Doğa koruma projelerine sağladığı destekle tanınan Kebbel'in, Namibya'da yaşadığı trajik olay tüm dünyada geniş yankı uyandırdı. Özellikle çöl aslanlarıyla ilgili yürüttüğü çalışmalar ve doğaya olan katkıları ile bilinen Bernd Kebbel’in kim olduğu, ne iş yaptığı ve nasıl bir servete sahip olduğu kamuoyunun dikkatini çekti.
Bernd Kebbel Kimdir, Nereli ve Kaç Yaşındaydı?
Bernd Kebbel, 59 yaşında, Almanya vatandaşı olan bir iş insanıydı. Yaşamı boyunca sadece ticaretle değil, aynı zamanda doğa koruma faaliyetleriyle de ilgilenmişti. Özellikle Afrika kıtasında yaptığı bağışlar ve destek verdiği belgesel projeleri sayesinde tanınıyordu. Hayatını hem iş dünyasında başarılı olmak hem de doğayı korumak arasında kurduğu dengeyle sürdüren Kebbel, çeşitli çevre örgütleriyle iş birliği yaparak hayvan hakları ve yaban hayatı üzerine çalışan birçok projeye sponsorluk sağladı.
Uluslararası düzeyde düzenlenen su kayağı turnuvalarında tekne kaptanı olarak da görev alan Bernd Kebbel, sporla da yakından ilgileniyordu. Özellikle Almanya, Namibya ve Güney Afrika’daki tanıtım etkinliklerinde aktif olarak yer aldı. Aynı zamanda fotoğrafçılığa meraklı olan Kebbel’in Afrika yaban hayatına dair çektiği kareler, çevre bilinci oluşturma çalışmalarında sıkça kullanıldı.
Bernd Kebbel Ne İş Yapıyor, Serveti Ne Kadar?
Bernd Kebbel, Almanya merkezli çeşitli sanayi ve teknoloji firmalarında hissedarlık yaptı. Aynı zamanda finans, lojistik ve enerji sektörlerinde yatırımları bulunduğu biliniyor. Avrupa merkezli bazı özel fon ve yatırım kuruluşlarıyla iş ortaklığı geliştirdiği, yurt dışında kurumsal danışmanlık hizmeti verdiği de kaydediliyor.
Net mal varlığına dair resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, Kebbel’in yaklaşık 50 milyon Euro civarında bir servete sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu servetinin büyük bir kısmını doğaya yönelik sosyal sorumluluk projelerine yönlendiren Kebbel, özellikle Namibya’daki yaban hayatı koruma alanlarına yaptığı yüksek meblağlı bağışlarla tanınıyordu. Onun katkısıyla başlatılan çöl aslanlarını izleme ve koruma projeleri, bugün hala aktif olarak yürütülüyor.
Doğaya Adanmış Bir Hayat: Çöl Aslanlarına Destek Verdi
Bernd Kebbel’in doğaya olan tutkusu sıradan bir hayranlıktan öteydi. Namibya'nın kuzeybatısında yer alan Kunene bölgesinde, çöl aslanlarının korunmasına yönelik birçok projeye doğrudan finansal destek sağladı. Bu desteklerden biri de, dünyaca ünlü doğa bilimci Dr. Flip Stander ile ortaklaşa yürütülen “Lions of the Skeleton Coast” belgeseli oldu. Belgeselin finansmanı ve tanıtım sürecinde aktif rol alan Kebbel, belgeselin izlenebilirliğini artırmak adına Avrupa’da bir dizi tanıtım organizasyonu da düzenledi.
Çöl aslanlarının yaşam alanlarının daralması ve yasadışı avcılık tehdidi altında olması, Kebbel’in bu alanda daha da aktif olmasına neden oldu. Namibya’da düzenli olarak safari ve kamp etkinliklerine katılan Kebbel, doğayı yerinde gözlemleyerek, bu habitatları korumanın önemini uluslararası platformlarda anlatmaya çalıştı.
Bernd Kebbel Nasıl Öldü? Olayın Detayları Ortaya Çıktı
30 Mayıs 2025 tarihinde Namibya’nın Kunene bölgesinde korkunç bir olay yaşandı. Lüks bir safari kampında, eşi ve arkadaş grubuyla kamp yapan Kebbel, gece saatlerinde çadırından çıktıktan sonra dişi bir aslanın saldırısına uğradı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, tuvalet ihtiyacı için kamp alanından kısa süreliğine uzaklaşan Kebbel, karanlıkta fark edilmeyen bir aslan tarafından hedef alındı. Hayvan, Kebbel’e boynundan saldırarak ağır şekilde yaraladı.
Hemen olay yerine sağlık ekipleri çağrıldıysa da, Bernd Kebbel olay yerinde hayatını kaybetti. Aslanın bölge dışına çıkarıldığı ve olayla ilgili Namibya Yaban Hayatı Koruma Kurumu tarafından soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Bernd Kebbel’in ölümü yalnızca iş dünyasında değil, doğa koruma çevrelerinde de büyük üzüntüyle karşılandı. Eşi Conny Kebbel ile birlikte doğa kampı faaliyetlerine sıkça katıldığı bilinen Kebbel’in, çocuk sahibi olup olmadığına dair bir bilgi ise henüz paylaşılmadı. Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde medyanın gündemine oturan bu trajik ölüm, “doğaya adanmış bir yaşamın trajik sonu” şeklinde yorumlandı.




