banner54

“Hem Acı Yaşattım, Hem Acı Yaşadım”

Dr. Feridun Öncel’in girişimi ile barıştırılan kan davalılar, Bölgede genelde arazi anlaşmazlıklarıyla ortaya çıkan kan davaları, bazen çocuk kavgasına büyüklerinde karışmasıyla meydana gelen ölümlü-yaralamalı kavgalarda yol açabiliyor. Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’ne bağlı Karatepe Köyü’nde yaklaşık 1.5 yıl önce çocuklar arasında yaşanan top kavgası silahlı kavgaya dönüşünce, aynı aileden 2’si kız, 4 kişi hayatını kaybetti. Bu olay üzerine bölgede nüfusları 20-25 bin civarında olan ‘Baasi’ ve ‘Fitit’ aşiretleri arasında kan davası başladı. 

ASIRLARDIR DOST OLAN İKİ AŞİRET ARASINA KAN GİRDİ

İki aile arasındaki kavgada Halil, Rabia, Vahide isim kardeşler ile amcaları Nusret Aslaner’in ölümüyle birlikte başlayan düşmanlık, asırlardır dost olan iki aşiret arasında da kan davasına yol açtı. Daha çok Suriye sınırında yer alan ve Suriye’ye kadar uzanan ‘Baasi’ ve ‘Fitit’ aşiretleri araya giren diğer aşiretler ve dernekler sayesinde barıştan yana tavırlarını koydu.

50 YILLIK KOMŞUSU 3 EVLADI VE 1 KUZENİNİ ALDI

‘Köyde 50 yıllık komşum 3 evladım ile ağabeyimi öldürdü’ diyen İsmail Aslaner, “Çocukların top kavgasının ardından 50 yıllık komşum olan İbrahim ve Ahmet Taşkın, çocuklarımı ve ağabeyimi öldürdü. Bu olayın ardından köyü terk ettiler” dedi.

HERŞEYE RAĞMEN BARIŞI İSTEDİ

Çocuklarını kara toprağa veren baba İsmail Aslaner, her şeye rağmen barıştıklarını belirterek, “Yakın çevremiz ve komşularımız intikam almamızı istediler. Ama biz bu işin daha sürmesini istemedik. Kardeşimin 14 çocuğu var. İntikam almak istediler. Ama buna izin vermedik Araya giren hatırı sayılır kişiler ve aşiretlerin ısrarları üzerine kan davasını sonlandırdık. Yaşadığımız tüm acılara rağmen barıştık” diye konuştu. 

BİR AİLE YOK OLDU

50 yıllık komşularının çocuklarını öldüren Ahmet Taşkın ve oğlu İbrahim Taşkın cezaevine girdi. Yargılamaları halen devam ediyor. Ancak, Taşkın’ın ailesi bu olaydan sonra yok oldu. Eşi evi terk etti, bir çocuğu Elazığ’da akıl hastanesine yatırıldı. Bir kızı ise devlet korumasına alındı. Ahmet Taşkın’ın kardeşleri ile farklı illere göç etti. Yaşanan bir top kavgası 4 kişiyi mezara gönderirken, bir ailenin de yok olmasına neden oldu. 

“HERŞEYİ SATIP GİDECEKTİK”

Baba ve oğlunun işlediği bu olay ailesini yok ederken, köyün yaklaşık bir kilometre dışında yaşayan Taşkın ailesinin diğer fertlerinin huzurunu kaçırdı. Ahmet Taşkın’ın kuzeni İbrahim Taşkın ve ailesi kan davasından dolayı her gün ölüm ile burun buruna yaşadı. Taşkın ailesi, devlet dairesinde çalışan memurların tayinini başka yerlere aldırmak zorunda kaldı. Köyün dışında yaşadıklarını belirten ailenin lideri İbrahim Taşkın, “Hepimiz kardeş ve kuzeniz. Burada bir arada yaşıyoruz. Amcamızın oğlu Ahmet, bir cahillik yaparak, 4 kişiyi öldürdü. Bu olaydan sonra o’nun ailesi dağıldı. Bizde dağıldık. Her birimizi başka bir yere gittik. Uzun süre evlerimize gelemedik. Her şeyi satıp Bursa’ya yerleşmeyi planladık. Ama aşiretlerin ve barış derneğinin araya girmesiyle birlikte barıştık. Evlerimize geri geldik” dedi.

BİR TRİLYON LİRA KAN PARASI ÖDEDİ

Tırnaklarıyla kazıyıp kazandıklarını kan davası nedeniyle satmaya hazırlanırken, barışın sağlandığını ifade eden Taşkın, “Bu kan davalarının artık son bulması gerekiyor. Cahiliye devrinden kalan kan davası, Müslüman insanlara yakışmıyor. Bu kan davası bizi maddi ve manevi çökertti. Bir çaylarını dahi içmediğimiz amcamızın çocuklarının cahilliğinin faturası bize kesildi. Uzun süre arazilerimizi ekip biçemedik. Devlet dairesinde çalışan çocuklarımızın tayinini başka yerlere çıkarmak sorunda kaldık. Daha sonra aşiretler bir araya geldi. Karşı tarafa bir trilyon lira kan parası ödeyip barıştık” diye konuştu.

22 YIL SONRA BARIŞTILAR

Şanlıurfa’nın en geniş aşiretlerinden biri olan ve nüfusu 25 bini bulan Haltan aşiretinin önde gelen ailelerinden Günbeyi ailesi arasında kan davası 22 yıl önce başladı. Arazi anlaşmazlığı nedeniyle Reşat Günbeyi, iki kuzenini öldürmesiyle başlayan kan davası 22 yıl sonra sona erdi. İki 2000 yılında barışması Şanlıurfa’daki kan davalı ailelere de örnek oldu. Günbeyi kuzenlerinin barışmasıyla birlikte Şanlıurfa’da kanlı ailelerin barışmaya başladığı belirtildi. 

“Hem Acı Yaşattım, Hem Acı Yaşadım”

Öldürdüğü kuzeninin çocukları tarafından oğlunun 18 yıl sonra kan davasına kurban verdiğini söyleyen bölgede 25 bin nüfusu olan Haltan aşiretinin önde gelenlerinden 60 yaşındaki Reşat Günbeyi, “Hem acı yaşattım, hem acıyı yaşadım” diyerek kan davasının hayatları nasıl kararttığını anlatmaya çalışıyor.  Cezaevinde iken ölen eşinin cenazesine dahi gelemediğini belirten Reşat Günbeyi, “Batsın böyle örf ve adet” diyerek kan davasına tepki gösterdi.

18 YIL SONRA OĞLUM ÖLDÜ

Günbeyi, 1978 yılında kuzenleri arasında yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle kardeş olan Bozan ve Muhittin Günbeyi öldürdüğünü ifade ederek, “Aramızda yaşanan sorun nedeniyle ne yazık ki, kuzenlerimi öldürdü. Bir yıl firar gezdikten sonra teslim oldum. Cezaevinde 12 yattıktan sonra çıktım. Ben cezaevinde iken eşim üzüntüden vefat etti. Cenazesine gelemedim. İzin verildi, ama güvenlikten dolayı gelemedi. Karşı tarafta amcamın çocuklarıydı. Cezaevinden çıktıktan 5 yıl sonra karşı taraf oğlum Halil’i öldürdü. Oğlumun iki çocuğu ve eşine de bakmaya başladım” dedi.

“PİŞNAMIM”

Olay olduğu günden beri pişmanlık duyduğunu ifade eden Günbeyi, “Keşke bu yaşadıklarımız hiç olmasıydı. Bir anlık öfke bizi nerelere götürdü. Hayatımızın akışını değiştirdi. Ben oğlumu ve eşimi kaybettim. Aynı şekilde öldürdüğüm kişilerde benim kanımdandı. Kendi kanımı akıttım. Yıllarca ölümü bekledim. Her an ölüm korkusuyla yaşadım” diye konuştu.

ŞANLIURFA’YA ÖRNEK OLDULAR

Yaklaşık 22 yıl süren kan davasında Günbeyi kuzenlerin barışması tüm Şanlıurfa’ya örnek oldu. Kuzenlerin barışmasından sonra Şanlıurfa’da kan davalı aileler birbiri ardına barışmaya başladı. Babası ve amcasını kaybeden Müslüm Günbeyi, “O bizim dayımızdır. Yaptığımız yanlışla parmaklarımızı adeta kendi gözümüze soktuk. Biz şimdi ekmeğimizi paylaşıyoruz. O bizim büyüğümüzdür. Geçmişte yanlış yapıldı. Keşke yaşananlar hiç yaşanmamış olsaydı. Barışacağımız zaman birçok kötü niyetli hatta akrabalarımız, ‘neden barışıyorsunuz, gidin köklerini kurutun’ diye bizi kışkırtıyordular. Ama bunları dinlemeyip, barışı seçtik. Biz barıştıktan sonra, Şanlıurfa’da kanlı ailelerde bizi örnek alıp barışmaya başladı. Sürekli belimizde silahla doluşmak zorunda kaldık. Ölmek ve öldürmekten korkarak yaşadık. Bur daha bunların olmaması için barıştık. Şimdi düğünlere, taziyelere birlikte gidiyoruz” dedi. (Mustafa Bayar)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER