Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölümü, aradan geçen zamana rağmen kamuoyunda hâlâ tartışılan başlıklardan biri. Özellikle son günlerde “Ferdi Zeyrek itirafçı mı olacaktı?”, “ölümünde derin şüphe var mı?”, “Ferdi Zeyrek kaza mı ihmal mi sonucu öldü?”, “elektrik çarpması dosyasında son durum ne?” ve “bilirkişi raporu ne dedi?” soruları yeniden gündeme geldi.
Ferdi Zeyrek, 2025 yılında evinde elektrik akımına kapıldıktan sonra hastaneye kaldırılmış, üç gün süren yoğun bakım sürecinin ardından 9 Haziran 2025’te hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından başlatılan adli süreçte dosya, teknik bilirkişi raporları, gözaltılar, tutuklamalar ve dava aşamasıyla ilerledi. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Zeyrek’in ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında bazı şüpheliler tutuklandı; daha sonra dosya yargılama aşamasına taşındı.
İtirafçı Olacaktı İddiasında Resmi Bilgi Var Mı?
Ferdi Zeyrek itirafçı mı olacaktı? sorusu sosyal medyada ve bazı siyasi tartışmalarda gündeme gelse de, kamuya açık resmi soruşturma dosyalarında bu iddiayı doğrulayan net bir belge, savcılık açıklaması ya da mahkeme kaydı bulunmuyor. Bu nedenle bu başlığı kesin bilgi gibi sunmak doğru olmaz.
Son dönemde Ferdi Zeyrek’in adı, bazı siyasi iddialar ve “itirafçı” tartışmaları üzerinden de anıldı. Ancak bu iddialara karşı, Zeyrek’in seçim kampanyasını yürüten isimlerden sert yanıtlar geldiği ve hayatını kaybetmiş bir kişi üzerinden siyasi iddia kurulmasına tepki gösterildiği haberleştirildi. Cumhuriyet’in haberinde, Muhittin Böcek üzerinden gündeme gelen iddialara Önder İnce’nin tepki gösterdiği aktarıldı.
Bu yüzden haber dilinde en güvenli ifade şudur: Ferdi Zeyrek’in itirafçı olacağına dair doğrulanmış resmi bir bilgi bulunmuyor; bu başlık iddia ve yorum düzeyinde dolaşıyor.
Ölümünde Derin Şüphe Tartışması Neden Bitmedi?
Ferdi Zeyrek’in ölümünde derin şüphe var mı? sorusunun büyümesinde iki ayrı duygu etkili oldu. İlki, genç yaşta ve görevdeyken yaşamını yitiren bir belediye başkanının beklenmedik ölümüydü. İkincisi ise olayın teknik ihmal zinciriyle açıklanması ve bilirkişi raporlarında çok sayıda kusur tespit edilmesiydi.
Euronews’in aktardığı bilirkişi raporu haberinde, Zeyrek’in elektrik akımına kapıldığı olayda teknik eksiklikler ve ihmal tartışmalarının dosyaya yansıdığı belirtildi. Raporda havuz sistemi, elektrik tesisatı ve kaçak akım koruması gibi başlıklar üzerinden değerlendirme yapıldı.
Bilirkişi Raporlarında Hangi Kusurlar Öne Çıktı?
Ferdi Zeyrek’in ölümüyle ilgili hazırlanan bilirkişi raporlarında havuz pompa motoru, kaçak akım rölesi, korozyon, su ve nem teması, elektrik tesisatı ve havuz enerji odasının konumu gibi teknik başlıklar öne çıktı. Gazete Oksijen’in aktardığı raporda, havuz pompa motorunun arızalı olduğu, binanın ana girişinde bulunması gereken kaçak akım rölesinin bulunmadığı, metal ekipmanlarda korozyon olduğu, kablolarda su ve nem tespit edildiği ve enerji odasının havuza mesafesinin standartlara uygun olmadığı bilgileri yer aldı.
Medyascope’un aktardığı detaylarda ise Zeyrek’in yaklaşık 68-80 volt arasında dalgalanan elektrik akımına kapıldığı, havuz makine dairesindeki koruma sisteminin korozyon nedeniyle işlevini yitirdiği ve ana şalterde kaçak akım koruma önlemi bulunmadığı belirtildi.
Kaza Mı, İhmal Mi?
Dosyanın en kritik ayrımı burada ortaya çıkıyor. Kamuoyundaki “kaza mı, ihmal mi?” sorusunun nedeni, olayın ilk bakışta elektrik çarpması gibi görünmesi; ancak bilirkişi raporlarında sistemsel kusurların tespit edilmesidir. Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek’in de babasının “kaza değil, ihmal sonucu” elektrik akımına kapıldığı yönündeki açıklaması haberlerde yer aldı.
Adli süreçte dosyanın yönü de bu ayrımı destekler nitelikte ilerledi. Çünkü soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında işlem yapıldı, tutuklamalar oldu ve dava süreci başladı. 2026’da görülen duruşmalarda sanıkların “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yargılandığı aktarıldı.
Sabotaj İddiası Kanıtlandı Mı?
Ferdi Zeyrek’in ölümü sabotaj mı? sorusu da sosyal medyada sıkça dolaşıma girdi. Ancak kamuya yansıyan resmi yargı sürecinde dosyanın ana ekseni teknik ihmal ve taksir üzerinden ilerliyor. Bugüne kadar açık kaynaklara yansıyan mahkeme ve bilirkişi bilgilerinde, sabotajı kesinleştiren resmi bir bulgu paylaşılmış değil.
Bu nedenle “derin şüphe” ifadesi haber başlığında arama niyetini karşılamak için kullanılabilir; ancak içerikte mutlaka şu ayrım yapılmalıdır: Şüphe ve iddia başka, adli dosyada kanıtlanmış olgu başkadır. Resmi süreçte öne çıkan başlık, havuz sistemi ve elektrik tesisatındaki ihmal iddialarıdır.
Davada Son Durum
Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava süreci 2026’da da devam etti. Sözcü’nün haberine göre Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasında dosya ertelendi; sanıklar “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor.
Yeni Asır’ın güncel haberinde ise dosyada teknik incelemelerin sürdüğü, havuz motorunun iç dizaynına ilişkin ek bilirkişi raporu talep edildiği ve motor montajı ile elektrik tesisatına yönelik kusur değerlendirmelerinin dosyada yer aldığı aktarıldı.
Ferdi Zeyrek Dosyasında Bilinen Son Tablo
Bugün itibarıyla Ferdi Zeyrek itirafçı mı olacaktı? sorusunda doğrulanmış resmi bilgi yok. Ölümünde derin şüphe var mı? sorusu kamuoyunda tartışılıyor; ancak adli dosyada öne çıkan başlık sabotajdan çok elektrik tesisatı, havuz sistemi, bakım ihmali ve taksir iddiaları. Kaza mı ihmal mi? sorusunda ise bilirkişi raporları, basit bir kaza anlatısından daha karmaşık bir ihmal zincirine işaret ediyor.


