04.17’de Başlayan İnsanlık Sınavı

İzzet Akaltun, 6 Şubat depreminin ardındaki acıları ve 04.17'de başlayan o büyük insanlık sınavını Urfanatik'teki köşesinde kaleme aldı.

Abone Ol

Tarih 6 Şubat 2023…
Saat 04.17…
Her şey doğanın bir uyarısıyla başladı.
Kimi buna “Asrın felaketi” dedi, kimi “ilahi bir mesaj” olarak yorumladı. İsimler farklıydı ama acının tarifi birdi: tarifsiz bir yıkım.
Yaşananların ardından herkesin ortaklaştığı tek bir gerçek vardı.
Bu, sadece bir deprem değildi.
Bu, bir insanlık sınavıydı.
Enkazın altında kalan umutların, karanlıkta uzanan ellerin arasında toplumun her kesimi elinden geleni yaptı. Yaşı, memleketi, inancı, dünya görüşü fark etmeksizin insanlar tek yürek oldu. Eksikler elbette vardı ama samimiyet vardı. İmkânlar sınırlıydı ama vicdanlar ayaktaydı.
Şafak aydınlanırken Urfa halkı kendi yarasına bakmadan yola koyuldu.
Kendi yıkığını görmezden gelerek, ama’sız ve fakat’sız Adıyaman’a koştu.
Bir battaniye, bir kap yemek, bir omuz, bir dua…
Elde ne varsa paylaşıldı.
Urfa oradaydı.
Sessizdi ama kararlıydı.
Gösterişsizdi ama yürekten.
Aradan çok geçmedi…
Bu kez felaket Urfa’yı buldu.
Depremin acısı dinmeden şehir sel felaketiyle sarsıldı.
Sular yükselirken, sokaklar çamurla dolarken bu defa Adıyaman, kendi perişan haline rağmen Urfa’ya yetişmeye çalıştı. Acıyı acıyla yarıştırmadan, yarayı yarayla ölçmeden…
İşte bu yüzden bu yaşananlar sadece bir afetler zinciri değil;
aynı zamanda bu coğrafyanın vicdan haritasıdır.
Bu topraklarda kader ortaktır.
Acı da ortaktır, merhamet de.
Felaketler şehirleri yıktı ama insanlığı ayakta bıraktı.
Ve belki de en zor sınavlardan birini verdik:
İnsan kalabilme sınavını.