banner54

Meclis, 4 Eski Bakanın Fezlekesi İçin Toplandı

TBMM 4 eski bakan hakkındaki fezlekeler için bugün saat 15.00'da toplandı. Oturumu Meclis'in Nöbetçi Başkanvekili Sadık Yakut yönetiyor. Yakut'un yönettiği birleşimde önce elektronik yoklama yapıldı. Oylamada toplantı yeter sayısına ulaşıldı. 4 eski bakan hakkındaki fezlekeler için olağanüstü toplanan Genel Kurul'da fezlekelerin üst yazısı okunmadı. Bu arada Genel Kurulun toplanmasıyla birlikte bakanların yarısının Bakanlar Kurulu'na girmesi dikkati çekti. Fezlekeler, 'gizlilik kararı' gerekçesiyle okunmayınca muhalefetten büyük tepki geldi. TBMM TV saat 19:00'u geçtiği için Genel Kurul Salonu'ndan yaptığı yayına son verdi. 

15:32 - TOPLANTI YETER SAYISINA ULAŞILDI

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 15 mükerrer oy pusulası olduğu gerekçesiyle TBMM'nin toplanması için önergeye imza atan milletvekillerinin adını okudu. Yakut ardından "Toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz" diyerek toplantıyı açtı.

15:40 - MUHALEFETTEN İTİRAZLAR

MHP’li Oktay Vural, CHP’li Akif Hamzaçebi ve BDP'li Hasip Kaplan fezlekelerle ilgili Başkanlık kürsüsünden yapılan sunuşa itiraz etti. TBMM'de 4 eski bakan hakkındaki fezlekelerin görüşmeleri sırasında fezlekelerin okunmasıyla ilgili tartışma çıktı. Muhalefet milletvekilleri, fezlekelerin içeriğinin okunmasını gerektiğini savunurken, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, kanundan kaynaklanan gizlilik olduğunu söyledi.

VURAL: GEREĞİNİ YAPIN

MHP'li Vural, "Daha önce gelen tezkereler hangi yöntemle okunduysa o şekilde okuyun. Fezlekenin içeriğinin milletvekillerine sunulması lazım. Bu bilgi verilmemiştir. Lütfen bu sunuşunuzu düzeltin. Milletten saklamayınız. Türk milletinden saklayacak bir şeyiniz yoksa, bize gelen dosyayı incelemek istiyoruz. TBMM, milletin iradesine darbe vurma yeri değildir. Lütfen gereğini yapınız. Görevinizi kötüye kullanmayınız" dedi.

TBMM GENEL KURULU OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI- GALERİ

HAMZAÇEBİ: ŞU ANDA ANAYASAL SUÇ İŞLİYORSUNUZ

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzeçebi de "Yapmış olduğunuz işlem hem anayasaya, hem içtüzüğe hem de olağanüstü toplantı gündemine aykırıdır. Bizim talebimizin ilk bölümü fezleklerin okunması. İkinci bölüm ise fezlekelerin görüşmesinin geciktirilmesinin genel kurulda görüşülmesi. Siz fezlekelerin içeriğinin okunmasını engelleme hakkına sahip değilsiniz. Meclis Soruşturası denetim yollarından biridir. Meclis Soruşturmasında TBMM savcıların görevini yapar. TBMM kendisine ulaşan fezlekeyi sonuna kadar inceleme hakkına sahiptir. Bu güne kadar hep böyle olmuştur. Şu anda anayasal bir suç işliyorsunuz, tutumunuzu düzeltmeye davet ediyorum sizi" diyerek fezlekenin içeriğinin okunmamasına itiraz etti.

KAPLAN: KARDEŞİM BU DEVLET BİZE Mİ ÇALIŞIYOR

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da içtüzüğe dikkat çekerek fezlekelerin denetime açılmasını istedi. Kaplan, bizim 945 tane fezlekemiz geldi hepsi burada okundu.. Kürtçe 'su' demişiz fezleke gelmiş. Burada bazı fezlekeler kaplumbağa hızında geliyor. Başbakan akşam konuşuyor, sabah bizim fezlekelerimiz Meclis'e geliyor. Kardeşim bu devlet bize mi çalışıyor? 945 fezleke var ama çok şükür aralarında yolsuzluk ve yüz kızartıcı suç yok. Biz herkese eşit muamele yapılmasını istiyoruz. Bizim vekilimizle ilgili Mecliskürsüsünde 'terör örgütü üyesi gibi davranmaktan' fezleke geliyor. Bunu tartışabilmeliyiz ve oturumu usul tartışmalarına boğmamalıyız. 'Kürt Memet Nöbete' gibi bütün kritik oturumlarda 'Kayserili Sadık mı' nöbete gidecek?" dedi.

CANİKLİ: BİLGİLER TÜM TÜRKİYE'YE SERVİS EDİLDİ

AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise "Bilgilerin karartılması söz konusu değildir. Zaten fezlekelerin içeriği tüm Türkiye'ye servis edilmiştir. Dosyada gizlilik olmadığı için bir sakınca yoktur ancak gelen dosyalardaki gizlilik kararı devam etmektedir. Buradaki hassasiyet sadece çok açık bir hukuk kuralının ihlal edilmemesini istemekten kaynaklanmaktadır. Bu tür fezlekelerin eklerinin TBMM'ye gelmesine gerek yok. Bunun örnekleri vardır. Her aşamada soruşturma komisyonu kurulması için yeterli imza olduğu takdirde soruşturma komisyonu kurulabilir. Bakanlarımızın kendileri hakkında soruşturma kurulması talepleri ile bağlantılı olarak bizler Ak Parti olarak imza topluyoruz. Önümüzdeki güünlerde TBMM Başkanlığına verilecek. Biz de bunu talep ediyoruz. Çünkü soruşturma komisyonu üyeleri gizli bile olsa her türlü bilgiye ulaşabilirler. Biz de bunu temin etmek istiyoruz. Kaçırılan, gizlenen bir konu yoktur. Soruşturma komisyonu kurulduğunda muhalefete mensup arkadaşlarımız da bu bilgilerin tamamına erişeceklerdir" dedi.

HAMZAÇEBİ: DİLEKÇEYE HERKES GÜLER

Akif Hamzaçebi, "Konu usul görüşmeleri ile feda edilemez. Bizim toplantı çağrımızın nedeni fezlekelerin okunması. Eğer okunmasını istemiyorsanız bu çağrıyı yapmayacaktınız. Sayın Canikli'nin söylediğine kargalar bile güler.TBMM'yi toplantıya çağırmışız, milletvekilleri gelmiş. Böyle bir gündemde konu fezlekeler ve bakanların işledikleri iddia edilen suçlar. Bu güne kadar neyi beklediler acaba? Eğer hükümetin bu dosyaların açılmasından bir korkusu olmasaydı, kendilerine güvenselerdi bu dosyalar açılırdı. Bu dosyalardaki bilgilerin kamuoyuna açılmasından korkuyorsunuz. 4 bakanın verdiği dilekçeye herkes güler" dedi.
 
YUSUF HALAÇOĞLU: VEKİLLER İÇERİĞİ GÖRMELİ

Yusuf Halaçoğlu, "Demin AKP grup başkanvekili meclis başkanı adına konuşma yaptı. Biz Meclis başkanının aldığı kararı eleştiriyoruz. Bu şekilde Meclis’e sunamazsınız. Meclis sadece fezlekelerin adını alarak geçiştirme yapamaz. Neye göre oylanacak? Milletvekillerimiz bu dosyaların içeriğini görmeli. Sayın Canikli Meclis Başkanlığı adına bize cevap veremez. Bunun hesabını soruyoruz" dedi.
 
15:50 - KAPLAN: SİZİN CEP TELEFONUNUZA DA GELMİŞTİR BİRBİRİMİZİ KANDIRMAYALIM

Hasip Kaplan, "Milletvekillerinin ve grupların soruşturma açılıp açılmaması konusunda bilgi sahibi olması gerekiyor. Burada fezlekelere ulaşmak aleni şeyler. Şimdi Sayın Başkan 299 sayfalık rapor elimizde. Vermeseniz de bize ulaşıyor. Ama biz böyle bir rapor değil, resmi bir fezlekenin elimizde olmasını istiyoruz. Sayın Çiçek, "istek olursa içeriğe erişilebilir" diyor. Ama gönderdiği yazıda tarih yok. Meclis yazışmalarında tarih olmaz mı? Birazdan genel görüşme yapacağız. Bu da Anayasal bir düzenleme. Genel görüşmede herhalde kapalı oturum istemezsiniz. Soruşturma istediğinize göre kapalı oturum da istemezsiniz. Açmadığınız takdirde kürsüde açılır. Sayın Meclis Başkanım, internet böyle bir şey fezleke sizin cep telefonunuza da gelmiştir, birbirimizi kandırmayalım" dedi.
 16:06 MECLİS BAŞKANI BİRLEŞİME ARA VERDİ

Sadık Yakut, itirazlar üzerine konuyla ilgili Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Taha Akyol ve Sabih Kanadoğlu'nun bu konudaki görüşlerini paylaştı ve fezleke hakkında gizlilik kararına dikkat edilmesi gerektiğini savundu.

Sadık Yakut, itirazların devam etmesi üzerine Erdoğan Bayraktar hakkındaki suçlamaları okudu.  Ancak muhalefetin itirazları devam etti. Sadık Yakut," Biraz sonra genel görüşme açacağız" diyerek birleşime 10 dakika ara verdi.

16:50 OTURUM YENİDEN BAŞLADI, SIRRI SÜREYYA İTİRAZ ETTİ

Meclis oturumu 35 dakika sonra yeniden başladı. HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder Meclis Başkanı Sadık Yakut'un Hikmet Sami Türk için "saygın hukukçu" demesine itiraz etti. Önder, "Hayata Dönüş operasyonunu yapmıştır, elinde kan vardır. Saygın ifadesi böyle leblebi gibi dağıtılacak bir ifade değildir. Zabıtlara geçmesini istiyorum" dedi.

16:56 - SADIK YAKUT: FEZLEKELER OKUNMAYACAK

Sırrı Süreyya Önder'in itirazının ardından Meclis Başkanı Sadık Yakut, fezlekelerin neden okunmayacağına dair konuştu. Sadık Yakut, dosyalar üzerinde gizlilik kararının sürdüğünü belirterek fezlekelerin okunmayacağını açıkladı.

16:58 - MUHALEFET KÜRSÜYE YÜRÜDÜ

Sadık Yakut'un açıklamalarının ardından Meclis'te tansiyon yükseldi. Muhalefet partilerinden itirazlar geldi. Grupbaşkanvekilleri kürsüye yürüdü.  MHP'li Oktay Vural kürsüye yürüyerek karara itiraz etti. Vural, Sadık Yakutiçin "Siz gayrı meşru bir başkanlık yapıyorsunuz. Siz milletin egemenliğini gasp ediyorsunuz. Siz haram paracı Reza'yı koruyorsunuz" dedi. 
Sadık Yakut itirazlar üzerine usul tartışması açılmasına karar verdi. Tartışmalar sırasında Meclis TV'nin yayının sesini kısması dikkatlerden kaçmadı. 

17:04 - NURETTİN CANİKLİ: BİLGİLER HEPİNİZİN ELİNDE VAR

Sadık Yakut ardından AK Partili Nurettin Canikli'ye söz verdi. Canikli "bu bilgiler gizlidir. Biz hiçbir şeyi kapatmıyoruz. İlgili bakanlar da kendileri hakkında soruşturma komisyonu kurulması için başvrumuştur. Allah aşkına daha ne istiyorsunuz. Kimsenin bu bilgileri örtpas etmek gibi bir amacı yok. Zaten bilgiler hepinizin elinde var çarşaf çarşaf.  Ama kimse çok açık şekilde anayasamızın ve kanunların suç saydığı bir fiilin burada işlenmesibi talep edemez. Amacınız üzüm yemekse gelin komisyon kuralım, soruşturalım. Amacınız bu değil . algı oluşturmak. Gerçekten amacınız gerçeklerin ortaya çıkması olsa soruşturma komisyonuna destek verirsiniz. Amacınız bu değil." dedi.

17:07 - FARUK BAL: DİNEN HARAM, ÖRFEN AYIP, KANUNEN SUÇ!

Nurettin Canikli'nin ardından MHP Genel Başkan Yardımcı Faruk Bal kürsüye çıktı. Bal, "Ortada bir durum var. Bu durum rüşve,t yolsuzluk, kara para aklama, altın kaçakçılığı gibi dinen haram, örfen ayıp, kanunen suç, delilleri de çarşaf çarşaf ortaya dökülen bir olay. Ortada bir suç örgütü var, bunun içinde dört tane sayın bakan var. savcılık soruşturmayı yürütürken bir takoza takıldı. O da dokunulmazlık. Buradaki çalışmanın iki anlamı vardır.
Savcının yetkisini TBMM kullanacaktır adli görevdir. İki siyasi denetim görevidir. Siz sayın başkan savcılıkla yaptınız ben biliyorum, hiç duydunuz mu, savcının elindeki araştırma dosyası savcının elinden gizlenir mi? Siz böyle bir karar verdiniz. Böyle milletin iradesi olur mu? Ortada gayet açık nettir ki, dinen haram, kanunen suç, örfen ayıp bir durum vardır. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Ama belli belli besbelli ki, siz vicdanınızın partinizin genel merkezine teslim etmişsiniz." dedi.

