Farkındalık

Abone Ol

Günümüz toplumunda en çok duyduğumuz kelimelerden biri yoğunluk. Herkes meşgul, herkes bir yerlere yetişme telaşında. Ama bu koşuşturmanın ortasında kaçırdığımız en önemli şey farkındalık. Yani yaşadığımız anın, hissettiğimiz duygunun ve yaptığımız eylemin bilincinde olmak. Bununda ne kadar bilincindeyiz. İşte o tartışılır.

Bakıyorum toplum olarak o kadar hızlı yaşıyoruz ki, bir günün nasıl geçtiğini fark etmiyoruz. Hatta aynı cümleleri kuruyoruz. Aynı tepkileri veriyoruz. Ve aynı yorgunluğu her sabah yeniden yaşıyoruz. Çünkü düşünmeye, durup neden demeye vakit ayırmıyoruz. Farkındalık azaldıkça da empati de azalıyor. Ve birbirimizi anlamak, dinlemek yerine yargılıyoruz.

Küçük bir örnek vermek gerekirse; sokakta yürürken etrafımıza baktığımızda gözlerini telefondan kaldıramayan insanlar görüyoruz. Kaç kişi gerçekten orada. O anda kaç kişi yaşadığının farkında veya ne hissediyor bilmiyoruz. İşte belki de unuttuğumuz en insani özellik bu farkındalık dediğimiz davranış biçimidir.

Bunun içinde toplumsal değişim gerekiyor. Toplumsal değişim de bireysel farkındalıkla başlar. Çünkü farkında olan insan, sadece kendini değil, insanı, çevresini hatta doğaya bile farkındalık katar.

Belki de bugün hayatımızda eksik olan en önemli öğe budur. Bunun içinde yapmamız gereken tek şey; Önce duralım, düşünelim ve hissedelim. Sonuçta farkında olalım. Çünkü farkında olup yaşamak, aslında daha iyi bir toplumun ve geleceğin en önemli adımıdır.