banner54

“Şanlıurfa'da 13, Diyarbakır'da 10 peygamber yaşadı”

Diyarbakır Valiliği, İlim Yayma Cemiyeti Şubesi ve İslam Tarihçileri Derneği'nce, "İslam Tarihinin İlk Asrında Diyarbakır ve Çevresi Sempozyumu" düzenlendi.

Devlet eski Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, "İnsanlık tarihi için ilk yüzyıl öylesine önemli ki; hala bizi tüm problemlerimize rağmen birlik ve beraberlik içinde tutabiliyor.

 O medeniyet ve o mana damarları o kadar güçlü ki tüm çabalara rağmen çok şükür hala birlikteyiz" dedi.

Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Aydın, bir dönem öğrenciliğinin geçtiği Diyarbakır'a gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Prof. Dr. Aydın, ilk yüzyılın insanlık tarihinin en çok üzerinde durulması gereken dönem olduğunu vurgulayarak, ona benzeyen başka bir yüzyıl olmadığını anlattı.

"Bu kadar kısa zamanda, bu kadar başarılı olunan başka bir yüzyıl yoktur. Her Diyarbakır'dan söz edildiğinde Diyarbakır'ın acı, sıkıntılı günlerini değil, bu mübarek günlerini de hatırlamalıyız ki duruşumuzda bir denge olsun. Bu yüzyıl içerisinde bir evrensel medeniyet inşa ediliyor. Bir yüzyıldan daha kısa sürede bir cihan medeniyeti olarak ortaya çıkıyor" diyen Prof. Dr. Aydın, o medeniyetin ruhunun aslında vahiyde ve Kur'an-ı Kerim'de olduğunu belirtti.

"TÜM ÇABALARA RAĞMEN ÇOK ŞÜKÜR HALA BİRLİKTEYİZ"

Prof. Dr. Aydın, İslam tarihçilerinden beklentisinin ilk yüzyıl ile ilgili kendi alanlarında birer makale yazmaları olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Madem bir araya geldik, Diyarbakır'a kalıcı bir armağan bırakacağız. İnsanlık tarihi için ilk yüzyıl, öylesine önemli ki; hala bizi tüm problemlerimize rağmen birlik ve beraberlik içinde tutabiliyor. O medeniyet ve o mana damarları o kadar güçlü ki tüm çabalara rağmen çok şükür hala birlikteyiz. Kimliğimizi, benliğimizi, şahsiyetimizi asıl o medeniyette aramamız lazım. Bizi biz yapan medeniyet, o medeniyettir."

Medeniyetin manevi yönüyle anlaşıldığında bir bütünü ortaya çıkardığına dikkati çeken Prof. Dr. Aydın, tüm İslam dünyası gibi Diyarbakır'ın çok çalışılmaya muhtaç bir bölge olduğunu aktardı.

Vali Mustafa Cahit Kıraç, rahmet ışıklarının Anadolu topraklarına ilk saçıldığı Diyarbakır'ın,  "peygamberler diyarı" olduğunu vurgulayarak, sempozyumla mücevher olarak nitelendirdikleri ilin bilinmeyen yönlerinin gün ışığına çıkacağına inandıklarını kaydetti.

Kıraç, "Bu şehrin üzerindeki sis bulutlarının ve külün ortadan kalkmasına bu sempozyum çok büyük katkı sunacaktır. Diyarbakır bu coğrafya için geçmişte de çok güzel görevler üstlenmiş. 639'lu yıllarda ilk kez rahmet kapıları buradan Anadolu'ya açılmış" diye konuştu.

İslam Tarihçileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şeker de İslam medeniyetinin yayılmaya başladığı dönemden itibaren bereketli hilal bölgesinin çok önem arz ettiğini söyledi.

Sempozyumda Diyarbakır'da makamları bulunan peygamberlerden başlayıp nebiler şehri olarak sadece Şanlıurfa değil, Diyarbakır'a ilişkin de bildirilerin konu alınacağını dile getiren Prof. Dr. Şeker, sempozyumda İslam tarihinin ilk dönemlerinde bölgeye gelen sahabelerin de bazı yönleriyle ele alınacağını aktardı.

"BUGÜN DEĞERLERİN BULUŞTUĞU GÜNDÜR BİZİM İÇİN"

İlim Yayma Cemiyeti Diyarbakır Şube Başkanı Dr. Mustafa Sarıbıyık ise sempozyumla İslam tarihçisi hocalarla Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel değerlerini buluşturmayı arzu ettiklerini söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER