banner54

Tek umut: Faillerin cezalandırılması

ŞANLIURFALILARIN bir kısmı patlamanın ihmal nedeniyle meydana geldiğini savunurken, bir kısmı da yeterli tedbirin alınmaması nedeniyle bu kadar insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’yi yasa boğan 301 maden işçisinin hayatını kaybetmesi, Şanlıurfa’da da derin üzüntülere neden olurken, genel görüşler, duruma sebebiyet verenlerin cezalandırılması yönünde oldu.

“BU OLAYDA BÜYÜK İHMALLER VAR”

Soma’da meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 301 işçinin ölümüyle ilgili konuşan Tub-Der Genel Başkanı Kenan Karataş, bu acının büyük olduğunu ve Türkiye’de herkesin üzgün olduğunu söyleyerek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, sözlerine başladı. Meydana gelen patlamada ihmallerin çok olduğunu belirten Karataş, bu durumun iktidar ve muhalefet partileri tarafından aydınlatılması gerektiğini savundu. Olayda büyük ihmallerin olduğunu söyleyen Karataş, “olayı takip ettiğimiz kadarıyla bu bir kaza değildir. Bu durumdan sadece kaza ya da kader diyerek, olayın üzerini kapatamayız. Olayda büyük ihmallerin olduğu gözler önündedir. Bunu gerek muhalefet partiler, gerekse iktidar partisinin gerçek sorumluları bulup, cezalandırması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“OCAKTA SURİYELİLERİN OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”

Patlamanın ardından, özellikle son günlerde patlama esnasında maden ocağında Suriyelilerin de olduğu iddialarının gündeme gelmesi üzerine konuşan Karataş, Suriyelilerin olması halinde mutlaka bir Suriyelinin cenazesinin çıkabileceğini söyledi. Suriyelilere ait cenazelerin çıkmaması nedeniyle, ocakta Suriyelilerin çalışmadığını belirten Karataş, “son günlerde maden ocağında Suriyelilerin çalıştırıldığıyla ilgili söylemler gündeme geldi. Ben o maden ocağında Suriyelilerin çalıştırıldığını düşünmüyorum. Eğer ki Suriyeliler çalıştırılsaydı, bu durum mutlaka basına yansırdı. Diyelim ki Suriyeliler çalışsaydı, mutlaka bir tanesi sağ kurtulurdu veya Suriyeli aileler de orada bulunup, çocuklarını veya eşini arardı. Böyle bir durumu görmedik, bu yüzden maden ocağında Suriyelilerin çalıştırıldığına pek ihtimal vermiyorum” dedi.

“OCAKTA CESET KALMADI”

Ortaya atılan bir diğer iddia olan maden ocağında cenazelerin kaldığı ve bu cenazelerin üzerine beton döküldüğü iddiasını da değerlendiren Karataş, buna da ihtimal vermediğini söyledi. Daha önceki maden ocaklarında meydana gelen patlamalarda hayatını kaybedenlerin tüm yakınlarına rapor verildiğini ve bu olayda da cenazesi çıkarılmayan kişilerin kalması halinde, işçilerin yakınlarının durumu araştıracağını dile getiren Karataş, kimsenin, ‘yakınımızın cenazesi çıkarılmadı’ diye başvurmadığını hatırlatan Karataş, “bir öngörü daha var, o da cenazelerin göçük altında kaldığını ve üzerine beton döküldüğü şeklinde iddialar var. Ben bu iddialara inanmıyorum. Çünkü bir kişi dahi kalmış olsaydı, yakınları mutlaka yetkili kurumlara başvurur, basına giderdi. Öyle bir şeyi görmedik, bu yüzden de göçük altında cenazelerin kaldığına inanmıyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE ÖNLEMLER SONRADAN ALINIYOR”

Şanlıurfa Gıda ve Toptancılar Sitesi Başkanı Salih Karacan da, bu durumun Türkiye’nin başına gelen bir felaket olduğunu ve bir daha yaşanmaması için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Yaşam odalarının olması halinde bu kadar kişinin ölmeyeceğini dile getiren Karacan, “Soma’daki acı, şüphesiz ki hepimizin acısı, ülke olarak zor günler geçiriyoruz. Başımıza gelen bu olayın ardından bizler elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya, sorumluların cezalandırılması için gereken tüm tepkimizi dile getiriyoruz. Geride kalanlara yardım etmek amacıyla kan bağışında da bulunduk. Türkiye’de maalesef önlemler hep sonradan alınıyor. Soma ile ilgili söyleyecek çok şey var ama umudumuz o ki; bundan sonraki süreçlerde böyle bir durumla karşılaşmayalım. Tabi gelişmiş ülkelerde çalışma koşulları böyle değil, işçiler daha güvenli ortamlarda çalışıyor. Sığınma odaları olsaydı, bu kadar insanımızı kaybetmeyecektik” dedi.

“ÇOCUKLAR YETİM, EŞLER DUL KALDI”

301 işçinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Karacan, bu olayın yanı sıra yüzlerce çocuğun babasız, eşlerin dul kaldığını söyleyerek, acının büyük olduğunu söyledi. Yetim kalan çocukların acısının büyük olduğunu dile getiren Karacan, “301 işçimiz hayatını kaybetti ama geride yetim çocuklar, dul eşler kaldı. Onların acısı tahmin bile edilemez. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması için bakanlık ve devletin gerekli tüm yetkileri kullanmasını bekliyoruz. Eğer gerekli önlemler alınmış olsaydı bu çocuklar yetim kalmaz, eşleri dul kalmazdı. Bu durum gerçekten büyük bir acı ve temennimiz o ki; bundan sonraki süreçlerde böyle bir faciayla karşılaşmayalım” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER