Gurur

Abone Ol

İnsanı ayakta tutan şeylerden biridir gurur. Kimi zaman bir direnişin, kimi zaman bir değerin sessiz koruyucusudur. Gurur, insanın kendi benliğine, emeğine, geçmişine duyduğu saygının bir dışa vurumudur aslında. Ama her şey gibi gururun da fazlası zehir gibidir azı canlandırır, fazlası öldürür.

Bugün sokakta, işte, okulda ya da sosyal medyada insanlar gururlu olmayı çoğu zaman kendini beğenmiş olmakla karıştırıyor. Oysa gerçek gurur sessizdir. Kendi değerini bilir ama bunu başkalarının yüzüne vurmaz. Kırılınca ses etmez, ama bir daha aynı yere dönmez. Çünkü bilir ki, onuru zedelenmiş bir insanın tamiri, kırık bir aynayı yapıştırmaktan da zordur.

Bir de gururla inat birbirine karışır bazen. Oysa aralarında ince ama önemli bir fark vardır. Gurur, insanın kendine olan saygısıdır; inat ise egosunun dik başlılığı. Gururlu insan affeder ama aynı hatayı ikinci kez yaşamak istemez. İnatçı insan ise affetmeyi zayıflık sanır. Bu yüzden çoğu zaman en yalnız kalanlar, inatla gururu birbirine karıştıranlardır.

Belki de en olgun davranış, gerektiğinde gururu bir kenara bırakabilmektir. Çünkü bazı insanlar, bazı duygular, bir özür ya da bir anlayış kadar değerlidir. Gururu elden bırakmadan sevmenin, kırılmadan affetmenin bir yolu vardır. Yeter ki insan, kalbini korurken kibirle duvar örmesin.

Sonuçta hayat, ne kadar haklı olduğumuzu kanıtlamakla değil, ne kadar huzurlu yaşadığımızla ölçülür. Bazen en büyük gurur, susup gitmekte değil kalıp, sevgiyi onurla yaşatabilmektedir.