Günümüz dünyasında düşünmek çoğu zaman kapalı alanlara, ekranlara, teknolojiye ve masa başlarına sıkışmış durumda. Oysa felsefe tarihine bakıldığında, büyük düşüncelerin önemli bir bölümünün yürüyüş esnasında oluştuğu görülüyor. Filozoflar için yürümek, yalnızca bir alışkanlık değil, düşünceyi besleyen, zihni açan ve ruhu iyileştiren bir yöntemdi.

PSİKOLOJİDEN FELSEFEYE DÜŞÜNÜRLER

Psikolojiden felsefeye, edebiyattan doğa düşüncesine kadar birçok alanda düşünürler, düşüncelerini yürüyerek olgunlaştırmış. Psikanalizin önemli isimlerinden Carl Gustav Jung,

‘’ Kimi zaman en iyi terapi uzun ve yalnız bir yürüyüştür.’’ Dedi. Yürüyüşün ruh sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Carl Gustav

Jean Jacques Rousseau ise düşünce üretimini doğrudan hareketle ilişkilendirdi. Rausseau,

‘’ Düşüncelerim en iyi yürürken akar’’ sözüyle, zihinsel yaratıcılığın durağanlıktan değil hareketten beslendiğini vurguladı.

Jean Jacques Rousseau

Amerikalı düşünür Henry David Thoreau’ya göre,

‘’Hiçbir zaman iyi bir yürüyüşten daha etkili bir deva bulamadım’’ dedi.

DOĞU FELSEFESİNİN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

Doğu felsefesinin önemli temsilcilerinden Thic Nhat Hanh , yürümeyi farkındalık pratiği olarak görüyor:

Ona göre yürümek, “bedenin yaptığı bir meditasyondu”.

Thic Nhat Hanh

Friedrich Nietzsche, düşünmeyi açıklayan filozoflardan biri olarak, şöyle söyledi: ‘’Bir sorunu çözmek için masada değil, yolda düşünmek gerekir.’’

Søren Kierkegaard, ‘’ Yürüdükçe hafifler insan’’ diyerek zihinsel yüklerden arınmanın yolunun hareketten geçtiğini ifade etti.

Immanuel Kant

Immanuel Kant için yürüyüş, düşünceleri disipline eden bir eylemdi.

Kant: “Yürürken düşünmek, düşünceleri düzene sokmanın en doğal yoludur”

John Muir

Doğa filozofu John Muir ise yürüyüşü içsel bir yolculuk olarak tanımladı: “Yürüdükçe kendime dönerim”

Antik Yunan’dan Platon, ruh ve beden arasındaki bağı vurgulayarak, “Ruh hareket ettikçe iyileşir” sözleriyle yürüyüşün felsefi temelini çok erken bir dönemde ortaya koydu.

Erling Kagge

Modern kaşif ve yazar Erling Kagge ise sessiz yürüyüşlerin zihinsel arınmadaki rolüne dikkat çekerek, “Sessiz yürüyüşler zihni temizler” ifadesini kullandı.

Filozofların ortak görüşü, düşünmenin yalnızca zihinsel bir faaliyet olmadığı yönünde birleşiyor. Onlara göre düşünce, beden hareket ettikçe açılıyor, adımlar arttıkça zihin hafifliyor. Yürümek, felsefe tarihinde bu nedenle yalnızca bir eylem değil, düşünmenin kendisi olarak kabul ediliyor.

Muhabir: Cem Kutluay Gülebak