banner112
banner54

LPG yüklü TIR patladı; can pazarı yaşandı

Diyarbakır-Bingöl karayolunda devrilen LPG yüklü tankerin patlaması sonucu olay yerinden geçen 2 yolcu otobüsü ile bazı araçlarda yaralanan 66 kişi, Diyarbakır, Batman, Bingöl ve Şanlıurfa'daki hastanelere kaldırıldı.

Edinilen bilgiye göre, henüz plakası belirlenemeyen LPG yüklü tankerin Diyarbakır-Bingöl karayolunun 90'ncı kilometresinde devrilip, ardından patlaması sonucu yoldan geçen iki yolcu otobüsü ile bazı araçlarda yaralanan 66 kişi askeri helikopterler ve ambulanslarla Diyarbakır ve Bingöl'deki hastanelere getirildi.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde ilk müdahaleleri yapılan ve vücutlarında yanıtlar olduğu gözlenen yaralılardan bir kısmı Batman ve Şanlıurfa'ya sevk edildi.

Lice ilçesinde yaşanan olay nedeniyle Diyarbakır Valiliği'nde Vali Mustafa Cahit Kıraç başkanlığında kriz masası oluşturuldu.

Valilik, Sağlık Bakanlığı'ndan olası gelişmelere karşın ambulans uçak talebinde bulundu.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da hastaneye gelerek, yaralıları ziyaret etti.

  Lice ilçesinde LPG yüklü tankerin patlaması sonucu meydana gelen olayda, Ramazan Bayramı'nda ailelerine sürpriz yapmak için Adıyaman'dan memleketleri Erzurum'a gitmek üzere yola çıkan öğretmen çift ve 1,5 aylık bebekleri de yaralandı.

Diyarbakır-Bingöl karayolunda dün gece devrilen LPG yüklü tankerin patlamasına seyahat ettikleri otobüste denk gelen Osman, bir yıllık eşi Zuhal ve bebekleri Berkan Umut Çetinçakmak, olaydan yaralı kurtuldu.

Osman Çetinçakmak, kaldırıldığı Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından sevkedildiği Memorial Diyarbakır Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde, Zuhal Çetinçakmak ve bebeği ise Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.

Olayda yaşadıklarını gözyaşları içinde AA muhabirine anlatan Zuhal Çetinçakmak (23), Adıyaman'da okul öncesi öğretmeni olduğunu, eşinin de öğretmen olması nedeniyle Ramazan Bayramı için memleketleri Erzurum'a giderek ailelerine sürpriz yapmak istediklerini söyledi.

- "Öleceğimizi düşündüğüm için kendimi bırakmıştım"

Dün akşam saatlerinde yola çıktıklarını ifade eden Çetinçakmak, yaklaşık 100 metre ileride bir otobüsün durduğunu ve dumanların yükseldiğini gören şoförün otobüsü durdurarak aşağı indiğini belirtti.

Çetinçakmak, şoförün otobüse döndüğünde "birşey yokmuş" diyerek aracı çalıştırmak istediğini ancak aracın çalışmadığını ifade ederek, şöyle dedi:

"Etrafı duman sarmıştı. Göz gözü görmüyordu. Şoför araçtan inince bazı yolcularla eşim de inip bakmak istedi. Bebeğimi o sırada huzursuzlandığı için kucağıma aldım. Bir anda patlama oldu. Ardından ikinci patlama geldi. Bebeğim sarsıntının etkisi ile yere düştü, başını çarptı. Her yer alev içindeydi. Ellerim, yüzüm, oğlumun yüzü yandı. Araçtan çıkmak aklıma gelmedi. Çünkü öleceğimizi düşündüğüm için kendimi bırakmıştım. Patlama durduktan sonra bir kişinin araçtan indiğini görünce araçtan çıkmak aklıma geldi. Sağa sola savrulan koltukların üzerinden kucağımdaki bebeğimle atlayıp otobüsten çıktım."

Bu sırada arkadaki araçta bulunan iki kişinin yardımı ile olay yerinden uzaklaşmak için araziye doğru kaçtığını kaydeden Çetinçakmak, o sırada dışarıda kimsenin olmadığını, karanlık ve duman nedeniyle etrafta kimseyi göremediklerini dile getirdi.

Çetinçakmak, kaçarken eşini gördüğünü, yaşadığı için çok sevindiğini ancak ağır yaralı olduğu için üzgün olduğunu belirterek, "Herkes yanıyordu. Ölmediğimize şükrettim" diye konuştu.

"Bayram tatili için babamlara gidiyorduk, sürpriz yapacaktık. Aklımıza gelmeyecek bir olay yaşadık" ifadesini kullanan Çetinçakmak, şunları kaydetti:

"Bazılarının pantolonlarının kemeri tutuşmuştu. Kimse kimseye yardım edemiyordu. Anlatılamaz bir durumdu. Biz yaşadık Allah kimseye yaşatmasın. Eşim babamı arayarak, 'baba biz yanıyoruz, yetişin, bizi kurtarın' dedi. Patlamada eşim ağır yaralandı. Ben ve bebeğim de yanık oluştu. Yoğun bakımda eşimin sesini duydum ama ona birşey olmasından korkuyorum. Önümüzde bir başka otobüs olmasına rağmen patlamadan çok etkilendik. Bir felaketti. Adeta kıyamet koptu sandım. İnsan başına ne geleceğini bilmiyor."

Haberi alır almaz Erzurum'dan Diyarbakır'a gelen Zulah Çetinçakmak'ın babası Ahmet Yıldız da olay yerine geldiklerinde yolun kapalı olduğunu bu nedenle alternatif yollardan Diyarbakır'a ulaştıklarını söyledi.

"Allah kızımı, torunumu ve damadımı bize bağışladı" diyen Yıldız, olayda yaralananlara acil şifa diledi.

Yıldız, "Bize sürpriz yapacaklarmış. Ben bebekleri küçük olduğu için yola çıkmalarını istemedim. Annesi görmeyi çok istemişti. Bu kaza başımıza geldi. Buna da şükür. Beterin beteri var. Allah böyle bir kazayı bir daha göstermesin" şeklinde konuştu.

Aynı hastanede tedavisi süren Necmettin Aslan da (65) Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde uzman doktor olarak görev yaptığını, aynı zamanda Erzurum'da Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde okuduğunu söyledi.

Sınava girmek için Erzurum'a giderken otobüste patlamayı yaşadıklarını ifade eden Aslan,  kendilerini zor kurtardıklarını anlattı.

Aslan, bir anda alevlerin içinde kaldıklarını kaydederek, şöyle dedi:

"Bir kadın yolcu şoföre, 'Ne yapacağız?' diye sordu. Şoförde, 'hepimiz öleceğiz' diyerek otobüsü bizden önce terketti. O sırada bir alev topu üzerimize doğru geldi. Kendimizi kapıdan dışarıya zor attık. Allah'tan kapı açıktı. Ağır hareket edenler orada kaldı. Şoför bizi uyarabilirdi. Alev geldiği zaman dışarıda olanlar yandı, otobüs bir ölçüde alevin hızını kesti. Dışarıda her yer yanıyordu. Tam bir felaketti." AA

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER