banner54

Patlamanın ardından 1 Mayıs açıklaması

Şanlıurfa’da iptal edilen 1 Mayıs kutlamalarının ardından KESK üyeleri bir açıklama yaparak yaşanan bombalı saldırı sonrası ülkenin yaşanmaz hale geldiği belirtildi.

 Eğitim-Sen Şanlıurfa Şube binası önünde bir araya gelen KESK üyeleri burada alkışlarla 1 Mayıs işçi bayramını kutlayarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Burada konuşan KESK Şanlıurfa temsilcisi Mehmet Keklik: “ Bugün Antep te yapılan bombalı saldırı ile de ülke yaşanılmaz hale geldiği bir kez daha kanıtlanmıştır. Bunun tek sorumlusu içte ve dışta çatışmalar kutuplaştırmalar üzerinde siyaset yapan siyasal iktidardır. İktidar çözümü değil çözümsüzlüğü dayatmıştır. Ülke tarihinin emeğe dönük en ağır saldırılarının yaşandığı günleri yaşıyoruz. Tarihin en büyük insanlık suçlarından olan köle ticareti, 2016 Türkiye'sinde Özel istihdam Büroları aracılığı ile yasal hale getirilmek isteniyor. Bir yandan "kiralık çalışma" adı altında kölelik düzeni getirilirken, diğer yanda 657 sayılı kanundaki mevcut iş güvenceleri ortadan kaldırılmak isteniyor. Seçimlerden önce "taşerona kadro" sözü verenler, sözlerinde durmuyor. İşçilerin mahkemelerde ve fiili mücadelelerde kazandıkları haklarını tanımıyor. İşçilere taşerondan da güvencesiz Sözleşmeli" statü dayatılıyor. iş cinayetleri artık katliam boyutuna varmış durumda. Her yıl 1500'ün üzerinde işçi, iş cinayetlerinde katlediliyor. Katliamlara "kader" deyip geçen siyasi sorumlular ve bürokratları hesap vermiyor. Evi yakılmış, ocağı sönmüş milyonlarca mülteci, ucuz iş gücü olarak sermayenin hizmetine sunuluyor. Evden çalışma, esnek çalışma gibi adlar altında kadın emeği daha da değersiz hale getiriliyor. Kadınlar toplumsal yaşamdan uzaklaştırılıyor, eve hapis edilerek çalıştırılmak isteniyor. "Türkiye büyüyor". "ekonomi gelişiyor" masallarının büyüsü, açlık-yoksulluk sınırının altında ücretlerle, güvencesiz, sendikasız, ölesiye çalıştırılan emekçilerin gerçeğiyle bozuluyor. Emeğe böyle bir hayat dayatılırken, biz hayatı üretenler, işçiler, emekçiler, mimarlar, mühendisler, hekimler, kadınlar, gençler; yoksullar insanca yaşama ve insanca çalışma koşulları için 1 Mayıs'ta alanlarda buluşuyoruz! BARIŞ ve KARDEŞLIK IÇIN 1 MAYIS ALANLARINA!

"Türk tipi başkanlık sistemi" adı verilen totaliter ve otoriter yeni bir rejimin inşası yolunda ülkemiz giderek daha büyük bir kaosa doğru sürüklenirken baskı ve şiddet her geçen gün daha fazla artıyor işçilerin, emekçilerin ve tüm halkın yararına kullanılması gereken kaynaklar, savaşlara harcanıyor. Ortadoğu'da halklar arası düşmanlıkları kışkırtan çetelere silah yardımından tıbbi desteğe kadar pek çok kalemde gayet cömert olan iktidar, mesele işçiler, emekçiler olunca "mali disiplin" edebiyatına başvuruyor. Savaşlarda işçiler, emekçiler ölüyor. İktidarın kendine güç devşirmek için kullanmak istediği tabutlar yalnızca yoksulların evine geliyor. Yasadışı sokağa çıkma yasakları ile kuşatılmış, yakılmış yıkılmış kentlerde, açlığa, susuzluğa, mahkûm edilmiş, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun yüz binlerce insan, evlerini ve topraklarını terk etmeye zorlanıyor.

İçte ve dışta yürütülen savaş politikalarına itiraz edenler, barış isteyenler her tarafta patlatılan canlı bombalarla savaşa biat etmeye zorlanıyor. Ülkemizi ateşe atanlar. İktidarların kan ve gözyaşı ile inşa etmeye devam ediyor Ülkemizde ve bölgemizde, savaşın bedeli işçilere, emekçilere, yoksullara ödetiliyor. Savaşlara hayır demek için, barış için, kardeşlik için 1 Mayıs'ta alanlarda buluşuyoruz. DEMOKRASI IÇIN 1 MAYİS ALANLARINA! Bir ülke düşünün ki, iktidardaki küçük bir elit dışında herkes "düşman" veya „potansiyel düşman" ilan edilsin. Bir ülke düşünün ki iş güvencesi isteyen işçiler, "güvenceme dokunma" diyen kamu emekçileri "düşman"! Halkın sağlık hakkı için mücadele veren sağlık emekçileri, bilimin ve tekniğin imkânlarını halk yararına kullanan mühendisler "düşman"! Bir ülke düşünün ki barış istediğini söyleyen bir metne imza atan akademisyenler, emeğine ve yaşamına sahip çıkan kadınlar "düşman"! Demokratik üniversite isteyen öğrenciler, savunma hakkına sahip çıkan avukatlar, iktidar talimatı dışında haber yapmaya kalkan gazeteciler "düşman"! Bir ülke düşünün ki, sosyal medyada iktidarı eleştiren genç. "kral çıplak" diyen çocuk "düşman", doğanın talanına hayır diyen halk "düşman"! Dili farklı, inancı farklı, kimliği farklı her bir yurttaş "düşman"! Bir ülke düşünün ki tacize, tecavüze, çocuk istismarına "hayır" diyenler "düşman"! Bir ülke düşünün ki iktidar gibi düşünmeyen, iktidara biat etmeyen tüm emek ve meslek örgütleri 'düşman Nüfusunun büyük bir çoğunluğu "düşman" veya "potansiyel düşman" ilan edilen, adalet saraylar, büyürken hukukun ayaklar altına alındığı, ekmeğimiz küçülürken hapishanelerin büyüdüğü bir ülkede demokrasi için 1 Mayıs'ta alanlardayız!

Bizim amacımız 2016 1 Mayısı Türkiye'nin dört bir yanında özgürce ve kardeşçe kutlamaktır. Türkiye'nin ihtiyacı 1 Mayıs'ın Birlik- Mücadele ve Dayanışma ruhudur! Yaşasın işçilerin Birliği! Yaşasın Halkların Kardeşliği! Yaşasın Birlik-Mücadele Dayanışma! Yaşasın 1 Mayıs!” ifadelerini kullandı. Yapılan basın açıklamasının ardından KESK üyeleri alkışlarla dağıldı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER