İsmail Fakirullah hazretleri, çocuk yaşta bir talebesini çeşmeye su almaya gönderdi. Çocuk çeşmeye gitti, fakat orada oyun oynayan arkadaşlarına takıldı, testiyi bıraktı ve onlarla oynamaya başladı. Aradan iki saat geçti. Nihayet su almaya geldiğini hatırladı ve, “Eyvah, yandım” dedi ve testiyi aldı, suya koştu, suyu doldurdu ve götürdü; ancak diğer arkadaşları,
“Sen nasıl hocamızı bekletirsin” diyerek onu dövmeye başladılar. Yapmayın, etmeyin, vurmayın derken, Fakîrullah hazretleri çıkıp geldi.
-”Ne oluyor, ne yapıyorsunuz?” diye sordu. Çocuklar,
-”Efendim, bu edepsiz tam iki saat oyuna dalmış, suyu geç getirdi” dediler. Mübarek zat şöyle buyurdu:
-”Dokunmayın çocuğa! Allah Teâlâ ezelde herkesin rızkını ayırmış ve üzerine ismini yazmıştır. Bu arkadaşınız çeşmeye gittiğinde, bize ait olan su daha yoldaydı, o bizim rızkımızı bekledi. Yüce Allah bir gaflet verdi, unutturdu. Ne zaman bizim su çeşmeye geldi, o zaman hatırlattı. Dolayısıyla o gittiği zaman dolduramazdı; çünkü o rızık bize ait değildi. Hiç kimse bir başkasının rızkını yiyemez.”
Muhammed b. Salim hazretlerine,
-”Çalışıp kazanmak mı yoksa ahiret için çalışıp, dünya için tevekkül etmek mi daha uygun olur?” diye sorulduğunda, hazret şu cevabı vermiştir:
-”Tevekkül Resûlullah’ın (SAV) halidir. Çalışıp kazanmak da onun sünnetidir.”
Bizimde bir Kur'an'ı mız var
Bir de kurbanımız var ikisi de hizmet
Rabbim bu yolumuzda hizmette muvaffakiyetler eylesin inşallah
Hayır çarşılarımıza davetlisiniz bekliyoruz