17:11 - HASİP KAPLAN: ADINIZ AK DA OLSA SİZİ AKLAMAZ

BDP'li Hasip Kaplan kürsüye çıktı. Sadık Yakut'un lehte söz aldı demesi üzerine Kaplan itiraz etti ve lehte söz almadığını dile getirdi. Kaplan "Komisyonlara gidince herkes okur ama milletvekilleri okuyamaz. Böyle olmaz. Kuzu komsiyonda okuyacak, Kaplan okuyamayacak. Böyle olmaz. Eğer gizliyse sizin ayrıcalığınız ne? Eğer gizliyse sizin bildiğiniz şeylere biz neden muttali olamıyoruz. Başkan bilecek, katipler bilecek, adı gizli olacak. Bunun neresi gizlidir. Burası seçim meydanı değil. Meclis'teyiz. Adınız Ak da olsa bu sizi aklamaz. İnanıyorum ki, Ak Parti içinde yüzde 90'ı vicdanen rahatsızdır. Vatandaşlarımız rahatsız. Hukuk işlemiyor, Meclis çalışmıyor. Biz buraya kazık çakmaya gelmedik. Alnı ak, başı dik görev yapmaya geldik" dedi.

17:15 - AKİF HAMZAÇEBİ: CANİKLİ DİYOR Kİ; OKUNURSA DUMAN OLURUZ

Söz alan CHP'li Hamzaçebi, "Aslında Sayın Canikli demek istiyor ki; "Bu fezlekeler okunursa duman oluruz."  Bu yüzden engellemeye çalışıyor. Eğer bu gizliyse bürokratlara da gizli olacak. Bürokratlar inceliyor, iktidar inceliyor ama milletvekillerine gizli. Korkmuyorsanız açın, neden saklıyorsunuz? Eğer bunu 'paraleller yaptı' diyorsanız gelin bunu da açığa çıkartalım. Neden korkuyorsunuz? Bugüne kadar uygulamalar bu yönde olacaktır. Sayın Başkan doğruyu söylemiyor. Sayın milletvekilleri, Türkiye bu şekilde yoluna devam edemez. Türkiye 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi, Meclis'ten onurlu bir duruş bekliyor" dedi.

17:19 - "BURADA DA ALO FATİH Mİ VAR"

Hazaçebi'nin sözlerinin ardından Oktay Vural, sözlerinin Meclis TV tarafından kesildiğini söyleyerek "Burada da Alo Fatih mi var?" diye sordu. Sadık Yakutise "Zaman zaman mikrofonları kapattığımız için olabilir. Ama inceleyeceğiz" diyerek yanıt verdi. 
 
17:22 - BİRLEŞİME ARA VERİLDİ

Sadık Yakut, 4 eski bakan hakkında savcılıktan gelen fezleke hakkında Cemil Çiçek'in genel görüşme açılamayacağı yönündeki görüş yazısını okuttu. 

Genel Kurul'dan itirazlar yükselirken Meclis Başkanı Sadık Yakut, birleşime 5 dakika ara verdi.

17:35 - BİRLEŞİM YENİDEN BAŞLADI

Genel görüşme talebi üzerine parti grupları adına temsilciler konuşuyor. 

17:38 - BEKİR BOZDAĞ: 45 GÜN DEĞİL, 26 GÜN BEKLETİLDİ 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hükümet adına konuşmak için kürsüye çıktı. Bozdağ, "Soruşturma hakkında idari bir engelleme olduğu iddiası gerçek dışıdır. Fezlekenin 45 gün bakanlıkta bekletildiği gerçek dışıdır. 26 gün bekletilmiştir. Bu bakanlığın yetkisi kapsamında bir işlemdir. Bakanlığın buradaki görevin sadece postacılıktır. Bu evrakın içerisine bakması mümkün değildir. Biz bunu iade ettik. Bakarsanız esasında cumhuriyet savcılığın yazısına, 2006’daki genelgeye atıf yaparak gönderiyor. Burada usule aykırı bir işlem yok. Biz geldiği gibi göndermiş olsaydık bu sefer de başka şeyler söylenecek. Niye onu yapmadınız, niye bunu yapmadınız? Bu tartışmaların bir faydası yok. Yürürlükteki mevzuata uygun mu değil mi? Bizim yaptığımız işlem doğrudur. Diğer bir husus bakın bakanlarla ilgili hususlarda Meclis’i harekete geçirme görevi savcılara ait değildir." dedi.

Bozdağ kürsüden muhalefetin tutumunu da eleştirerek "CHP bu önergeyi bugüne kadar verebilirdi. Ben şimdi soruyorum.17 Aralık'ta gündeme gelen tartışma çerçevesinde, TBMM Meclis soruşturmasına ilişkin önergeyi verebilirken, üç ayı geçti, neden bugüne kadar vermediniz? Anayasayı okuyun. Herhangi bir yerden yazı istemiyor. Basında çıkan bir haber üzerine, ya da haber olmadan da bunu yapabilirsiniz. Anayasa buna açıkça ifade ediyor. Bakın bundan önce de, daha önce Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor, Hakkı Süha Okay, Kemal Anadol. Sayın Beşir Atalay ile ilgili 4 Haziran 2008’de meclis soruşturmasına açılmasına ilişkin bir önerge vermişler. Atalay’la ilgili savcılardan yazı mı geldi? Ne geldi, çıkan haberler üzerine böyle bir yola gidildi? CHP grubu, yapılan kadrolaşmayla ilgili önerge verdi, Baykal’ın da imzası vardı. Bununla ilgili de bir şey yoktu. O zaman fezleke okunmasını kimse beklemedi. Ne yaptı? 55 vekil bir araya geldi, imzasını koydu önergesini koydu. CHP bu önergeyi bugüne kadar verebilirdi. Vermedi, siyaseten bunu kollanmak için yaptınız. Samimiyseniz 17’sinde 18’inde 19’unda verecektiniz. Bunu yapmadınız, şimdi meydanlarda kullanıp, orada burada konuşup kalkıp buraya başka türlü noktaya meseleyi taşımayın. " dedi.

Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü; Anayasa ve içtüzük çok açık. Komisyon çalışmaları gizlidir. "Komisyon üyeleri dışında hiçbir milletvekili inceleyemez" diyor. Bunu Meclis içtüzüğü söylüyor. Şimdi böyle olduğu halde kalkıp bütün Meclis'in genel kurulunu savcı yerine koyan bir değerlendirme yapamayız. O yetkisi sadece komisyon üyeleri kullanabilir. Daha komisyon kurulmadan bu konuların genel kurula getirilmesi anayasaya da içtüzüğe de aykırıdır.Soruşturmanın gizliliği idari bir tasarruf değildir, hukuki bir tasarruftur. Madem ki kurulacak komisyon bakanlarla ilgili soruşturma yapmaya yetkili olacaksa, usul konusunda da aynı yöntem izlenmelidir. Burada partizanca davranmayı da içtüzük yasaklıyor. Çünkü bu konu önemli bir konudur. 

17:58 - Akif Hamzaçebi Bozdağ'ın sözlerine itiraz etti. Meclis Başkanı 2 dakika söz verdi.

17:59 - AKİF HAMZAÇEBİ: FEZLEKELERİ BEKLEDİK

Akif Hamzaçebi, "Konuyu saptırmaya gerek yok. Türkiye'nin gündemi, siyasetin gündemi değişmiştir. Halkın siyasete, hükümete bakışı değişmiştir. Her gün yeni bir dinleme kaydı medyaya intikal etmektedir. Böyle bir ağır bir tramvayı toplum yaşıyor.  Savcıların düzenlemiş olduğu fezlekeler 28 şubatta bütün engellemelere rağmen TBMM'ye gelmiştir. CHP olarak fezlekelerin Meclis'e gelmesini bekledik. Gazete haberleriyle soruşturma önerisi verilmez. Bütün delillerin Meclis'e sunulması gerekmektedir. Geçmişteki tutumumuzla bugünkü tutumumuz arasında bir fark yoktur. Bakanlar hakkındaki Meclis soruşturma önergemiz Meclis Başkanlığı’na verilecektir. AKP’nin vereceği yangından mal kaçırmak gibi Meclis önergesi olmayacak bizim vereceğimiz " dedi.

18:01 - Hasip Kaplan kürsüye çıkmadan CHP'li Kamer Genç ve Meclis Başkanı arasında bir tartışma yaşandı. 

18:03- HASİP KAPLAN KÜRSÜDEN FEZLEKEYİ GÖSTERDİ

Kürsüye çıkan Hasip Kaplan, "HDP'yle ortak noktada olduğumuzu belirtmek isterim. Fezleke konusunda en tecrübeli olanınız biziz. Bize yapmadığınız kalmadı. 945 fezleke geldi bizimle ilgili. Bunların dışında AK partinin 90 CHP126 fezlekesi var. Bizimkilerin temel konuları düşünce yasalarıyla ilgili. Bizim fezlekeler jet hızıyla geliyor. İktidara ait oldu mu kaplumbağa hızıyla geliyor. Bizim fezlekeler akşam hazırlanıyor, sabah geliyor Meclis'te de okunuyor. Başbakan, "alışılmışın dışında karar vermeyi düşünüyoruz" diyor. BDP'lilere dokunuluyor. Diğer iki muhalefet partisi de hiç itiraz etmedi. Bakın ne yazıyor. 'Başbakan akşam söyledi, sabah fezlekeler Meclis'e geldi.' (Elindeki gazeteyi gösteriyor.) Bizim fezlekelerimiz söz konusu olunca hepiniz kahraman oluyorsunuz biz de vatan haini. Biz Meclis'in Kunta Kinte'leri, siyahları. Belediye Başkanlarımız hala tutuklu. 14 Nisan'da 5 yılları doluyor diye haklarında tahliye kararı verilmedi. Ana dilimi konuştuğum için hakkımda fezleke hazırlandı. Bizzat Adalet İşleri Ceza İşleri Genel Müdürlüğü. İhbar eden Edirne Emniyet Müdürlüğü. Maşallah bakın paralel halde iyi çalışmışlar. Yüzde 10 seçim barajına sığınmak namertliktir" dediğim için hakkımda fezleke hazırlanmış. Bugün de aynısını söylüyorum. Şikeyetçi kim, Kırklareli Cezaevinde bir gardiyan! Mağdur kim, Başbakan ve Bakanlar Kurulu. Bu namertliktir namertlik. Polisin, gardiyanın arkasına saklanmayın. Bu ayıptır ayı! Şikayet edecekseniz çıkın mertçe şikayet edin." dedi.

Hasip Kaplan elindeki fezlekeleri kürsüden göstererek "Bunlar bizim fezlekeler gelelim sizin fezlekelere. Gizliymiş fezleke. Hangi fezleke? Başkanvekilin okuduğu fezleke… Posta treni gibi durak durak gezen fezlekenin neresi gizlidir. 299 sayfa. İsteyen varsa vereyim. Bu mudur gizlilik? Bakın 299 sayfa. Bir trafik var arkadaşlar. Siyasetten mafyaya, kara para aklamaları var. Bakanların şahsının ötesinde çok ciddi iddialar var. Deve kuşu gibi kafamızı kuma mı gömelim. Biz net ve dik bir duruş sergiliyoruz. Yolsuzluk soruşturmasında Meclis şeffaf olmalı. Bunlar konuşulmalıdır. Sizleri rahatsız etmiyor mu? Bağımsız yargı işlemezse, hukuk ve demokrasi işlemezse ve hep bir tek soruşturma evrakı ortaya konuşmuyorsa meydanlarda bağırmanın bir anlamı yok. Binlerce polisi yerinden aldınız. Toplumsal gerilim ve kutuplaşma hayri alamet değil. Meydanlar savaş meydanı değil seçim meydanı. İyi bakın başbakan herkesle kavga ediyor. Önüne geleni vuruyor kırıyor. Bunun bir freni olmalıdır. İtalya'da temizeller operasyonunu bilmeyen var mı? Başbakanlar da yargılanmıştı. Dünya bizi izliyor. Facebook, Google. İran'da yeni bir skandal patladı. Bunun ucu buraya gelecek. Biraz araştırırsanız bir trafik güzergahı içinde olduğunuzu görürsünüz. Babek Zencani'den Reza Zarrab'a..." dedi.

18:23 - MHP'Lİ FARUK BAL: BİLAL SAF BİR ÇOCUK

MHP genel başkan yardımcısı Faruk Bal, "Meclis tarihinde çok önemli bir gün yaşıyoruz. Vahim suçlarla karşı karşıyayız. Hepimiz biliyoruz ki ortaya çıkan son durum haram sofrasından yararlanmaktır. AKP'nin sayın vekilleri biat kültürünün gereği olarak genel merkezden aldıkları talimatla oylarını kullanacaktır. Hikayeyi size anlatayım. Hikaye 17 aralık günü başladı. Bakanlar'ın çocukları gözaltına alındı. Ayakkabı kutuları içinde milyon dolarlar saklayan bir banka genel müdürü. Oğlunun yatak odasında 7 kasa bulunan bir bakan, 700 bin TL'lik saati rüşvet olarak alan bir bakan, AVM'lerde örgüt kapsamında yapılan toplantılar. Bavul ile taşınan milyon dolarlar sığmamış ki, havaalanı girişinde sırt çantasında milyon dolarlar. Sayın Başbakan'ın oğlu Bilal'in katılmış olduğu örgütsel toplantılar.. Devletin vahim durumu. İçişleri Bakanı'nın isteğiyle emniyet istihbaratı suçluları takip eden polisi takip etmiştir. Daltonlar gibi bir birini takip eden kolluk kuvvetleri!  Siz 'Biz AK Partiyiz' diyorsunuz. "Beşer şaşar, adalet gereğini yapsın" demenizi bekliyordu kamuoyu. Biz MHP olarak geçmişte bunun örneğini aynen verdiğimiz için bu beklenti içindeydik. Ama böyle olmadı. Önce bu adli süreci yürüten polisler çil yavrusu gibi dağıtıldı. Savcılar farklı yerlere sürüldüler. Adalet Bakanı'nın talimatı ile HSYK'nın yapısı değiştirilerek savcılar, hakimler görevden alındı. Adli Kolluk sitemi değiştirildi. HSYK'nın içi içi boşaltıldı. Bu delilleri delil olmaktan çıkartacak kanunlar çıkartıldı. Bu ahlaksızlık AKP'nin oyları ile yapıldı. Mesele belliymiş. Büyük balık geriden geliyormuş. Bakanın kara parayı aklamak için binde 5 komisyon aldığı ve milyonlarca doları rüşvet olarak aldığını iddia eden bir fezleke söz konusu. Millete "paralarınızı bankaya getirin" diyen Süleyman Aslan, kendisi 4.5 milyon doları evinde saklamış. İçişleri Bakanı'nın 15 kez de 5.8 milyon dolar ve danışmanlık adı altında çok miktarda rüşvet aldığı iddia ediliyor. Son dönemde vaizliğe başlayan Egemen Bağış ise milyonlarca dolar rüşveti çikolata kutuları ile ayakkabı kutuları ile getirtiyor. Bu tablo milletin vicdanında yer bulmuştur. 

AKP bu konuda gereğini yapması gerekirken yapmıyor. Çünkü ucunun Başbakan'a ulaşacağı biliniyor. Oğlunu arayıp parayı sıfırla diyor. Biraz safça bir çocuk. Parayı sıfırlayamıyor. Kalan 30 milyon euro ile evler alıyor. Ayakkabısının altı delik diye, inançlı bir insan diye bu milletin teveccühünü kazanan bir başbakan bugün hesap vermekten kaçınıyor. Vatandaş bu cumhuriyet tarihinin en karanlık tablosunun hesabının sorulmasını istiyor. Ayrıca en büyük siyasi krizidir. Bugüne kadar hiç bir hükümet, bu tür iddiaların üstünü örtmek için bu kadar çaba sarf etmemiştir. Bu kriz, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük hukuk krizidir. Çünkü hiç bir dönem, tek parti döneminde bile yargıyla bu kadar oynamamıştır. 
 
Kırım sorunu varken, Akdeniz'de doğalgaz aranırken Türkiye bunları konuşmak yerine "Montaj-dublaj- paralel" tartışmaları ile uğraşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hiç bir dönemde kendi yolsuzluğunu kapatmak için istiklal savaşının arkasına sığınan bir başbakan görmemiştir. Eğer bu bir istiklal savaşı ise, Türkiye'yi bu duruma getiren Başbakan'ın kendisidir. 
 
Kendioğlunu 23 Şubat tarihine kadar ifadeye göndermiyor, savcılar, mahkemeler değişince Bilal Bey'in avukatı 'ifade vermeye hazırız' diyor. Çünkü 'Allah uzun ömürler versin Uzun Adam' diyen bir hakim atanmıştır. Bu kişi Başbakan'ı 'Beni serbest bırakmazsanız bildiklerimi açıklarım' diyerek tehdit ettiği iddia edilen Reza Zarrab'ı ve bakan çocuklarını tahliye etmiştir.
 
Önümüze gelen fezleke dosyasını Sayın Adalet Bakanı incelediğini daha önce incelediğini daha önce basına açıklamıştır. İlerde çıkacak suçlara göre, 17 ilde hakimleri ve savcıları tayin ettiği ve meseleyi yargıda halledebileceği duruma getirmesine neden olan fezleke değildir. Bu fezleke değişmiş. Bu fezlekenin değişmesinde sizin bir rolünüz varmı?
 
Ortaya dökülenler tek bir şeyi ifade ediyor. Haram sofrası kurulmuş. Bu haram sofrasından nemalanan bakanlar, bakan çocukları var. Bunun ucu Başbakan'a kadar ulaşmıştır. Bu haram sofrasından nemalanmak haksızlık mıdır, değil midir? Peki bunlar suç mudur, değil midir? Bizim örfümüze göre milletin verdiği yetkiyi şahsi çıkarları için kullanması hem ayıp hem suç değil midir? Tekrar soruyorum, haram mıdır, ayıp mıdır, suç mudur? Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bunun gereğinin yerine getirilmesine dair ümidimi hala muhafaza etmek istiyorum. " dedi.

18:44 CHP'Lİ ALİ ÖZGÜNDÜZ: AYETLERLE DALGA GEÇEN EGEMEN'İ Mİ SAVUNUYORSUNUZ

CHP'li Ali Özgündüz, "Bugün niye toplandık. Bizim CHP grubu olarak fezlekelerin okunması Genel Kurul'un bilgisine sunulması için toplandık. Meclis Başkanı ne yaptı. Başkan söz konusu eski bakanlar hakkında gelen fezlekenin başlığını okumuştur. Bu böyle olmaz. Meclis Başkanı'nın tek başına bakanlar hakkında Meclis araştırması açma yetkisi olmadığı için, milletvekillerine bu konuda bilgi vermek zorundadır. Aksi takdirde vekiller hangi suçtan hangi vekil hakkında soru önergesi verdiğini bilemez. Kişinin vicdanen müsterih olup buna göre imza atması için bu dosyaların açılması zorunludur. Daha önce Adalet Bakanlığı'na geldi. Bakan diyor ki "26 gün beklettik, bizim işimiz postacılık." Postacıysan neden 26 gün bekletiyorsun? Göndersene, ama asıl amaç delilleri karartmak ve savcıları değiştirmek. Bir bakan dinleme tapelerinin çıkartılmasını istiyor. Demek ki bunlar montaj değil. Sizin savunmanız çöküyor bu taleple. Siz neye göre Meclis soruşturması için imza  verdiniz. Bizim bu dosyalardaki iddiaları bilmek ve bunu soruşturmak istiyoruz. Çikolata kutularını, Marina'ları sormak istiyoruz. 700 bin TL'lik saati sormak istiyoruz (Elindeki kağıtları göstererek) 

Siz bir cümlesi için Sayın Önder Sav'ı linç etmeye kalktınız. Bu Egemen Bağış var ya, çikolatacı, Ayetlerle dalga geçen. Allah'ın kelamıyla alay eden bu adamı mı koruyorsunuz? 
 
Bu soruşturma sizin iddia ettiğiniz gibi seçimler gözetilerek başlatılmış bir soruşturma değil. Öyle olsaydı, 1 Mart'ta gidilir ve Bilal Erdoğan evindeki 1 milyar dolarla birlikte alınırdı. 2007 yılında başlıyor bu olay. Kapukule'de uyuşturucu ele geçiriliyor. Edirne'de dinlemeler başlatılıyor. Bu soruşturma yurt dışına çıkan eroin yüklü TIR'da yapılan arama ile başlamıştır. Reza Zarrab'la ilişkili olduğu iddia edilen ilişkiler nedeniyle MASAK bunu inceliyor. Daha sonra yine Zarrab'a ait döviz bürosunda kara para aklandığı iddiası üzerine sizin önceki İçişleri Bakanınız izin veriyor. Kendisini tebrik ediyorum. Ama bu izni veren 'mama' dağıtılan bakan değil. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu teknik takipler ve deliller üzerine soruşturma başlatıyor. Reza Zarrab ve ekibinin teknik takibi sırasında bakan çocukları, bakanlar ve bazı bürokratların bu yapıyla rüşvet ilişkisi içinde olduğu anlaşılıyor. Oğlu fark edip Muammer Güler'e bildirince 17 Aralık'ta soruşturma başlatılmak zorunda kalınıyor. Geçin komplo, paralel iddialarını. Bunların hepsi kamuoyunu yanıltmak için yapılan manipülasyonlardır. 
 
Türkiye'yi kara para cennetine çevirdiniz. Ben bir vatandaş olarak bunu istiyorum. Biz de Meclis olarak bunun gereğini yapmalıyız. Bu yargılamayı yapacak olan mahkemelerdir. Biz sadece bunun gereğini yapacağız." dedi.

"YAYIN BİTTİ" ANONSU YAPILDI

Sadık Yakut oturuma 10 dakika ara verdi. TBMM TV saat 19:00'u geçtiği için Genel Kurul Salonu'ndan yaptığı yayına son verdi. Yayın sonlandıktan sonra yapılan anonsta ise görüşmelerin internet sitesinden takip edilebileceği belirtildi.

CHP TAM KADRO MECLİS'TE

Genel Kurul'daki toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. CHP milletvekilleri ise tam kadro Genel Kurul'da yerini aldı. MHP ve BDP de görüşmeye katılıyor. 

KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul'un olağanüstü toplantısına katılmak için TBMM'ye gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu gazetecilerin soruları üzerine, "Olması gerekeni yapmışlar. Doğru yapmışlar. Ama geç kaldıklarını biliyoruz. Keşke bu girişimden önce daha olaylar medyaya yansıdığında yani 17 Aralık'ta böyle bir talepte bulunsalardı çok daha şık olurdu. Ama yine de olumlu" diye konuştu.

AK PARTİLİLER OYLAMANIN ARDINDAN GELDİ

Yoklama sırasında Ak Parti sıralarında milletvekili sayısının azlığı dikkat çekti. Oylamanın açıklanmasının ardından AK Partili vekiller de Genel Kurul Salonu'na girdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER