banner112
banner54

'Urfa’nın savaşa hayır demesi lazım'
Toplum olarak umutlarını barışa bağlamışken hükümetin seçim uğruna barış masasını devirdiğini savunan Baydemir,“Her şeyden önce Cumhuriyet Tarihinin en zor dönemlerinden bir tanesinden geçiyoruz. Toplum olarak umudumuzu barışa bağlamışken ve yegâne çıkış yolunu barışa sarılmak olduğu toplum tarafından kabul edildiği bir atmosfer içerisinde hükümet, bir kez daha çözüm masasını, barış masasını devirmek suretiyle adeta barışı seçimlere kurban etti. 7 Haziran seçim sonuçlarını tanımayarak ve 1 Kasımda da tek başına iktidar olma uğruna bu ülkeye cenazelerin, tabutların gitmesini sağladı” dedi.


“TEK KURTULUŞ BARIŞ İPİNE SARILMAKTIR”
Ortadoğu coğrafyasının kan gölüne döndüğünü belirten Baydemir, bunun tek kurtuluşunun barış ipine sarılmak olduğunu belirtti. 
Baydemir, tekrar çatışmazlığa geri dönülmesi gerekildiğini hatırlatarak şunları söyledi;
“Düşünün ki, bir iktidar tek başına iktidar olabilmek için Urfa’da yaptığı gibi Türkiye’nin dört bir yanında topluma şu mesajı verdi, ya bana oy verirsiniz istikrar olur, ya da kaos olur. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı seçim meydanlarında ya Başkanlık sistemine geçersiniz 400 vekil verirsiniz ya da kaos olur. Maalesef şuanda kaosu yaşıyoruz, orta doğu coğrafyasının tümüne baktığımız da adeta bir kan gölüne dönüşmüş durumda, bir kez daha söylüyorum bundan çıkışın yegâne yolu var o, da bir kez daha barış ipine sarılmaktır. Bir kez daha çatışmazlığa geri dönmektir.”
“TÜRKİYE SÜRİYE SAVAŞINA BENZİN DÖKTÜ”
 Suriye’de yaşanan savaşta büyük bir trajedi yaşandığını belirten Baydemir, Suriye’de bu kadar büyük oranda kan dökülmesinin nedeninin Türkiye’nin Suriye savaşına benzin dökmesi olduğunu söyledi. 
Hükümetin Suriye’ye girmek istediğini aktaran Baydemir, “Suriye’deki iç savaşı hep beraber görüyoruz, büyük bir trajedi, büyük bir travma yaşanıyor. Bugün Suriye’de bu kadar büyük oranda kan dökülmesinin nedeni de Türkiye’nin Suriye savaşına benzin dökmesidir. El kaide ile birlikte, el nusra ile birlikte, tahradul şam ile birlikte her ne kadar radikal cihadız örgüt varsa onlarla birlikte bu savaşın körüklenmesi konusunda rol sahibidir, pay sahibidir, maalesef mebal sahibidir. Avrupa’ya baktığımızda Suriye savaşı bana bulaşmasın ne olursa olsun diyor ama Türkiye’ye baktığımızda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a baktığımızda, hükümete baktığımızda Suriye savaşına dahil olmak için, Suriye’ye girmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Normal koşullarda bir aile reisi ailesini korumak için çatışmadan uzak durur. Bir ülke bir lider, savaş benim ülkeme gelmesin diye çırpınması gerekirken Türkiye Suriye savaşına girmek için elinden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyor. Artık Suriye savaşı maalesef Türkiye’de yaşatılıyor, altını çizerek söylüyorum Suriye savaşı Türkiye’de yaşanıyor” ifadelerini kullandı.


“BİRİLERİ HÜKÜMETE SAVAŞ SUÇU İŞLETİYOR”
Güneydoğuda yaşanan olaylarda hükümete birilerinin savaş suçu işlettiğine değinen Baydemir, adım adım askeri bir darbenin zeminin oluşturulduğuna tanıklık ettiklerini ve kaygı duyduklarını söyledi.
Baydemir, “Açık söylüyorum, birileri bu ülkeye, hükümetine, Cumhurbaşkanına savaş suçu işlettiriyor. Ankara saldırısını kınıyorum, şiddet şiddeti doğurur, ölüm ölümü doğurur, yanlış yanlışı doğurur ve iki tane yanlış bir tane doğru etmiyor. Bunların hiçbir tanesi çare değil ama Ankara saldırısından sonra hükümetin beyanlarına baktığımızda daha olayın üzerinden birkaç saat geçmemişken hemen PYD dediler. Sözüm ona saldırganın kimliğini de açıkladılar. Oysaki bir başka örgüt çıktı saldırı üstlendi militanın ismini de açıkladı. Anlaşılan o ki Suriye savaşına dahil olmasının bir askeri hukuk operasyon yapmasının kapılarını aralamaya çalışılıyor. Yani yalan üzerine yalan üreten bir siyasi sahikle bir savaş arzusuyla karşı karşıyayız. Bundan hareketle ben maalesef giderek adım adım askeri bir darbenin zeminin oluştuğuna oluşturulduğuna tanıklık ediyoruz ve ben kaygı duyuyorum.”
“SAVAŞA HAYIR DEMEMİZ LAZIM”
Türkiye’nin karanlık bir dönemin içine girdiğini aktaran Baydemir, bu dönemden çıkılabilinmesi için savaşa hayır denmesi gerektiğini belirtti.
Kayıtsız koşulsuz savaşa hayır denilmesi gerekildiğinin üzerinde duran Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü;
“Şuanda Türkiye bana göre en karanlık dönemini yaşıyor. İşte tamda bu noktada en kanlık dönemde çıkabilmemizin yegane bir yolu var toplum olarak Urfa olarak, Diyarbakır olarak, Edirne olarak, Hakkari olarak İzmir olarak savaşa hayır dememiz lazım. Kayıtsız koşulsuz çatışmaya hayır dememiz lazım. Müzakereye geri dönün çağrısında bulunmamız lazım kimden gelirse gelsin şiddete hayır dememiz lazım. Güçlü devlet demek ceberut devlet demek değildir. Güçlü devlet demek tankıyla topuyla sivili kadını çocuğu katleden devlet demek değildir. Eğer güçlü demek bu olsaydı bugün Saddam rejimi ayakta olurdu. Bugün Esad rejimi bu halde olmazdı bu itibarla güçlü devlet demek aynı zamanda güçlü toplum demektir. Güçlü toplum deme sorgulayan demokratik toplum demektir. Basınının medyasının hür olduğu toplum demektir. Bu itibarla maalesef şuanda biz ceberut bir sistemde barış mücadelesini veren nerdeyse yegâne bir siyasi hareket olarak barış dışında başka hiçbir seçeneğin olmadığına inanan ve bu uğurda mücadele eden tek bir örgüt halindeyiz tek bir parti haindeyiz.”
“BÖYLE BİR ŞEY YOK”
Demirtaş’ın yerine Baydemir gelecek söylemlerinin doğru olmadığını vurgulayan Baydemir, siyasi arkadaşları içerinde makam mevki öneminin olmadığını söyledi. 
Baydemir, “Böyle bir şey yok böyle bir şey olmadığı içinde böyle bir şey olmadı bizim siyasal hareketimiz  içerisinde partimiz içerisinde böyle bir tartışmamı olmadı böyle bir tartışmamızın olma ihtiyacı olma gereği de bulunmamaktadır biz mücadele arkadaşlarıyız biz bayrak yarışının içerisinde yer alan insanlarız açıkçısını söylemek gerekirse bizim açımızdan makan mevki önemi yoktur” dedi. 
“URFA HALKI HATIRLAR”
Urfa’nın savaşa hayır demesi gerektiğinin altını çizen Baydemir, artık bu duruma dur denilmesi gerektiğini belirtti. 
Türkiye’nin Suriye savaşının bizzat içerisinde dahil olup savaş çıkarmak istediğini söyleyen Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü;
 “Urfa Suriye savaşının arka bahçesi haline dönüştürülmek isteniyor dediğimizde pek çok insan bunu anlamadı, Türkiye Suriye savaşına benzin döküyor dediğimizde pek çok insan bunu anlamadı. Ama artık şuanda Türkiye Suriye’nin savaşının bizzat içerisinde dahil olup savaş çıkarmak istiyor. Artık buna dur demesi lazım Urfa’nın savaşa hayır demesi lazım Urfa’nın yalana dolana pirim vermemesi lazım Urfa’nın bütün bunlara rağmen biz yine Urfa’nın acil ihtiyaçlarını da Urfa’nın sıkıntılarını da söz verdiğimiz gibi parlamentoda takipçisi olmaya da devam ediyoruz. Şuana kadar 16 tane soru önergesi ve araştırma önergesi verdim. Bunun 9 tanesi sadece ve sadece Urfa’ya özgüdür. AKP’nin 9 vekili var vallahi daha çok çalışıyor HDP’nin bir Milletvekili HDP’nin 3 Milletvekilinin Urfa’ya dair verdiği önergeleri toplarsak herhâlde 50’yi aşacaktır. Aynı zamanda bir yandan barış için bir yandan çatışmalar dursun diye çaba sarf ederken öte yandan da urfa hakkına hukukuna kavuşsun mücadelesini çabasını ortaya koyuyoruz.” 
“URFA HALKI BARIŞ DIŞINDA BAŞKA BİR SEÇENEK YOK DESİN”
Tekrar çözüm sürecinin masaya yatırılması gerektiğini vurgulayan Baydemir bunda bu süreçte halka büyük görev düştüğünü söyledi.
Halkın ve kamu kuruluşlarının harekete geçmesi gerektiğini aktaran Baydemir, “AKP iktidarı Urfa halkına nasıl bir vaatte bulundu 1 Kasım öncesi tek başıma iktidar olacağım istikrarı sağlayacağım Urfa halkı desin ki istikrar istiyorum, barış istiyorum, kardeşim senin ne işin var. Suriye’de diye sorsun Urfa halkı niye rojava kürlerine düşmanlık besliyorsun diye sorsun Urfa halkı barış dışında başka bir seçenek yok desin. Urfa halkı kayıtsız koşulsuz savaşa karşıyım kimden gelirse gelsin savaşa karşıyım desin. Urfa halkı yani ortalama bir aklı olan herkes açık ve net bir şekilde görecek ki Suriye savaşına girmek için çırpınana bir siyasi iktidar var karşımızda bütün dünya liderleri bu savaş bana bulaşmasın mülteciler bana gelmesin diye çaba sarf ederken bunlar neredeyse zil takıp oynayacaklar. Ankara bombalayıcısı PYD’idi hadi savaş açalım. Böyle bir mantık olabilir mi dolayısıyla her yurttaşın bir ödevidir aynı zamanda savaşa karşı çıkmak. Gördüğünüz her siyasetçi her kamu kuruluşu her dinamiği harekete geçirmek savaşı istemiyoruz biran önce müzakereye geri dönün çağrısında bulunmak ve bunun çabasını ortaya koymak.” İfadelerini kullandı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rıha 10 ay önce

Tu her hebi ape osman..

HABERLER