Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı örgüt kurma, rüşvet ve mal varlığı aklama soruşturmasında yeni bir perde açıldı. Aralarında İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de yer aldığı 63 sanık hakkında hazırlanan 862 sayfalık dev iddianame, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcılık, Mustafa Bozbey hakkında adeta ceza yağdırılmasını isteyerek 402 yıla kadar hapis cezası talep etti.

MUSTAFA BOZBEY KİMDİR, KAÇ YAŞINDA VE NERELİ?

Mustafa Bozbey, 1962 yılında Bursa’nın Nilüfer ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul ve lise eğitimini Bursa’da tamamladıktan sonra Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisansını da tamamlayarak İnşaat Yüksek Mühendisi unvanını aldı.

Siyasi kariyerine 1999 yılında DSP’den Nilüfer Belediye Başkanı seçilerek başlayan Bozbey, daha sonra CHP’ye katıldı. Nilüfer ilçesinde kesintisiz olarak 5 dönem (20 yıl) belediye başkanlığı yaparak kırılması zor bir rekora imza attı. 2024 yerel seçimlerinde ise CHP’den Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Bozbey, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

MUSTAFA BOZBEY NEDEN TUTUKLANDI?

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, belediye bünyesinde faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün varlığı ileri sürüldü. İddianameye göre bu suç örgütlerinden birinin liderliğini Mustafa Bozbey yürütüyordu.

Savcılık tarafından hazırlanan dosyada Bozbey'e yöneltilen ağır suçlamalar şu şekilde sıralandı:

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme,

Müteahhitlerden rüşvet alma ve irtikap,

Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama (Kara para aklama),

İmar kirliliğine neden olma ve usulsüz ruhsatlandırma.

MASAK RAPORLARI DOSYADA: PARAVAN ŞİRKETLER DEŞİFRE OLDU

Soruşturmanın en güçlü delillerinden birini Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları oluşturdu. İddianamede yer alan detaylara göre, şüphelilerin dikkat çekmemek adına paravan şirketler kurduğu ve bu şirketler üzerinden devasa miktarda para transferleri gerçekleştirdiği iddia edildi. Ayrıca bazı lüks gayrimenkullerin tapu devirlerinde gerçek bir para hareketinin bulunmadığı, bu işlemlerin mal varlığı aklama amacıyla yapıldığı ileri sürüldü.

Kaynak: Haber Merkezi