banner54

Ne ilk, ne de son!

Şanlıurfa’da bu gibi evlerin çok olması ise, benzer olayların tekrar meydana gelmesi ihtimalini doğuruyor.

Şanlıurfa’da yağan yağmur, üstü naylonla örtülü eski Urfa evi yıkılmasına neden oldu. Evde oturan 6 kişi, şans eseri yara almadan kurtulurken, sokaktan geçen vatandaşın olmaması olası bir facia’yı da önledi.

Sabaha karşı etkisini artıran yağmur, yıkılma noktasına gelen evi çökertti. Türkmeydanı mahallesinde bulunan harabe ev, gece ani bastıran kuvvetli yağmura daha fazla dayanamayarak yıkıldı. İçersinde 6 kişinin kaldığı evde can kaybı olmazken, olayın sabaha karşı olması sokaktan geçen vatandaşlarının olmaması olası bir facia önledi. Bir hayır sever tarafından kendilerine para almadan kalmaları için verilen eski Urfa evi yağmura dayanamayarak yıkıldı.

MAHALLEDE EVLERİN YARISI AYNI DURUMDA

Türk Meydanı mahallesinde meydana gelen yıkılma olayının ardından konuşan İsa Çölbay adındaki bir vatandaş da, mahalledeki evlerin yarısından fazlasının yıkılma tehlikesi altında olduğunu söyleyerek, belediyenin harekete geçmesini istedi. Türk Meydanı mahallesinde imar sorunu yaşandığı için vatandaşlar evlerini yenileyemezken, belediyenin harekete geçmesi isteniyor. Çölbay, şu ifadeleri kullandı: “bu yıkılma ilk değil, son da olmayacak. Mahalledeki evlerin yarısından fazlası aynı durumda. Bütün evler yıkılma tehlikesi altında, belediyenin harekete geçmesi için birinin ölmesi mi lazım.”

İhtiyaç sahibi aileye hayırseverler tarafından verilen evin yıkılması aileyi mutsuz ederken, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının deveye girip girmeyeceği bilinmiyor. Evde 4 çocuğu ile birlikte yaşayan Müslüm Karataş, ihtiyaç sahibi olduklarını ve oturdukları evin hayırseverler tarafından kendilerine verildiğini belirterek, “sabaha karşı evin bir bölümü çöktü eşimle birlikte 4 çocuğumla bir odada yatıyorduk. Büyük gürültü sesi geldi baktık ev yıkılmış. Bu evi bize bir hayırsever verdi, kira vermeden oturuyorduk, evin üstünü naylonla örtük yaşanacak bir ev değil ama ne yapalım, burada yaşamaya mecburuz. Ben astım hastasıyım çalışamıyorum onun için kira ile ev tutamıyorum geceleri yağmur yağarken korkudan yatamıyoruz devlet binlerce Suriyeliye sahip çıkıyor ama bizlere sahip çıkan yok biz bu devletin öz evladıyız çocuklarım korkudan eve giremiyorlar devlet bizlere yardım etsin yoksa bu ev başımıza yıkılacak“ diye konuştu.

Evin yıkılmasının ardından çocuklarını babasının evine götürmek zorunda kalan Karataş, babası Halit Karataş’ın da zor durumda olduğunu ve ancak kendisine bakabildiğini söyleyerek, devletin yardım eli uzatmasını istedi.

“ASTIM HASTASIYIM, İŞ BULAMIYORUM”

Bir hayırsever tarafından verilen harabe evde oturan Karataş, astım hastası olduğu için iş bulamadığını ve ağır işlerde çalışamadığını söyleyerek, iş bulabilmek için defalarca valilik ve İŞ KUR’a başvuruda bulunduğunu kaydetti. Karataş, “işim olmadığı için kira paramı da ödeyemiyorum. Bize bu eve veren hayırsever bizden kira parası almıyor. Kolay bir iş istiyorum çünkü, astım hastasıyım nefesim her an gidebilir. Masa başı işinde çalışmam lazım, bunun için defalarca dilekçe verdim ama bize dönen olmadı. Şimdi evim de yıkıldı, tamamen ortada kaldım, bari şimdi bir yetkili bize çıksın” şeklinde konuştu.

SABAHIN SAAT 4’ÜNDE EVİ YIKILDI

Baraka tarzı bir evde, eşi ve 4 çocuğuyla birlikte yaşamını sürdüren Karataş, evinin üstünü naylon ve brandalarla kapatıp, yağmurlardan korunmaya çalışıyor. Derme çatma bir şekilde kurdukları evin sabahın saat dördünde yıkıldığını aktaran Karataş, “ev zaten yıkılma tehlikesi altındaydı, her yıkılacak diye bekliyorduk ama bu sabaha karşı yağmurun şiddetlenmesiyle birlikte yıkıldı. 4 çocuğum ve eşimle birlikte kaldığım bu ev, her tarafı çatlaklarla dolu, bazı yerleri şişmiş, yani hepsi yıkılabilir. Şu an yıkılan yerde yatmadığımız için şimdi hayattayız, yattığımız oda da yıkılma tehlikesi altında. Yetkililerin gelip burayı, bizim halimizi görmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

4 ÇOCUĞUYLA ORTADA KALDI

Evin bir bölümünün yıkılması üzerine babasına haber veren Karataş, çocuklarını babasının evine göndererek, tehlikeden uzak tutmaya çalıştı. 4 çocuğuyla birlikte ortada kalan Karataş, bir yandan babasına yük olduğunu, diğer yandan da nasıl bir hayat sürdüreceğinin derdine düştü. Perişan bir durumda kalan Karataş, durumunu şu sözlerle ifade etti: “evim de yıkıldıktan sonra 4 çocuğum ve eşimle ortada kaldık, bize bakan olmadı. Çocuklarımı tehlikeden uzak tutabilmek için babamın evine gönderdim ama orada da kalamayız çünkü, babamın da maddi durumu yok. Ne yapacağımızı, nasıl bir hayat yaşayacağımızı bilemiyorum. Burada yaşamaktan başka çarem yok, tüm tehlikeleri göze alarak burada yaşamaya devam edeceğiz.”

BABA KARATAŞ: YOKSULLUK ATEŞTEN GÖMLEK

Müslüm Karataş’ın babası Halit Karataş, yoksulluğun ateşten bir gömlek olduğunu söyleyerek, evi yıkılan oğlu için çok üzgün olduğunu söyledi. Baba Karataş, “sabaha kadar bize haber geldi, oğlumun evi yıkıldı, maddi durumu yok. Allah kimseye bu durumu yaşatmasın, yoksulluk ateşten bir gömlektir, Allah bu gömleği kimseye giydirmesin. Bunlara şimdi devletin yardım eli uzatmasını istiyorum. Devletimiz bu kadar Suriyeliye bakacak durumdaysa, bu aileye de bakabilir” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLAR KOMŞULARIN YARDIMIYLA OKUYOR

Evi yıkıldıktan sonra çocuklarıyla birlikte perişan bir hayata sürüklenen Karataş, 4 çocuğu olduğunu, bunlarda iki tanesinin de komşuların yardımıyla okuduğunu söyledi. İşsiz olduğu gerekçesiyle çocuklarını okutamadığını, okuyan çocuklarının ise komşuların yardımıyla okuduğunu aktardı. Komşuların yardımı dışında bir geliri olmadığını belirten Karataş, “4 tane çocuğum var, iki tanesi okuyor, çocuklarım komşuların yardımıyla okuyor. Komşularımız bize bakıyor, onlar sayesinde geçiniyoruz” dedi.

Evi yıkılan aile, valilik, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı başta olmak üzere yetkili kurum ve diğer hayırseverlerden yardım beklediklerini söyledi. (Ali ÇETİNKAYA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER