banner112
banner54

IŞİD’i durduracak bir güç yok mu?

Son zamanlarda Şanlıurfa’da da Suriye plakalı araçlarda bomba ve patlayıcı maddelerin ele geçirilmesiyle ilgili konuşan TUBDER Başkanı Karataş, bu bombaların yıllar önce Türkiye’ye sokulduğunu ileri sürdü.

2 yıl önce Suriye sınırına gittiğini ve orada hiçbir şekilde sınır güvenliğinin olmadığını kaydeden TUBDER Başkanı Kenan Karataş, o dönemlerde terör örgütü mensuplarının Türkiye’ye geçtiğini ve burada pusuda beklediğini iddia etti. Toplumsal Uzlaşı ve Barış Derneği(TUBDER) Başkanı Kenan Karataş "Türkiye sınırları kalbura dönmüş, girenin çıkanın belli olmadığı, terör gruplarının cirit attığı yol geçen hanına döndü" diyerek, hükümeti eleştirdi.

“TÜRKİYE’YE GEÇEREK PUSUDA BEKLEDİLER”

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'da bir aracın bagajında patlamaya hazır 5 kilogram ağırlığındaki TNT patlayıcısının yakalanmasıyla ilgili açıklama yapan TUBDER Başkanı Karataş, sınır güvenliği ile ilgili endişesi olduğunu ve bunu daha önce de dile getirdiğini belirterek, “İki yıl önce Suriyeli mültecilerin Türkiye'ye denetimsiz, iradesiz ve programsız girişleri konusunda ki endişelerimizi dile getirmiş ve dış politikamızın iflas ettiğini söylemiştik. Bu endişelerimiz hükümet yanlısı bazı kesimlerden tepki almış ve insancıl yaklaşmadığımız söylenmişti. Oysa biz, denetimli yapılacak olan insani yardımlara karşı olmadığımızı ama 100 binleri bulan mülteci akınında sınır güvenliği ve denetimi olmadığı için terör unsurlarının da sınırdan giriş yapabileceğini ve bu şahısların pusuda bekleyerek zamanı geldiğinde Türkiye'nin dört bir yanına dağılıp şiddet eylemlerine kalkışabileceğini izah etmeye çalışmıştık. Bugün gelinen noktada kimliksiz mültecilerin kullandığı ruhsatsız araçların mobese denetimine ve cezai işleme tabi tutulamaması, dilenci sayısındaki patlama, sigortasız kaçak mülteci işçi çalıştırmaktan kaynaklanan yaralanma ve ölüm vakalarında ki artış, yerli halka yönelik şiddet olayları ve toplumda ki güvensizlik ortamının had safhaya ulaşması duyduğumuz endişeleri kanıtlar nitelikte değil midir?” dedi.

“CANLI BOMBALAR DAHA ÖNCE TÜRKİYE’YE SIZDI”

Irak Şam İslam Devleti terör örgütünün son günlerde Türkiye’ye yönelik tehditler savurmasını da değerlendiren Karataş, IŞİD’in daha önce ülke içine sızan militanlarına güvendiklerini belirterek, “Farklı terör örgütlerinin bugün Türkiye'yi tehdit etmeleri ve bombalı saldırılar yapabileceklerine yönelik açıklama yapmaları, zamanında Türkiye'ye sızdırmış oldukları canlı bombacılarına ve örgüt elemanlarına güvendiklerinden olamaz mı? İstanbul-Urfa seferine yapan otobüsteki Suriye uyruklu şahsın tekbir getirerek üç vatandaşımızın boğazını kesmesi, bir bagaj dolusu patlayıcının yakalanması, Gaziantep'e yönelik tehditleri, Hatay'ı talep istekleri gibi çok basit gibi görünse de dünyada ülkemizin itibarının ne kadar ayaklar altına alındığının bariz bir gösterisi olarak kabul edilmelidir. Onlarca kardeşimizin hayatını kaybedebileceği olay,bugün güvenlik güçlerinin dikkati sayesinde önlendi.Ama yarın olamayacağının garantisini kimse veremez.Çünkü görünen o ki Türkiye terör örgütlerinin mekanı ve karar alma sahası olarak ün yapmaya başlamıştır” şeklinde konuştu.

“ENDİŞELERİMİZ DEVAM EDİYOR”

Sınır güvenliği ile ilgili geçmiş yıllarda endişe duyduklarını ve bu endişelerinin hala sürdüğünü dile getiren Karataş, bu tür terör örgütlerinin devletin projelerini bozduğunu da sözlerine ekledi. Karataş, şunları söyledi: “Ne yazık ki dün taşıdığımız endişe ve kaygılarımız bugün kapsamını genişleterek devam etmektedir. Terör gruplarına destek verdiği iddia edilen hükümetin hesapladığı projelerin geri teptiği ve tehdit edilir duruma geldiği aşikardır ve bu yüzdendir ki; dünya devletleri artık Türkiye'yi şiddet yanlısı ve Ortadoğu da faaliyet gösteren terör örgütlerine destek veren bir ülke olarak görmektedirler. Yine destek verildiği iddia edilen bir örgütün Irak Türk konsolosluğunu işgal ederek görevlileri rehin alması gelinen aşamanın ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Bilindiği gibi uluslararası normlara göre diğer ülkelerde bulunan konsolosluklar görevliyi gönderen ülkenin toprağı sayılmaktadır. Yani şuanda konsolosluk işgaliyle Türkiye işgali arasında en ufak bir fark yoktur. Hükümetin biran önce iflas etmiş olan dış politikasını yeniden gözden geçirmesi ve iddia edilen terör örgütü desteği varsa vazgeçmelidir.” Ali ÇETİNKAYA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER