banner54

Patatesin üretim alanı daralıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü’nün (FAO) ‘gizli hazine’ olarak tanımladığı patatesin, tahıllardan sonra insan beslenmesinde önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı.

Bayraktar, “patates, taşıdığı ekonomik önem ve besin değeriyle, dünyadaki açlığın ve kırsal yoksulluğun azaltılmasına büyük katkı sağlıyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, patates hasadının devam ettiği şu günlerde, planlı ve sürdürülebilir bir üretimin gerçekleşmesinin üreticilerin en büyük beklentisi olduğunu belirtti. Türkiye’de patates üretiminde meydana gelen dalgalanma ve pazarlama sorunlarının üreticiden tüketiciye tüm tarafları derinden etkilediğini bildiren Bayraktar, pazarlama sorunlarının yaşandığı dönemde düşük fiyat nedeniyle üretici mağdur olurken, arzın daraldığı dönemde ise yüksek fiyat nedeniyle tüketicilerin mağdur duruma düştüğüne dikkati çekti.

Patatesin, tahıllardan sonra insan beslenmesinde önemli bir paya sahip olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ucuzluğu, birim alandan fazla verim sağlanması, besin değerinin yüksek oluşu, sindirim kolaylığı, endüstride farklı şekillerde kullanılması ve her çeşit iklimde yetişmesi nedeniyle patates bugün hemen hemen bütün dünya milletleri tarafından yetiştirilmekte ve tüketilmektedir.

Dünyada üretilen patatesin yaklaşık yarısı taze olarak tüketilmekte, geri kalanı ise işlenmiş gıda ürünü, hayvan yemi, endüstriyel nişasta ve tohumluk olarak kullanılmaktadır. Taze tüketim daha çok fırında pişirme, haşlama, kızartma şeklinde olurken, işlenmiş gıda dondurulmuş parmak patates ve cips şeklindedir. Patates nişastası ise ilaç, tekstil ve kağıt endüstrilerinde yapışkan, tutkal şekillerinde kullanılmaktadır. Patates kabuğu ve işlendikten sonra kalan diğer değersiz atıklar ise nişasta yönünden zengin olduklarından sıvılaştırılabilmekte ve yakıt olarak kullanılan etanol yapılmak üzere mayalanabilmektedir.”

ÜRETİM ALANLARINDA DARALMA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2000 yılında 2 milyon 50 bin dekar alanda, 5 milyon 370 bin ton patates üretildiğini, patates siğili hastalığının 2004-2005 yıllarında yaygınlaşmasıyla uygulanan karantina tedbirleri sonucunda ekim alanlarındaki daralmaya bağlı olarak üretim miktarının da düştüğünü belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“2005 yılında 1 milyon528 bin dekar alandan 4 milyon 60 bin ton ürün elde edilmiştir. 2000 yılı ile karantina tedbirlerinin uygulandığı 2005 yıllarını kıyasladığımızda, ülkemizin patates ekim alanları yüzde 25 daralmıştır. Üretimin yoğun yapıldığı Nevşehir ve Niğde gibi illerden diğer illere yayılmasıyla patates ekim alanının 2012 yılında yeniden 1 milyon 720 bin dekar alana yükseldiğini, üretimin de 4 milyon 795 bin tonu geçtiğini görüyoruz. Ancak 2012 yılında üretim bu kadar artınca, yurt içinde ve ihracatta yaşanan pazarlama sorunlarıyla birlikte iç piyasada patates fiyatları kilogramda 15 kuruşa kadar geriledi. Üreticilerimizin ürünü tarlada veya depoda kaldı. Zarar eden üreticilerimizin ekimden vazgeçmesi sonucunda 2013 yılında bir önceki yıla göre ekim alanları yüzde 27 dolaylarında daraldı 1 milyon 250 bin dekara indi. Üretim de 3 milyon 948 bin tonla uzun yıllar sonra ilk kez 4 milyon tonun altına geriledi.

Son yıllarda ekim alanları azalmakla birlikte verimdeki artış nedeniyle üretim, 4-4,8 milyon ton arasında değişiyor. Planlı ve sürdürülebilir bir üretimin gerçekleşmesi üreticilerin en büyük beklentisi.

Türkiye’de hemen hemen her ilde patates üretimi yapılıyor. Üretim yoğun olarak sırasıyla Niğde, İzmir, Konya, Afyonkarahisar, Kayseri, Bolu, Adana ve Nevşehir illerinde gerçekleştiriliyor. Bu illeri sırasıyla Aksaray, Bitlis, Sivas, Erzurum ve Eskişehir takip ediyor. Toplam patates üretiminin yüzde 81,7’sini bu iller gerçekleştiriyor.”

Üretimde istikrarın sağlanması bakımından üretim planlaması yapılması, çiftçinin nerede ne kadar ürün yetiştireceğini bilmesi, üretimin Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre belirlemesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bilindiği üzere 2014 yılında yaşanan doğal afetler pek çok ürünümüzü olumsuz etkilemiş rekoltede düşüşler meydana gelmiştir. Nevşehir İlimizde de verimde düşüş yaşanmıştır. Üreticilerimiz doğal afetler karşısında savunmasız bırakılmamalıdır. Tarla ürünlerinde don ve kuraklığın sigorta kapsamına alınması ve üreticiler sigorta yaptırmaya özendirilmesi önemlidir.” Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER