Berfe Sancak’ın atletizm geçmişi, milli takım kariyeri, Türkiye şampiyonlukları, bayrak yarışlarında kırdığı rekorlar ve oyunculuk kariyeri merak ediliyor. Pistlerden televizyon setlerine uzanan sıra dışı yolculuğuyla dikkat çeken Berfe Sancak’ın sporcu ailesi, hukuk eğitimi, oyunculuk dersleri, Ah Nerede, Barbaros Hayreddin: Sultanın Fermanı, Var Bunlar, Ben Bu Cihana Sığmazam, Mavi Kuşlar ve Sevdam Karadeniz projelerindeki rolleri hakkında öne çıkan ayrıntılar…

Bir sprinter için yarış, yalnızca bitiş çizgisinde değil, start tabancasının duyulduğu ilk saniyelerde kazanılır. Berfe Sancak’ın oyunculuk kariyerinde de benzer bir hazırlık süreci bulunuyor. Yıllarca saniyenin küçük bölümleri için antrenman yapan, milli formayla uluslararası müsabakalara çıkan ve Türkiye rekorları kıran Sancak, sporculuk döneminin ardından bu kez kamera karşısında kendisine yeni bir kulvar açtı.

Onu ekranlarda izleyen geniş bir kesim, Sancak’ın oyunculuğa başlamadan önce profesyonel düzeyde atletizm yaptığını sonradan öğrendi. Oysa Berfe Sancak’ın atletizm geçmişi, kısa süreli bir spor deneyiminden çok daha fazlasını kapsıyor. Türkiye şampiyonlukları, milli takım yarışları, bayrak rekorları ve yıllarca devam eden yoğun antrenman programı, oyuncunun bugünkü kariyerinin görünmeyen temelini oluşturuyor.

Berfe Sancak Atletizme Kaç Yaşında Başladı?

Berfe Sancak’ın sporla ilişkisi, atletizm dünyasının merkezinde yer alan bir ailede büyümesiyle başladı. Annesi Hanife Sancak ve babası Murat Sancak, milli sporculuk ve antrenörlük geçmişleriyle tanınıyor. Kardeşi Tibet Sancak da atletizm yarışlarında dereceler elde etti. Ancak Berfe Sancak, ailesindeki diğer isimlerin aksine çocukluk yıllarında öncelikle tiyatroya ilgi duydu.

Sancak’ın kendi anlatımına göre sahneyle tanışması henüz altı yaşındayken gerçekleşti. Çocuk tiyatrosuna kabul edilmek için erken yaşta okuma yazma öğrendiğini belirten oyuncu, 17 yaşına kadar şehir tiyatrosunda yer aldı. Atletizm ise hayatına yaklaşık 16 yaşında, lise döneminde katıldığı bir yarışı kazanmasının ardından daha ciddi biçimde girdi.

Bu ayrıntı, Berfe Sancak’ın oyunculuğu atletizmden sonra tesadüfen seçmediğini gösteriyor. Tiyatro, onun hayatına spordan önce girmişti; ancak lise yıllarında elde ettiği yarış birinciliği, uzun süre profesyonel sporun ön plana çıkmasına neden oldu.

Milli Takım Kariyeri 2012 Yılında Başladı

Berfe Sancak, babasının antrenörlüğünde sürdürdüğü çalışmaların ardından 2012 yılında ilk kez milli takıma seçildi. Başlangıçta bir oyun ve aile etkinliği gibi yaklaştığı koşu, zamanla profesyonel bir kariyere dönüştü. Milli formayla yarışan Sancak, Türkiye’yi farklı uluslararası organizasyonlarda temsil etti.

Dünya Atletizm Birliğinin resmi sporcu profilinde Berfe Sancak’ın doğum tarihi 18 Nisan 1994 olarak kayıtlı bulunuyor. Aynı profilde 60 metre, 100 metre, 200 metre, 300 metre ve 400 metre branşlarındaki yarışlarıyla birlikte üç kez ulusal salon şampiyonu olduğu bilgisi yer alıyor.

İsthaberler’in haberine göre Sancak’ın spor kariyerindeki kritik dönem, bireysel sprint başarılarının yanında bayrak takımlarında üstlendiği rolle şekillendi. Kısa mesafedeki sürati kadar takım yarışlarındaki performansı da milli atletin adını Türkiye rekorlarına taşıdı.

Berfe Sancak’ın Türkiye Şampiyonlukları Ve Rekorları

Berfe Sancak, gençler kategorisinde 60 metre engelli ve 200 metre, büyükler kategorisinde ise 60 metre, 200 metre ve 400 metre yarışlarında Türkiye şampiyonlukları elde etti. Üniversitesini temsil ettiği yarışlarda da 200 metre birinciliğine ulaştı.

Milli takım arkadaşlarıyla birlikte 4x400 metre U23, 4x200 metre U23 ve 4x200 metre Büyükler Türkiye rekorlarına imza atan Sancak, 4x400 metre milli takımıyla Balkan ikinciliği de yaşadı. Bu dereceler, onun yalnızca televizyon dünyasına geçen eski bir sporcu değil, Türkiye atletizminde kayıtlı başarılara sahip bir milli atlet olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya Atletizm kayıtlarında Sancak’ın 400 metredeki kişisel en iyi derecesi 55.04 saniye olarak görülüyor. Milli atletin 4x400 metre bayrak yarışındaki 3:37.72’lik derecesi 2016’da Romanya’nın Piteşti kentinde, 4x100 metre bayrak yarışındaki 45.90’lık performansı ise 2019’da Norveç’te kayda geçti.

