Bu köşe yazısı şuan devam eden “Siyaset Bilimi” doktora programı kapsamında hazırlamış olduğum “Süreç Analizi” adlı çalışmamın ana başlıklarını içermektedir. Tamamen varsayımlar üzerinden hareket ederek yazmış olduğum söz konusu makale bir anlamda tespit niteliği taşımaktadır. Kızılay katliamına (200-300 Mt. Otel) yakından tanık olmam sebebiyle daha önce hazırladığım (İlk Ankara katliamından sonra) çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim. Yaklaşık olarak 30 sayfa olan çalışmamın öz ve anlaşılır detaylarını maddeler halinde düzenlemeye çalıştım.
“A" planı tutmayan emperyaller "B" planını devreye soktu!
A Planı:
Silahlı çatışmayı şehir merkezlerine çekmek ve sivil vatandaşların ölümüne sebebiyet vermek suretiyle Türkiye’yi dünya kamuoyun da “Katil devlet ” ilan etmek. Bir anlamda Saddam Hüseyin’in (Irak) kaderini yaşatarak Türkiye’ye müdahaleyi meşru kılmak. Sağduyulu vatandaş bu projeyi boşa çıkararak etkisiz kıldı. A planı ile başarı elde edemeyen küresel aktörler bu kez insanlık dışı ve vahşice diyebileceğimiz B planı için start verdi. Bu planın baş aktörlerinden biri olarak ta Rusya seçildi. Bu sayede Rusya dünyada kaybetmeye başladığı itibarını tekrar kazanmayı ve Türkiye üzerinden ekonomik kazanç elde etmeyi düşünüyor.
B Planı:
Öngörü olarak gördüğüm “B” planının detayları:
1-Ortadoğuda faaliyet gösteren tüm taşeron örgütler Türkiye’ye kaydırılacak,
2-Silahlı kuvvetler karşısında başarı elde edemeyen emperyal aktörler namluyu ve bombaları sivillere yönlendirecek,
3-Karşılıklı askeri çatışma yerine tek kişilik sansasyonel eylemlere girişilecek,
4-Türkiye'de ki etnik unsur fay hattını genişleterek nefret duygularını uyandıracak,
5-Batı illerinde diğer kökenli vatandaşlara karşı lokal şiddet eylemleri yaşatılıp “Türkler diğerlerini istemiyor” yaygarası yapılacak,
6- Türkiye halklarını sokakta karşı karşıya getirecek ve sivil çatışma ortamını yaratacak,
7-Sivil katliamların sorumlusu olarak mevcut hükümeti (Ya da R. Tayyip Erdoğan’ı) gösterecek ve bu anlamda sosyal kaos propagandası geliştirecek,
8-Tüm bu eylemleri taşeron örgütlere yaptıracak olan küresel güçler "Türkiye hükümeti sorumluluğunu yerine getiremiyor" söylemleri geliştirerek müdahale hakkını kendisinde görecek,
9-Başta CHP olmak üzere diğer muhalif partilerini bu projeye dahil etmek adına hepsiyle tek tek görüşüp kendilerine tabi etmeye ve böylece Türkiye'ye müdahaleyi meşru zemine taşımaya çalışacak,
10-Alevi kozundan vazgeçilip “sol örgüt” kozu devreye sokulacak ve bu oluşumlara gerekli olan maddi-manevi ve askeri alanda destekler sağlanacak..