Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen süreçte yeni bir aşamaya geçiliyor. DEM Parti İmralı Heyeti'nin, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere 23 Temmuz'da İmralı Adası'na gideceği açıklandı.
Heyette yer alan Pervin Buldan ve Mithat Sancar, süreç kapsamında daha önce AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmeler gerçekleştirmişti.
DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, temaslarda sürecin geldiği noktanın değerlendirildiği, gerekli yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi ve ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte hazırlanması konusunda görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi. Açıklamada, bu doğrultudaki istişarelerin sürdürüleceği ifade edildi.
Daha önce İmralı'da Abdullah Öcalan ile en kısa sürede bir görüşme yapılmasının planlandığı duyurulmuştu. Bu plan doğrultusunda ziyaret tarihinin 23 Temmuz olduğu netleşti.

SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
Hazırlanacak çerçeve yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesinin ardından uygulama aşamasına geçilecek. Bu süreçte sahadaki durum, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından değerlendirilecek.
Sonrasında Milli Güvenlik Kurulu (MGK), "PKK feshedilmiştir ve silahlar bırakılmıştır." yönünde bir teyit kararı alırsa süreç bir sonraki aşamaya taşınacak. Nihai adım olarak ise Cumhurbaşkanı kararı yayımlanacak.

DÜZENLEMENİN KAPSAMI NEDİR?
Edinilen bilgilere göre düzenlemede Abdullah Öcalan ile örgütün üst yönetimine yönelik özel bir hüküm yer almayacak. Ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan kişiler düzenlemenin kapsamı dışında tutulacak.
Türkiye'ye dönmek isteyen örgüt üyelerinden, örgüt faaliyetleri kapsamında herhangi bir suça karışmadığı belirlenenler, Türk Ceza Kanunu'ndaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza almama imkânına sahip olabilecek.
Buna karşılık suça karıştığı tespit edilen kişilerin dosyaları mahkemeler tarafından ayrı ayrı incelenecek. Türkiye'ye dönen örgüt üyelerinin 3 ila 5 yıl süreyle adli kontrol tedbirine tabi tutulması öngörülüyor.
Ayrıca bu kişilerin söz konusu süre içinde kamu kurumlarında görev alamayacağı ve siyasi faaliyette bulunamayacağı da düzenlemede yer alması beklenen maddeler arasında bulunuyor.





