banner54

Tarihi meslekler, tarihi handan sürdürülüyor

Güneydoğu bölgesinin genelinde ve özellikle Şanlıurfa’da geçmiş dönemlerde yapılan hamutçuluk, bastonculuk, kalaycılık ve daha birçok meslek, Haşimiye’deki Kazancı pazarı ve tarihi hanlarda ayakta tutuluyor. Usta ellerde yaşatılmaya meslekler, yok olmaya yüz tutsa da işin erbabı kişiler mesleklerini yaşatmaya çalışıyor. Kalaycılık mesleğini çocukluğundan beri sürdüren İsmail Taş, mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu ancak, tüm zorluklara ve yaşına rağmen mesleğini ayakta tutmaya çalıştığını söyledi. Mesleğe olan ilginin azalmasına rağmen mesleğini yaşattığını belirten Taş, “Çocukluğumdan beri kalaycılık yapıyorum. Eski dönemlerde bu mesleği herkes yapamazdı. Bu nedenle babamdan öğrendim ve bu zamana kadar sürdürdüm. Şimdi fazla bir ilgi yok ama baba mesleğini sürdürmeye çalışıyoruz” dedi.

“YENİ NESİLLER MESLEĞE YÖNLENDİRİLMELİ”

Kalaycılık ve daha birçok tarihi mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu belirten Yavuz Öztürk de, genç kişilerin bu tür mesleklere yönlendirilmesini gerektiğini kaydetti. Öztürk, mesleği ayakta tutan kişilerin çok yaşlandığını belirterek, “bu meslekleri ayakta tutanlar artık zor dayanıyor. Hepsinin bir ayağı çukurda, geçmişimize ışık tutan bu mesleklerin sürdürülebilmesi için yeni nesillerin bu mesleğe dahil olması gerekiyor. Bu nedenle bu tür meslekleri teşvik edici projeler yapılmalı, bu meslek sevdirilmelidir. Bu anlamda gerek Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, gerekse Valilik üzerine düşeni yapmalı, Eski Urfa’nın yaşatılabilmesi için mesleklerin sürdürülmesi gerekiyor” diye konuştu.

“MESLEĞİNİ OĞLUNA ÖĞRETİYOR”

Bakır işletmeciliği yaparak bakır saat satan Mehmet Şahin Dere, kendi mesleğinin ayakta kalması için oğlunu yanında çalıştırdığını söyledi. Oğlunu meslekte yetiştirdiğini dile getiren Dere, “bilindiği gibi artık eski meslekler rağbet görmüyor ve bu nedenle genç kişiler mesleğe girmiyor. Böyle olunca birkaç sene sonra bu mesleklerin hepsi yok olacak. Şimdi ben oğlumu yanımda çalıştırıyorum. Babamdan öğrendiğim mesleği çocuğuma aktaracağım. Birkaç yıla kadar artık ben bu işi yapamayacak duruma gelirim. En azından oğlum bu işi öğrensin de sürdürmeye çalışsın” ifadelerini kullandı.

“NEDEN BASTONCULUK YAPILMASIN Kİ?”

Baston yapan Veysel Ceylan, bastonun her dönem için kullanıldığını ve bir ihtiyaç olduğunu söyleyerek, “bu işi kendimiz yapabiliyorken, neden fabrikalara bırakalım” diyerek, “baston, her dönem için ihtiyaçtır. Bu nedenle biz yapmazsak bile vatandaşlarımız fabrikaların ürettiği bastonları kullanacak. Bu nedenle elimden geldiğince bu işi sürdürüyorum. Eski kadar çalışamıyorum ama yine de mesleğimi sürdürüyorum” şeklinde konuştu.

TARİHİ HANDA TARİHİ MESLEKLERİ YAŞATMAK…

Geçmiş dönemlerin tüm mesleklerinin bir arada yapıldığı tarihi handa çalışmanın büyük bir zevk olduğunu söyleyen eski ustalar, tarihi handa çalışmanın kendilerine geçmişi anımsattığını belirtti. Tarihi handa yaşıtlarıyla bir araya gelen ustalar, boş zamanlarında geçmişe dair sohbet ettiklerini ve zamanlarını bu şekilde geçirdiklerini kaydetti. Mehmet Gülebak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER