banner112
banner54

TYB’de Cuma Sohbetleri Devam Ediyor

Müslüm ABACI

- Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesinin bu haftaki konukları Harran Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Prof.Dr.Abdullah Ekinci ve Sosyolog Yar.Doç.Dr. Şevket Ökten, Doç.Dr. Mehmet Nuri Güler ile Doç.Dr. Kaplan Üstüner, TYB’nin bu Cuma sohbetinin konusu da Divan şiirinin kaynaklarından biri olan Tasavvuf oldu.

Gecede, TYB Şanlıurfa Şube Yönetim Kurulu üyeleri ve üyeler Mehmet Sarmış, Mehmet Akcan, Mehmet Akbaş, Eyyüp Azlal, Müslüm Abacıoğlu, Abdülkadir Karcabey, Gül San, Yunus Emre Gayberi, Mahmut Kaya, Seyit Ahmet Kaya, Mehmet Polat, Abdülkadir İkbal, Salih Bencik, Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat ile Konya Yazarlar Birliği üyesi gazeteciler Ali Sait Öge, Kerem İşkan, İsa Gökhan Duysak ile konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.

 

Şanlıurfa’ya hor bakıyorlar

Karşılıklı sohbet ile geçen gecede kaynaklar ve bir hikaye anlatarak sözlerine başlayan Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlilerinden Doç.Dr. Kaplan Üstüner, Divan şiirinin kaynaklarından biri olan Tasavvuf konusunda bilgiler verdi ve Cuma sohbetine katılanların sorularını cevapladı.

Tasavvufun ilahiyatçıların konusu olduğunu belirten Doç.Dr. Kaplan Üstüner, “Ancak ben Edebiyatçı olmam hesabıyla divan şiirinin kaynaklarından birisi olduğu için kısaca anlatmak istedim. Tasavvufun etrafını cami, ağyarını mani bir tanıtımı yoktur. Her mutasavvuf kendine göre tanımını yapar. Mesela tasavvuf; güzel ahlaktır. Hakk’a boyun eğmektir. Kovulsa bile sevgilinin kapısında diz çökmektir. Zira sevgili tektir. Yani tasavvuf Allah’a bağlanmaktır. Bireyin iç dünyasını aydınlatmayı esas tutar. Bilginin işselleştirilmesi esastır. Tasavvuf, kal değil hal ilmidir. Yani bilgi değil, bilginin işselleşmesidir. Tasavvuf yaşanılır, anlatılmaz. Yani söyleyen bilmez, bilen söylemez misali. Irak ve Horasan mekteplerinde tasavvufçular yetişmiştir. Osmanlı döneminde 1071’den itibaren Anadolu’ya kapılar açılır ve Devrişler gelmeye başlar. Muhiddin-i Arabi’nin de Anadolu’ya gelmesi o yıllardadır. Tasavvuftan sonra tarikat dönemi başlar. Devlet tarikat erbabına tekke ve zaviye yapıyor, onlar da devlete yardım ediyor” dedi.

Doç.Dr. Kaplan Üstüner, 15 yıldır Hocalık yaptığını, sevgiliyi anlatabilen bir öğrenciye rastlayamadığını söyledi.

Sohbet, TYB Şanlıurfa Şubesinin Balıklıgöl Rızvaniye Camii külliyesindeki yerinde hazır bulunanların karşılıklı fikir alışverişleriyle sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER