banner54

İbadet ederken sağlığınızı riske atmayın

ibadet ederken sağlığınızı riske atmamak için uzmanlar çeşitli uyarılarda bulunuyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Çalık: “kalp rahatsızlığı, göğüs ağrısı olan ve şeker hastası olan kişilerin 17 saat boyunca susuz kalması sağlık açısından oldukça zararlıdır. Hasta ve yaşlı vatandaşlarımızın bu anlamda sağlıklarını tehlikeye koymamalarını öneriyoruz” dedi.

11 ayın Sultanı Ramazan ayının başlamasıyla birlikte gün içerisinde hiçbir şey yenilip, içilemezken, bazı hastaların bu anlamda risk altında olduğu belirtildi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çalık, kalpa hastası, şeker hastası ve KOAH hastalığını bulunan kişilerin oruç tutmasının sağlık açısında tehlike oluşturduğunu söyledi. Dr. Çalık, öte yandan kronik hastaların dikkat etmesi gereken durumlar hakkında da bilgi verdi.

BAZI HASTALAR İÇİN ORUÇ RİSK OLUŞTURABİLİR

Ramazan ayı içerisinde belli hastalık grubundaki kişilerin risk altında olduğunu söyleyen Çalık, kronik hastalığı bulunan kişilerin risk taşımamak için sağlığına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Özellikle kalp hastalarının oruçtan çok olumsuz etkilenebileceğini belirten Çalık, “oruçta özellikle kronik hastalarının dikkat etmesi gereken durumlar vardır. Bazı hasta grupları için oruç risk oluşturabilir. Bu hastaların başında, kalp hastaları geliyor, özellikle kalp yetmezliği olan hastalar için yaklaşık 17 saat boyunca susuz kalması ciddi bir risk oluşturabilir. Bunun dışında özellikle şeker hastaları da aynı şekilde düzenli beslenmesi gerekiyor. Şeker hastalarının günde 5 – 6 kez beslenmesini öneriyoruz. Özellikle insülin kullanan şeker hastaları açısından önemli bir sorun oluşturabiliyor. Bu aynı zamanda hipno tansiyon hastaları için de geçerlidir. Dolayısıyla bu hastalığı taşıyan kişilerin olabildiğince oruç tutmamalarını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

SUSUZLUK BÖBREK HASTALIĞINI TEHDİT EDİYOR

Susuz ve aç kalmanın sorun oluşturduğu bir diğer hastalık grubu da böbrek hastalığı. Böbrek hastalığı bulunan kişilerin sürekli su içmesi önerildi. Dr. Çalık, susuzluğun böbrek yetmezliğine yol açtığını belirterek, “özellikle böbrek yetmezliğinin ana nedenlerinden birisi böbreklerin susuz kalmasıdır. Bu nedenle susuz kalan böbrekler de bu anlamda önemli bir risk altında bulunuyor. Vücudun susuz kalmaması çok önemlidir. Böbrek hastalığı ihtimali olan kişilerin uzun süre susuz kalması diyalize ihtiyaç duyan bir böbrek hastalığına yol açabilir. Vücudun uzun susuz kalması büyük sorunlara yol açabiliyor” dedi.

“ORUCUN BU MEVSİME DENK GELMESİ DEZAVANTAJ”

Oruç ayının yaz aylarının ortasına denk geldiğini hatırlatan Çalık, orucun bu mevsime denk gelmesinin dezavantaj olduğunu söyledi. Sıvı kaybının çok fazla olduğu mevsimde sağlıklı kişilerin bile çok zorlandığını dile getiren Çalık, “özellikle kronik hastalığını bulunan kişiler, özellikle KOAH dediğimiz akciğer hastalıkları, solunum yetmezlikleri, uzun süreli astım hastalarında da oruç problem oluşturabiliyor. Bu sene orucun yaz ayına denk gelmesi de bir dezavantaj oluşturdu. Çoğu zaman oturduğumuz yerde bile terliyoruz, sıvı kaybediyoruz. Sağlık kişiler için bile bu durum sıkıntılara yol açıyor. Bu seneki oruçta kronik hastaların çok dikkat etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“SORUN YAŞIYORSANIZ ISRARCI OLMAYIN”

Çoğu hastanın hastalığa rağmen oruç tutmakta ısrarcı olabileceğini anımsatan Çalık, oruç tuttukları zamanlarda bir tehlike fark ettikleri gibi orucunu bozmasını ve diğer günlerde oruç tutmasını önerdiklerini söyledi. Hasta kişilerin oruç tutmasının hastalığı üst düzeye çıkartacağını söyleyen Çalık, “illa ki oruç tutmak isteyen varsa, oruçlu günlerde hastalık şikayet veriyorsa çok ısrar etmeye gerek yok, orucunu bozsunlar. Zaten oruç, her sağlıklı kişinin görevidir. Hasta olan kişiler risk altında olduğu için bu tür uyarıları dikkate alması gerekiyor” dedi.

“İFTARDA HAFİF YEMEK TÜKETİN”

Öte yandan gün içerisinde boş kalan mideye bir anda yüklenmenin sağlık açısından tehlikeli olduğunu da belirten Çalık, iftarda hafif yemeklerin tüketilmesi gerektiğini ve bir anda mideyi tıka basa doldurulmaması gerektiğini kaydetti. Çalık, şöyle konuştu: “akşam yemeğinin çok yoğun olması zaten sağlıklı bir durum değildir. Akşam yemeğinin çok ağır olması vücudu zorlayan, metabolik açıdan zorlayan bir durumdur. Akşam yemeklerinin çok hafif tüketilmesini öneriyoruz. Salata tarzı yemeklerin tüketilmesi insan sağlığına katkı sağlar. Aynı şekilde çok terliyorsak tuzu biraz daha serbest bırakabiliriz. Vücuttaki toz oranı düşerse zaten ciddi bir halsizliğe yol açabilir. Bu nedenle hekimlerin önerisi doğrultusunda tuz oranı biraz rahat bırakılabilir. Aynı şekilde meyve yemenin vücuda büyük yararı var. Özellikle sulu meyveleri tüketmeye özen göstermeliyiz.”

Çalık, iftar ve sahur yemeklerinin hemen ardından uyulmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Ali ÇETİNKAYA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER