banner112
banner54

Tarım işçilerinin Suriyelilerden bir farkı yok

Şanlıurfa bölgesinde işsizliğin fazla olması ve dar gelirli aile sayısının fazla olması dolayısıyla kış mevsiminin sonunda başlayan tarım işçi göçü başladı. Ankara’ya çalışmaya gideceklerini söyleyen Ayşe Bozkurt, maddi güçleri olmadığı için 5 küçük çocuğuyla birlikte tarım işinde çalışmaya gideceklerini söyledi.

OTOGARDA SOFRA KURUP, KURU EKMEK YEDİLER

Şanlıurfa’nın Yenice mahallesinde bir barakada yaşadıklarını söyleyen Ayşe Bozkurt, tarım sezonunun başlaması üzerine göç edeceklerini söyleyerek, yolculuk öncesi çocuklarını doyurmak için sofra kurduğunu söyledi. Şehirler arası otobüs terminalinin orta yerinde serdikleri bezin üzerine kuru ekmek ve çayla karınlarını doyurmaya çalışan 6 kişilik aile, Şanlıurfa’da hiçbir şekilde kazançları olmadığını ve sefil bir hayat yaşadıklarını söyledi. Çalışmadığı dönemlerde sürekli kuru ekmekle karınlarını doyurduklarını belirten Bozkurt, “Şanlıurfa’da ben de eşim de çalışmıyoruz. Maddi durumumuz yok, bu yüzden barakada yaşıyoruz, çocuklarımız perişan oluyor. Kış aylarında sürekli yağmurların altında kalıyoruz. Tarım sezonunun başlamasıyla birlikte Ankara ve Konya’ya çalışmaya gidiyoruz” dedi.

ÇOCUKLAR YALINAYAK KALDI

5 çocuğuyla birlikte Ankara’ya yolculuk yapmak için otogara gelen Bozkurt, maddi durumları elverişli olmadığı için çocuklarına ayakkabı alamadıklarını söyledi. Sürekli komşuların yardımı sayesinde çocuklarını giydirdiğini belirten Bozkurt, çocuklarının yalınayak olduğunu ve çocuklarının üşüdüğünü söyledi. Yalınayak kalan çocuklar, ailesinin maddi durumu olmadığı için okullarını bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi. Yalınayak gezen çocuklar, yardıma muhtaç olduklarını ve zorlu bir yaşamdan geçtiklerini söyledi. Henüz 15 yaşına bile erişemeyen çocuklar, bu yaşta çektikleri sıkıntıların büyük olduğunu söyledi. 14 yaşındaki Remziye Bozkurt adındaki kız çocuğu, sürekli mağdur olduklarını ve babasının işi olmadığı gerekçesiyle il dışına çalışmaya gittiklerini söyledi. Remziye Bozkurt, “babam çalışmadığı için maddi durumumuz iyi değil, yetkililer de bize yardım etmiyor. Ben ve kardeşlerim, komşuların getirdiği elbiseleri, ayakkabıları giyiyoruz. Daha 14 yaşındayım ama sürekli tarlada çalışıyorum. Şanlıurfa’ya döndüğümüzde daha perişan bir yaşamımız oluyor çünkü, barakada yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Tarım işinde çalışmak üzere Ankara’ya gitmek için şehirler arası otobüs terminalinde sofra kurup karınlarını doyurmaya çalışan aile, gittikleri yerlerde çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.

TÜRKÇE’Yİ DAHA YENİ ÖĞRENMİŞLER

Maddi zorluklar karşısında okullarına devam edemediklerini söyleyen küçük çocuklar, Türkçe konuşmayı yeni öğrendiklerini söyleyerek, kendilerini ifade edebilecek kadar Türkçe bildiklerini söyledi. Küçük yaşlardan itibaren hayatın zorlu yükünü kaldırmaya başlayan çocuklar, tarım sezonunun başlamasıyla birlikte sürekli tarlada çalıştıklarını söyleyerek, ailelerinin bütçesine katkıda bulunduklarını söyledi. Küçük Esra ise daha 10 yaşında olduğunu ve henüz okula başlamadığını söyleyerek, “her zaman üşüyorum. Ayakkabım, temiz bir elbisem yok. Yetkililerin bize yardım etmesini istiyoruz. Sürekli çalışmaya gittiğimiz yerlerde iş sahipleri bizi giydiriyor. Şanlıurfa’da zorlu bir hayat yaşıyoruz. Ailemin maddi durumu olmadığı için okula gidemedim. Ben de tarlada çalışıp, aileme destek olacağım” diye konuştu.

YAŞI KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN YARIM YEVMİYE ALIYOR

Sera işinde veya başka tarım işlerinde çalışmak için gittikleri illerde yaşı küçük olduğu gerekçesiyle çalıştırılmak istenmeyen küçük Esra, ailesinin iknası sonucu yarım yevmiye alarak, sabahtan akşama kadar ailesiyle birlikte tarlada çalışıyor. Tarla işinde geçen sezonda çalışmaya başladığını söyleyen küçük Esra, “yaşım küçük olduğu için iş sahipleri çalışmama izin vermediler ancak, babamın maddi durumu olmadığı için benim de çalışmam gerekiyordu. Babam iş sahipleriyle konuşarak, benim de çalışmamı sağladı. Annem ve babam günlük 25 liraya çalışırken, ben de günlük 12,5 liraya çalışıyorum. Sabahtan akşama kadar tarlada çalışıyoruz” dedi.

ARKADAŞLARI OKULDA, ONLAR TARLADA OLACAK

Yaşıtları okullarda olan Bozkurt ailesinin küçük çocukları ailelerinin maddi durumundan dolayı tarlalara giderek, çalışmaya başlayacak. Ekonomik sokıntıların okumalarına engel olduğunu söyleyen Remziye, arkadaşları kadar şanslı olamadıklarını ve tarlada çalışmaya mahkum olduklarını söyledi. Sadece 3 ay boyunca Urfa’da kaldıklarını, Urfa’da kaldıkları zamanları da barakalarda geçirdiğini söyleyen Remziye Bozkurt, “bizim ne Urfa’da ne de il dışında hayatımız yok, sürekli hayatın ağır yükünğ kaldırıyoruz. Arkadaşlarımızın hepsi şimdi okuldalar ama ben okula gitmiyorum. Ailemle birlikte gidip tarlada çalışacağım. Sonumuz ne olur bilemem ama zorlu bir hayat yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SURİYELİLERİYİZ”

Suriyelilerin iç savaştan kaçarak, Şanlıurfa’ya sığındığını hatırlatan anne Bozkurt, kendilerinin de Suriyelilerden farksız olduğunu söyleyerek, kendilerinin de yardıma muhtaç olduğunu ancak, yardım eden kimsenin olmadığını söyledi. Anne Bozkurt, “Suriyeliler nasıl ki buralara kaçıp, zorlu bir hayat yaşıyorsa biz de gittiğimiz yerlerde aynı sorunları yaşıyoruz. Biz de Türkiye’nin Suriyelileriyiz. Herhangi bir gelirimiz yok. Çocuklarımızı tarlada çalıştırarak, geçimimizi sağlıyoruz. Suriyelilerden hiçbir farkımız yok” ifadelerini kullandı.

Bozkurt ailesi, çalışmaya gittikleri yerlerde sel ve deprem gibi doğa olaylarına maruz kaldıklarını sözlerine ekledi. (Ali ÇETİNKAYA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER