banner112
banner54

Şanlıurfa, Kobani için tek yürek oluyor

Bir aydan bu yana Kobani’de şiddetli çatışmalar devam ederken, Türkiye’de de sular durulmuyor.

Vatandaşların yanı sıra siyasetçiler de Kobani halkına yardım eli uzatıyor. Siyasetçiler birlik beraberlik çağrısı yaparak vatandaşlara her türlü yardımı sunmaya devam ediyor.

Olaylardan bu yana sınır hattında devamlı beklediklerini belirten Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İl Başkanı Aziz Aydınlık, Urfanatik Gazetesine yaptığı açıklamada, Kobani halkına ve Kobani’nin düşmemesi için gerekli tüm çalışmaları yaptıklarını kaydetti. İlk günden itibaren CHP teşkilatının sınırda olduğunu söyleyen Aydınlık, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kobaniyi yalnız bırakmadık. Her gün gidip geldik ve Parti olarak beş tanede heyet getirdik. Gençlik Kolları Genel Başkanlığı, Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını bölgeyi hiç açık bırakmadık her gün bölgedeyiz” dedi.

Kobani’de çatışmalar devam ederken, Suruç ilçesinde akrabası olan Kobanililer, akrabalarına sıpınıyor. Vatandaşlar kobani’ye destek için savaşmaya giderken, ülkede kalanlar ise sınırda bekleyerek yaralılara yardım ediyor ve Kobani’den gelen ailelere evlerinin kapısını açıyor.

Kobani’de sadece Kürtlerin olmadığını belirten Aydınlık, “Etrafta boşaltılan iki yüz köy var bunların içerisinde Arabı var, Kürdü var, Türkmeni var aslında insanlar Kobani diyince sadece Kürtleri düşünüyorlar. Ama öyle değil her türlü insanımız var Kobani ile IŞİD arasında bir savaş var bu savaş kendi aralarında olan bir savaştır. Bizimle ilgili olan bir savaş değil bizi ilgilendiren şey orada ölen olanlar bizim yurttaşlarımızdır” ifadelerini kullandı.

“KOBANİ TÜRKİYE’NİN BİR PARÇASI”

Türkiye’nin parçası olan Kobaniye Türk halkı olarak Kürt halkı olarak Arap halkı olarak sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Aydınlık, “Onlar hepimizin Yurttaşları Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kobanin düşmesini istemiyoruz. Kobaniler Suriyeli değil, Türk halkıdır biz böyle kabul ediyoruz. Suriyeliler de bizim kardeşlerimiz Kobani’den gelen cenazeler Türk halkıdır. Türkiye’den kalkıp savaşmaya giden vatandaşlarımızdır. Türkiye’nin kobaniyi IŞİD belasından kurtarması lazım” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANININ ‘KOBANİ DÜŞTÜ DÜŞECEK’ SÖZÜ DOĞRU DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gaziantep’te kobani düştü düşecek demesinin yanlış olduğunu ve halkı olumsuz etkilediğini kaydeden Aydınlık, bu sözün ayaklanmalara yol açabileceğini söyledi. Aydınlık, konuşmasında şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımız Gaziantep’te diyor ki ‘Kobani düştü düşecek’ bir Cumhurbaşkanı Kobani düştü düşecek dediği zaman o halkın ayaklanmaması mümkün değil ki Cumhurbaşkanının bu sözlerinden sonra biliyorsunuz. Kobaninin üç etrafı sarılı bir kuzey tarafı açıktı yani Türkiye tarafı o kuzey tarafından da insanlar bu tarafa geçiyordu. Rahatlıkla bizler o tarafa geçiyorduk ne var ne yok incelemelerde bulunuyorduk insanları maddi değilse de manevi destek oluyorduk. Güneydoğuda birçok insan sınıra destek vermeye gidiyordu. Basın mensupları olayları halka bildiriyordu ama Cumhurbaşkanının sözünden sonra sınırdaki destek veren herkesi basını iki km geriye aldılar.”

İnsanlarla iletişim kalmadığını, yaralıların saatlerce sınırda kalarak kan kaybından öldüklerini öne süren Aydınlık, “son olarak bu sorunlara çözüm bulunmalı, HDP kendi halkına çağrı yaptı halkına çağrı yapınca halkta sokaklara çıktı. Halk sokaklara dökülünce büyük olaylar meydana geldi. Biz cumhuriyet halk partisi olarak bu olaylara karşıyız” dedi.

Kobani halkına destek veren Milliyetçi Halk Partisi(MHP)  İl Başkanı İbrahim Özyavuz da, Türkiye’nin Kobani’ye destek göndermesi gerektiğini söyledi.  Türkiye’nin dış politikada yanlış tutum içerisinde olduğunu belirten Özyavuz, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak baştanda Türkiye’nin dış politikalarda yanlış bir tutumda olduğunu söylüyorduk. Özellikle Ortadoğu da ki olaylarda Türkiye bu işlere müdahil olmamıştır. son zamanlarda geçmişte çok fazla acısını çektiğimiz, özellikle terör örgütlerine yardımcı olan ülkeleri sürekli her platformda kınadığımız halde bugün kamuoyunu ve bütün basınında dünya ülkelerinin düşüncelerini aldığımızda sanki Türkiye son yılarda terör örgütüne destek veriyormuş, gibi bir ima var tabi bununda çeşitli ispatı var.

Hükümetin geçmiş dönemde İç İşleri Bakanı olan Muammer Güler döneminde İç İşleri Bakanlığının sınır illerine yazdığı bazı tebliğler var. Özellikle rejime karşı ilk kurulan El-musra örgütüne Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Kilis valilerinin Türkiye’ye geliş ve gidişlerde yardımcı olmaları konusunda Muammer güler imzasında bir tebliğ buda ne olursa olsun Türkiye’nin bir terör örgütüne destek verme imajı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bir terör örgütüne destek verme imajı yarattığını öne süren Özyavuz, olayların bu boyuta gelmemesi için sürekli olarak hükümeti uyardıklarını belirterek, “Türkiye terör örgütüne destek verme imajıyla El – Musradan sonra El - Kaide sonrada IŞİD diye bir örgüt ortaya çıktı ve dolayısıyla Suriye bir terör örgütleri cenneti haline geldi. Rukiye hükümetinin sınırlarının iyi korunması gerekiyor.

Suriye’den buraya gelen mültecilerin mutlaka denetimden geçirilmesi gerekiyor Kritere tabi tutulması gerekiyor.

Maalesef buna hükümet tarafından yapılmadı ve sınırlarda güvenlik kalmadığı için sınırlar yolgeçen hanına döndü. Sınırda alınmayan önlemler sonucu Türkiye’nin bir eroin cenneti haline geldi bir kaçakçı cenneti,  bir terörist cenneti ve ipi kopmuş çeşitli ülkelerde bulunan herkesin uğrak yeri oldu. Buda bizleri vatandaş olarak da endişelendirmeye başladı” dedi.

“POLİTİK OYUN OYNANDI”

Son zamanlarda özellikle IŞİD’in ıraktan sonra Suriye’de ve bütün kamuoyunun Kobani’ye yönelmesini değerlendiren Özyavuz, “Bilindiği gibi birleşmiş milletler nezdinde tüm ülkeler bir araya geldi ve oraya müdahale için bazı ülkelerden teskere çıkarması gerekti. Suriye’de aslında katledilen ondan önce Türkiye de elli iki bin civarında insan vardı maalesef dünya bunlara duyarsız kaldı.

Bunların ilticalarıyla birlikte bütün ağırlık Türkiye üzerinde kaldı. Hem iki yüz elli bin kişi katledildi. Üç milyona yakında mülteci Türkiye’ye geldi.  Dünyadan bir ses çıkmadı ama ne zamanki Kobani durumu ortaya çıktı. Bütün dünya ayağa kalktı bu da aslında dünya ülkelerinin bu bölgedeki insan yaşamına yaklaşımının samimi olmadığı gösteriyor.

Eğer insan haklarından ve buradaki insanların katledilmesi noktasında duyarlılıktan bahsedecek olursak, baştan beri bu duyarlılığın gösterilmesi lazımdı. Gösterilmedi orada da bir politik oyun oynandı ne olursa olsun o vatandaşlar zulüm altında orda ki Arap, Kürt, Türk de olabilir hiç önemli değil eğer insansa zulüm altındaysa buna da yardımcı olmamız lazım” diye konuştu. Gülizar Gülebak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER