İslam dünyasında önemli günler arasında yer alan Aşure Günü ve Muharrem orucu, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Peki, 2026 yılında Aşure Günü orucu ne zaman tutulacak, Muharrem orucu hangi tarihlere denk geliyor? İşte merak edilen tüm detaylar…

Dini ve kültürel açıdan büyük önem taşıyan aşure günü ve muharrem ayının vatandaşlar tarafından oldukça merak ediyor ve şimdiden araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan takvim ile aşure ve muharrem ayının hangi günlere denk geleceği de kesinleşmiş oldu.

Aşure-2

2026 AŞURE GÜNÜ NE ZAMAN?

Müslümanlar arasında paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesi olan aşure her yıl olduğu gibi bu yılda yapılacak. Aşure günü ve Muharrem ayının ne zaman ihya edileceği de araştırılmaya başlandı.

2026 yılında Muharrem ayının 10. günü yani Aşure Günü 25 Haziran 2026 Perşembe gününe denk geliyor. Dolayısıyla Aşure Günü 2026 yılında 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Aşure 1

2026 MUHARREM AYI NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Aşure günü tarihinin belli olmasının ardından 2026 yılında Muharrem ayı için de takvim netlik kazandı. Muharrem ayı 16 Haziran 2026 Salı günü başlayacak.

Aşure 3

YÜZYILLARDIR SÜREGELEN BİR PAYLAŞIM GELENEĞİ “ AŞURE”

İslam dünyasında önemli bir yere sahip olan Aşure Günü, her yıl Muharrem ayının onuncu gününde yapılmakta. Bu özel gün, hem dini hem de kültürel anlamlarıyla dikkat çekerken, aşure tatlısı da birlik ve dayanışmanın simgesi olarak geçmişten günümüze kadar geleneğini koruyarak halen her yıl yapılmakta.

Aşure 4

AŞURENİN RİVAYETİ

Aşurenin kökeni İslam dininde büyük bir yere sahip. Rivayetlere göre Nuh Peygamber tufandan sonra gemide kalan son malzemelerle ilk aşureyi yapıldı, ardından aynı günde, Musa Peygamber’in Firavun’un zulmünden kurtulduğu gün olarak rivayet edilir. Ayını zamanda Hüseyin bin Ali’nin Kerbela Olayı sırasında şehit olması özellikle Alevi ve Şii toplumlar için Aşure Günü anlamını taşımakta.

Geçmişten günümüze kadar uzanan bu tarihi lezzet yalnızca bir tatlı olmanın yanı sıra toplumsal bir mesaj da taşıyor. İçinde buğdaydan nohuta, kuru meyvelerden bakliyatlara kadar birçok farklı malzemenin bir araya gelmesi, “farklılıklar içinde birlik” anlayışını simgeliyor.

Peygamber zamanında da dini açıdan büyük önem arz eden bu köklü tatlı geleneği şimdi ise Türkiye’nin dört bir yanında evlerde pişiriliyor. Özenle hazırlanan bu lezzet komşulara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Bu da paylaşma kültürünü yansıtıyor.

Muhabir: Halime Çiftçi