDİĞİ AÇIKTIR”

“Bu sözleşme zemininde hazırlanan 6284 numaralı yasanın 8/3’üncü maddesinde ‘Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.’ denilerek hukukun temel mantığına aykırı ve haksız bir yönelime gidilmiştir.’ Eşleri birbirine düşman kılan, kadının beyanını yeterli delil sayıp, erkeğin savunma hakkını elinden alan bu proje, aile yapısını bitirmeye yönelik tasarlanmıştır. Projenin benimsediği cinsiyetler arasındaki farklılıklarını tamamen yok sayan anlayışın, kadın ve erkek cinslerinin kendilerine özgü niteliklerini anlamsız kıldığı, dolayısıyla bu anlayışın cinsiyetsizlik algısını pekiştirdiği açıktır” şeklinde konuştu.

“6284 KANUNU YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMALI”

Son olarak 6284 kanunu yürürlükten kaldırılmalıdır diyen Mehmet Polat: “İstanbul Sözleşmesi’nin ailelere huzur getirmediğini belirten Polat, “Bu anlaşma hayata geçtikten sonra ailede şiddet bitmemiş, aksine hortlamıştır. Çünkü bu anlaşma kadın ve erkeği, bir bütünün tamamlayıcıları değil, birbirini rakibi ve düşmanı haline getirmiştir. İdlip’i, Şam'ı,  Haleb’i ve Kudüs’ü savunmanın yolu da aileyi korumaktan geçer. Neslimizi ve memleketimizi felakete sürükleyen toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamalarının, İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı (sözde) Aile’yi Koruma Kanunu’nun bir an önce yürürlükten kaldırılmasını, bunun yerine aileyi tahkim edecek, ahlaksızlığı önleyecek düzenlemeden yapılmasını istiyoruz. Aile bizim son kalemizdir ve son kale asla düşmeyecektir” diyerek sözlerine son verdi.

08 Mar 2020 - 12:15 Şanliurfa- Yaşam

Muhabirler : Ahmet Durmuş , Fatma Kırmızı

urfanatik.com son bir ayda 1.595.844 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi


Anket Elektrik faturanız ne kadar geliyor?