Trafik cezaları nedeniyle ehliyetine el konulan yüz binlerce sürücü, uzun süredir gündemde olan “ehliyet affı”na dair gelişmeleri yakından takip ediyor. Özellikle sosyal medyada sıkça dile getirilen af beklentisiyle ilgili açıklama ise İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan geldi. Bakan Yerlikaya, kamuoyunu doğrudan ilgilendiren bu konuyla ilgili net ifadeler kullandı.

Ehliyet affı beklentisi neden oluştu?

Trafik kurallarına aykırı davranan sürücüler, yasal düzenlemeler gereği belirli koşullarda ehliyetlerini geçici ya da kalıcı olarak kaybedebiliyor. Özellikle alkol etkisinde araç kullanma, hız limitlerini aşma ve trafik güvenliğini tehlikeye atan davranışlar nedeniyle ehliyetine el konulan sürücülerin sayısı her geçen yıl artıyor. 2024 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 690 bin sürücünün ehliyetine el konulmuş durumda. Bu yüksek sayı, kamuoyunda af beklentisini yeniden gündeme taşıdı.

Bakan Ali Yerlikaya’dan net açıklama

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ehliyet affına ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, devletin trafik güvenliği konusunda kesin tavrını ortaya koydu. Bakan Yerlikaya, ehliyetlerin geri verilmesini değil, kazaların önlenmesini amaçladıklarını vurguladı. Açıklamasında, “Trafikte sıfır can kaybı” hedefiyle hareket ettiklerini belirten Yerlikaya, ehliyet affının şu anda hükümetin gündeminde olmadığını açıkça ifade etti.

Resmi af süreci Meclis gündeminde mi?

Ehliyet affı talepleri uzun süredir kamuoyunda tartışılıyor olsa da, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuş herhangi bir yasa teklifi bulunmuyor. Mevzuat gereği böyle bir affın yürürlüğe girmesi için önce yasa teklifinin hazırlanması, ardından Meclis'ten geçerek Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Ancak şu an için bu yönde atılmış somut bir adım bulunmuyor.

Ehliyet affı neden gündeme gelmiyor?

Ehliyet affı konusu, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik açısından da büyük önem taşıyor. Yetkililer, trafik kurallarını ihlal eden bireylerin yeniden trafiğe çıkmasının ciddi riskler barındırabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle devletin temel yaklaşımı, cezai uygulamalarda caydırıcılığı ön planda tutmak ve toplumun genel güvenliğini sağlamak yönünde şekilleniyor.

Trafik güvenliği ve kamu vicdanı birlikte değerlendiriliyor

Yetkililerin açıklamalarına göre, ehliyet affı gibi konular değerlendirilirken sadece mağduriyetler değil, aynı zamanda kamu güvenliği, trafik düzeni ve toplumun vicdanı da göz önünde bulunduruluyor. Yani bireysel haklarla kamusal güvenlik dengesi kurulmaya çalışılıyor. Bu kapsamda ehliyet affına karşı çıkan ciddi bir kamuoyu da oluşmuş durumda.

Sürücülerin mağduriyet iddiaları devam ediyor

Ehliyetine el konulan bazı sürücüler, yaptıkları hataların ilk ve tek olduğunu, affedilmek istediklerini dile getiriyor. Sosyal medyada sıklıkla paylaşılan bu talepler, mağduriyetin giderilmesi yönünde çağrılara dönüşüyor. Özellikle ailesinin geçimini şoförlükle sağlayan kişilerin yaşadığı zorluklar, kamuoyunda empati uyandırıyor. Ancak devletin bu konuda bireysel istisnalardan ziyade genel düzenlemelere bağlı kaldığı görülüyor.

Gelecekte af ihtimali var mı?

İçişleri Bakanı’nın son açıklamaları ışığında bakıldığında, yakın gelecekte ehliyet affına dair bir adım atılması olası görünmüyor. Ancak her yasal düzenlemede olduğu gibi bu konuda da kamuoyu baskısı, siyasi gelişmeler veya sosyal talepler doğrultusunda ilerleyen dönemlerde gündeme gelme ihtimali tamamen yok sayılmıyor. Yeni bir düzenleme olması durumunda ise süreç Meclis aşamalarından geçerek yasalaşacak.

Sürücüler ne yapmalı?

Ehliyeti alınan sürücüler için en önemli konu, yeniden ehliyet alabilmek adına yasal yolları takip etmek ve sürelerini tamamladıktan sonra gerekli başvuruları yapmaktır. Bu süreçte trafik kurallarına riayet edilmesi, yeniden ehliyet kazanımı açısından belirleyici olacaktır. Yetkililer, cezaların geçici olduğunu, kurallara uygun davranıldığı takdirde ehliyetin geri alınabileceğini hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi