banner54

İbrahim Ayhan, cezaevi günlerini Urfanatik’e anlattı

KCK operasyonları kapsamında tutuklanan ve 3,5 yıl boyunca cezaevinde bulunan BDP Şanlıurfa milletvekili İbrahim Ayhan, cezaevi günlerini Urfanatik Gazetesine anlattı. Yıllarca suçsuz yere cezaevinde yattığını söyleyen Ayhan, cezaevinde geçirdiği 3,5 yılı okuyarak, Şanlıurfa’nın sorunlarını tartışarak geçirdiğini söyledi. Hatip Dicle ile de görüştüğünü belirten Ayhan, cezaevinde geçirdiği tüm zamanları ve yaşananları Urfanatik gazetesine anlattı.

İbrahim Ayhan, cezaevi günlerini Ali Çetinkaya ve Gülizar Gülebak’a anlatırken, suçsuz yere 3,5 yıl yattığını ve cezaevinde geçirdiği günleri en verimli şekilde değerlendirmeye çalıştığını kaydetti. Cezaevindeki günlerini anlatan Ayhan, “Yaklaşık 3,5- 4 yıl ceza evinde bulundum. Tabi cezaevinde kendinizle başbaşa kaldığınız bir yer. Orada kendinizle baş başa kaldığınız için sorunlar üzerinde daha çok yoğunlaşıyorsunuz. Ben de elimden geldiğince sorunları kendimce yorumlamaya, çözüm üretmeye çalıştım. Cezaevine girdiğim andan itibaren zamanımı verimli geçirmeye çalıştım. Çok fazla kitap okumaya vaktim oldu. Dolayısıyla sorunları daha çok görebildim. Mektuplarla, basın açıklamalarıyla halktan kopmayarak, sorunları arkadaşlarımla tartışmaya çalıştım. Her ne kadar dört duvar içerisinde yaşadıysam da zamanımın en verimli geçtiği zamanlardır diyebilirim” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE, KAOS VE KRİZLER ÜLKESİDİR”

İçeride bulunduğunuz zamanlarda en çok hangi sorun karşısında dışarı olmayı en çok istediniz sorumuza yanıt veren Ayhan, “Türkiyenin o kadar çok sorunu var ki, Türkiye kaos ve krizler ülkesidir. Hangi sorun karşısında dışarıda olmayı istemedim ki” dedi.

Ayhan, daha sonra şöle konuştu: “Sürekli gündemin değiştiği, olayların farklılaştığı bir ülke. Cezaevinde bulunduğum süreç içerisinde özellikle Kürt sorununa karşı yöneltilen sorunlar için dışarıda olmayı arzu ettim. Başta Urfa olmak üzere, Türkiye’nin siyasal gündemi sık sık değişiyor. Dışarı olsaydım da sesimi daha çok duyursaydım dediğim anlar oldu.”

“FİKİRLERİMİZ YOK EDİLMEYE ÇALIŞILDI”

Kürt sorunu için çalıştığı için tutuklandığını anımsatan Ayhan, cezaevine girerek, fikirlerinin yok edilmeye çalışıldığını söyledi. Savunduğu fikir ve ideolojiden hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerini belirten Ayhan, “İçeri giriş sebebimiz de Kürt sorununa karşı olan tutumumuzdu. Kürt sorunu yok edilmeye çalışılıyor, bu yüzden ben ve arkadaşlarım içeri atıldık. Ama değişen bir şey olmadı, yine dışarıdayım ve artık daha gür bir şekilde fikirlerimizi savunacağız. Bizleri içeri atarak, yaklaştığımız sorunlardan bizi uzak tutmaya çalıştılar, nitekim başarılı olamadılar. Artık, arkadaşlarımızla birlikte daha başarılı çalışmalar yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

“DIŞARI ÇIKARKEN, BURUK SEVİNÇ YAŞADIM”

Dışarı çıktığı ilk anı anlatan Ayhan, fiziksel olarak özgür olduğunu ancak, cezaevinde tutulan binlerce kişinin kendisini rahatsız ettiğini belirterek, içeride tutulanlar için buruk bir sevinçle tahliye olduğunu söyledi. Ayhan, cezaevi çıkışının ilk anını şöyle anlattı: “Dışarıya çıkmak kuşkusuz çok güzel bir şey ama ben özgürlüğü sadece fiziksel olarak değerlendirmiyorum. Ben dışarıya çıktığımda arkamda binlerce tutuklu arkadaşım vardı, bunun için buruk bir sevinç yaşadım. Yıllarca suçsuz yere hapis yattım, bunun da verdiği üzüntü vardı ama sonuç itibariyle halkımızla bir araya geldiğim için mutluyum çünkü en azından artık cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın hakkını daha çok savunabilirim.”

“HATİP DİCLE, HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE CEAEVİNDE YATIYOR”

Cezaevindeki günlerinin büyük bir kısmını Hatip dicle ile geçirdiğini kaydeden ayhan, fırsat buldukça Dicle ile fikir alışverişinde bulunduğu söylerken, Dicle’nin cezaevinde tutulmasının bir hukuksuzluk olduğunu belirtti. “Hatip Dicle ile aynı kısımdaydım, ara sıra görüşüyorduk. O da siyasal çalışmalar yürüttüğü için yıllarca suçsuz yere içeride tutuluyor. Kendisi de bu durumdan oldukça rahatsız” diyen Ayhan, “Sayın Hatip Dicle bu anti demokratik siyasetlerden oldukça rahatsız. Seçildiği halde milletvekilliği korsan bir şekilde elinden alınmış. Sayın Hatip Dicle’nin de bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söylüyorum. Bu hukuksuzluğun sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum. Türkiye’nin demokratikleşmeye ve Kürt sorununu çözmeye ihtiyacı var. Bu tür hukuksuzluklar ortadan kalmadıkça, demokrasinin işleyeceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla sayın Hatip Dicle’nin bir an önce özgürlüğüne kavuşması lazım” ifadelerini kullandı. (Ali ÇETİNKAYA-Gülizar GÜLEBAK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER