Urfa’da Tarih Göz Göre Göre Yok Oluyor

Şanlıurfa'da o kadar çok tarihi yapı ve eser var ki bazılarının restorasyonu görmezden geliniyor. Yetkililer ise sadece izlemekle kalıyor.

Deyr-Yakup Manastırı. Tarihi yapı yıllardır gündeme getirilmesine rağmen çeşitli nedenlerle bakımsız kalmaya devam ediyor. Şanlıurfa’da tarihi yapılar her geçen gün daha da tahrip olarak yok oluyor. tarihi yapılar arasında tarihi su kemerleri, oda mezarlar, tarihi konaklar tarihi cami ve Kilisler bulunuyor. Şanlıurfa’nın güneyini ve batısını birbirine bağlayan dağ silsilesinde bulunan Nemrut tahtı da bu tarihi yapılardan sadece birisini oluşturuyor.

NEMRUT’UN TAHTI VE KAZANE KÖYÜ EFSANESİ

Nemrut’un tahtı, Şanlıurfa kalesinin güneyindeki dağların arasında yüksekçe bir tepede yer alıyor. Burası Nemrud’un yaylağı ve taht merkezi olarak biliniyor. Tepenin üstü geniş ve düz kayalıklardan oluşuyor. Kayalığın doğusunda, kayalara oyulmuş odaların, Nemrud’un yaz sıcağından korunmak için yaptırdığı dinlenme yeri olduğu tahmin ediliyor. Tepeye 1 saat uzaklıkta, Harran ovasındaki Kazane köyünde pişen yemekler, elden ele geçirilerek buraya taşınırmış. Köyün adı da mutfaklarındaki kazanların bolluğundan esinlenilerek, günümüze kadar Kazane olarak geçiyor.

Nemrut Tahtı Kaderine Terk Edildi

Kazene köyüne yakın mesafede bulunan tarihi yapı ilgisizlikten dolayı yok olmaya boyun eğmiş durumda. Yetkililerin ilgisizliğinden dolayı yok olmaya yüz tutan tarihi yapı, define avcılarının kazmalarından da nasibini alarak daha da tahrip olmuş. Üzerine yazılan yazılar ve kırılan sütunları tarihi yapıyı görüntü kirliliği yaratmasına sebep oluyor.

Nemrut Tahtının Geçmişi

Deyr Yakup (Yakup Manastırı), Merkeze 10 km. uzaklıkta, güneyindeki dağların üzerinde yer alır. Halk arasında Hz.İbrahim'in Peygamberin mücadele ettiği Kral Nemrut'un burayı seyfiye alanı olarak kullandığına inanılır. Bu bölgedeki yapı için, halk arasında "Nemrut'un Tahtı" ya da "Cin Değirmeni" ifadeleri kullanılır. Manastırın kuzeybatısında bir anıt mezar yer alır. Bu mezar anıtında, doğuya bakan pencerenin altında iki satırlık kitabe mevcuttur.

Bu kitabenin ilk satırı Grekçe (Eski Yunanca), ikincisi satırı Pamyra Süryanicesi ile yazılmıştır. Her iki yazıtta da şu cümle yazılıdır : " Şardu Bar Ma'nu'nun karısı Amaşşemeş)" Bu yazıtlardan bu yapının adı geçen kişi için yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yazıt, muhtemelen II. yüzyılın sonuna veya III. yüzyılın başlarına aittir. Manastırın da bu tarihlerde yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Haber:İBRAHİM ÇAKMAK

15 Mayıs 2019 Şanliurfa- Gündem

urfanatik.com son bir ayda 728.472 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi


Anket Urfa'nın çözülmesi gereken en acil sorunu sizce hangisidir?