Hukuk Eğitimiyle Spor Kariyerini Birlikte Sürdürdü

Berfe Sancak, profesyonel atletizm kariyerini sürdürürken Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesinde eğitim aldı. Üniversite yıllarında hem milli takım kamplarına ve yarışlarına katıldı hem de hukuk eğitimine devam etti. O dönemdeki hedeflerinden biri spor hukuku alanında çalışmak, diğeri ise Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil etmekti.

Spor ve eğitim hayatının aynı dönemde ilerlemesi, Sancak’ın yoğun programlara alışmasını sağladı. Antrenman, yarışma, seyahat ve ders takvimini birlikte yönetmek zorunda kalan milli atlet, bu çalışma düzeninin karşılığını hem pistte hem de üniversitelerarası organizasyonlarda aldı.

Profesyonel Atletizmi Neden Bıraktı?

Berfe Sancak, profesyonel spor kariyerini tek bir yarışın ardından aniden sonlandırmadı. Kendi açıklamasına göre pandemi döneminden sonra atletizm hayatını aşamalı biçimde geride bıraktı. Sporun fiziksel ve psikolojik açıdan yorucu olduğunu ifade eden Sancak, buna rağmen milli formayla geçirdiği yılları unutamayacağı bir dönem olarak tanımladı.

Atletizmin sona ermesi, onun için tamamen yeni bir meslek arayışından çok çocukluk hayaline dönüş anlamı taşıdı. Altı yaşında tiyatroya başlayan ve gençlik yıllarına kadar sahnede kalan Sancak, pistten ayrıldıktan sonra yarım bıraktığı oyunculuk yolculuğuna yeniden yöneldi.

Berfe Sancak Hangi Oyunculuk Eğitimlerini Aldı?

Berfe Sancak, sporculuktan oyunculuğa geçerken yalnızca fiziksel özelliklerine veya tanınırlığına güvenmedi. Kurumsal oyunculuk profilinde Uğur Mumcu Kültür Sanat Merkezi eğitiminin yanı sıra Bahar Kerimoğlu ile birebir oyunculuk, Hilal Saral ve İpek Bilgin ile kamera önü oyunculuğu, İlker Aksum ile temel oyunculuk çalışmaları yaptığı belirtiliyor.

Bu eğitim süreci, Sancak’ın tiyatro geçmişini televizyon oyunculuğunun teknik gereklilikleriyle birleştirmesine yardımcı oldu. Sporculukta edindiği beden kontrolü, konsantrasyon, tekrar yapabilme ve baskı altında performans gösterme becerisi ise kamera karşısındaki en önemli avantajlarından biri haline geldi.

Berfe Sancak Hangi Dizilerde Oynadı?

Berfe Sancak’ın televizyon kariyerindeki ilk dikkat çekici rolü, 2022 yılında hazırlanan Ah Nerede dizisindeki Nihal karakteri oldu. Yapımın resmi tanıtımında Nihal, Ferit tarafından aldatıldığını öğrenen ve diğer kadınlarla birlikte hareket eden karakterlerden biri olarak yer aldı.

Ardından Var Bunlar projesinde görünen Sancak, tarihî yapım Barbaros Hayreddin: Sultanın Fermanı dizisinde Şükufe karakterini canlandırdı. Oyuncu daha sonra Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinin 2023-2024 dönemindeki kadrosuna katıldı. Kurumsal oyunculuk kayıtlarında ayrıca 2024 yapımı Mavi Kuşlar filmi de Sancak’ın projeleri arasında gösteriliyor.

Sevdam Karadeniz Dizisinde Neslihan Rolünü Oynayacak

Berfe Sancak’ın oyunculuk kariyerindeki yeni proje Sevdam Karadeniz oldu. Yeni sezonda NOW ekranlarında yayınlanması planlanan yapımda Sancak, Neslihan karakterine hayat verecek. Neslihan, Emre Bey’in canlandıracağı Kuzey karakterinin nişanlısı olarak hikâyede yer alacak.

Trabzon’da çekilmesi planlanan dizinin yönetmenliğini Aytaç Çiçek, senaristliğini ise Nuray Uslu üstleniyor. Alazlı ve Yeniceli ailelerinin kuşaklar boyunca devam eden hikâyesini konu alan projenin çekimlerinin temmuz ortasında başlaması planlanıyor.

Pistteki Disiplin Oyunculuğuna Nasıl Yansıdı?

Berfe Sancak’ın kariyerindeki en güçlü bağlantı, atletizm ve oyunculuğun birbirinden tamamen kopuk iki alan olmaması. Sprint yarışlarında çıkış anına odaklanmak, hatayı hızla telafi etmek ve aynı hareketi yüzlerce kez tekrarlamak gerekiyor. Oyunculukta ise sahneyi tekrar etmek, kamera karşısında konsantrasyonu korumak ve uzun set saatlerine uyum sağlamak önem taşıyor.

Sancak’ın yıllarca süren atletizm geçmişi, ona yalnızca sportif bir öz geçmiş kazandırmadı. Dayanıklılık, zamanlama, beden farkındalığı ve çalışma disiplini, oyunculuk kariyerine taşıdığı en önemli özellikler oldu. Bu nedenle onun ekran yolculuğu, sporu bırakıp farklı bir mesleğe geçen bir ismin hikâyesinden çok, iki ayrı yeteneğin aynı kariyerde birleşmesi olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Uğur İnanç