banner112
banner54

Yanı başımızda toplu mezar varmış!

Bulunan kemiklerin kime ait olduğunun öğrenilmesi için İnsan Hakları Derneği başkanı Cemal Babaoğlu tarafından Şanlıurfa savcılığına önerge verildi. Kemiklerin kime ait olduğunun öğrenilip öğrenilmeyeceği önümüzdeki günlerde netlike kazanacak. Bulunan kemiklerin ardından yakınlarını kaybedenlerle birlikte basın açıklaması yapan Şanlıurfa İnsan Hakları derneği başkanı Cemal Babaoğlu, konuşmasında “Siverek’te kazılar esnasında 30 kişinin kemiğine rastlandı. Biz de bu bilgiler üzerine görüştüğümüz görgü tanıklarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduk .20 yıldan bu yana kayıpların bulunması, faillerin yargılanması için bir mücadele verdiğimizi bu konunun hukuki boyutunu takip ettiğimizi defalarca bildiriyorduk. Bu çerçevede savcılığa verdiğimiz dilekçede mağdur ailelerin bize  35 tane kayıp başvurusu var. Bu başvuruların bu ailelerin DNA örnekleriyle evdeki bulunan kemik örnekleri karşılaştırıp cenazeleri ailelere teslim edilmesi lazım, böylelikle hiç olmazsa ailelerin bir mezarı olur. Bu çerçevede bütün kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz” dedi.

“Savcılar, olayın takipçisi olacağız dedi”

Bugüne kadar derneklerine yapılan başvuruların değerlendirildiğini ancak bazı ailelere ulaşamadıklarını belirten Babaoğlu, yakınını kaybeden bütün ailelerin kendilerine müracaat etmesini isterken, savcılığa sundukları suç duyurusu sonucunda savcılığın kendilerine meçhul cesetlerin bulunması için çalışma başlatacakları sözünü verdiğini söyledi. Babaoğlu konuşmasına şöyle devam etti; “Elimizde kayıtların çoğu eski olduğu için, bütün ailelere ulaşamadık. Onların da derneğimize başvurup DNA testi için bize yeniden müracat etmeleri gerekiyor. Görüştüğümüz savcıların ifadelerine göre olayın takipçisi olacaklarına söz verdiler. bizde bu çerçevede dernek olarak kendilerine yardımcı olacağımızı bizdeki bilgi ve belgeleri kendileriyle paylaşacağımızı da burada söylüyoruz. Tabi endişelerimiz de var, bu endişeler mevcut bilgi ve belgeleri  tekrardan birilerin araya girmesi endişesi var. Umudumuz o ki savcı beyin verdiği söze inanmak istiyoruz. Bu olayı da aydınlatıp bir daha Türkiye’nin böyle kayıplarla anılan bir ülke statüsünde anılmaması için mevcut hükümetin de artık kendisiyle de yüzleşmesi gerektiğini biz burada belirtiyoruz. Bu noktada yanımızda olan arkadaşlar da tanıktırlar. Yıllardır adalet arıyorlar, bu çerçevede ortaya çıkan kazı bunlar açısından bir umuttur . Olay tamamıyla bir toplum sorunudur. Otuzun üstünde insan iskeleti  ile karşılaşılmıştır biran önce yapılıp bizlere de bilgi verilip ailelerle bu bilgiyi paylaşılmalıdır.

“Daha önce de birçok kazıda kemiklere rastlanmıştı”

Bulunan insane kemiklerinin ardından harekete geçen Şanlıurfa İnsan Hakları derneği, başkanı Babaoğlu,bu konudaki çalışmalarını sürdüreceklerini söylerken, daha önceki kazı çalışmalarında da kemiklere rastlandığını, ancak gündeme getirilmediği söyledi. Son olarak Siverek’te bulunan kemiklerin inşaat kazıları sırasında ortaya çıktığını ve bu kemiklerin gizlenemeyecek kadar çok olduğunu belirten Babaoğlu, “İnşaat kazısı esnasında o bölge imar alanı daha önce orası mesire alanıydı, gezi ve park alanıydı ağaçlık yeşillikti daha sonra imar alanı olarak kullanılmaya karar verildi. Orada yapılan kazılarda kemik iskeletleri bulundu. Hatta bekçi de daha önce yapılan birkaç kazıda yine iskeletin bulunduğunu ancak kimsenin ilgilenmediğini söyledi. İnşaata el konulma korkusuyla müteahhit de gizledi, bu son kazı orada artık gizlenemeyecek kadar iskelete rastlanınca artık gizleyemeyince emniyete bildirirdi.2 gün boyunca emniyet oradaki kemikleri toplayıp adli tıpa aktardı. Biz şuan adli tıpın raporlarını bekliyoruz .

Siverek’te bulunan kemikler daha çürümemiş

Önceki senelerde Viranşehir ilçesinde de toplu mezara rastlanmış ancak, kemikler çok eski olduğundan tanınamamıştı. Siverek’te bulunan kemiklerin DNA testinden geçilebilecek kadar sağlam olduğunu belirten Babaoğlu, “ Siverek’te bulunan kemiklerin 16-20 yıl arasında kemikler olduğunu, hiç çürümediğini gözlemledim. Bir kemiğin üzerinde büyük taş vardı ama mezar taşı değildi tamamıyla cesedin üzerine bırakılan bir taş olduğunu gözlemledik. Dolayısıyla orası mezar bölgesi değildi,savcının bu yönde resmi  soruşturmaları olacak. Tabi biz o bölgeyi çok iyi bildiğimiz için orasının mezar bölgesi olmadığını biliyoruz” şeklinde konuştu.

Babaoğlu daha sonra konuşmasına şu cümlelere yer verdi; “Şuan savcılığın emriyle kazılar durdurulmuş mevcut inşaat imar alanıdır ve ikinci bir kazı emri durdurulmuş çalışmalar devam ediyor. Biz bu çalışmaların devam ettiği esnada titizlikle hareket edilmesini istiyoruz. Arkeolojik kazı neyi öngörüyorsa o şekilde kazı yapılması gerekiyor. Oradaki bilgi ve belgeler arkeolojik  kazı şeklinde olursa orada ki kaybedilme ve katletme ortaya çıkıyor. Ama kepçe ile kazıldığı zaman eldeki bilgi ve bulgularda yok olur. Dolayısıyla biz asla kepçe ile kazı yapılmasını önermiyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER