banner54

Hastaların Oruç Tutması

Doktorlar, midesi tamamen alınan kimsenin bile oruç tutmasının sakıncası olmadığını söylüyorlar.

Hastayken oruç

Orucun birçok hastalığa faydalı olduğu açıklanmıştır. Hadis-i şerifte, “Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur” buyuruldu. (Beyheki)

Zekât veren, malını kirden temizleyip, tehlikelerden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudunu hastalıklardan korur.

Bir hadis-i şerifte, “Sağlığa kavuşmak için oruç tutun!” buyuruldu. (Taberani)

Oruca mani olan hastalık çok azdır. Salih bir doktora sormadan, böyle bir Doktor, “Senin oruç tutmaman gerekir” demedikçe veya orucun zarar verdiğini kendi tecrübesiyle anlamadıkça, orucu kazaya bırakmamalı! Salih olmayan doktorun sözüyle hareket edilmez. İlaç kullanan hastalar da, doktorun tavsiyesine uygun olarak ilaçların dozunu sahur ve iftara göre ayarlayarak oruçlarını tutabilirler.

Şeker hastası ve emzikli kadın

Şeker hastalığı çeşitlidir. Salih bir doktor, oruç tutamaz demişse tutmaz, fidye verir. Hamile veya emzikli kadın, zayıf olursa oruç tutmayıp, iyi olunca kaza eder.

Bir kimse, oruç tutunca sağlığına zarar verip vermeyeceğini bilemeyebilir, çünkü oruç tutabilirim der, oruç tutar ve hastalığı artabilir. Tersine ben oruç tutamam der, hâlbuki oruç tutması ona iyi gelebilir. Bunun için hasta olanın, oruç tutacaksa da, tutmayacaksa da, salih bir doktora sorup onun tavsiyesine göre hareket etmesi gerekir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:

“Hasta, çocuğuna zarar gelmesinden korkan hamile kadın, oruca gücü yetmeyen ihtiyar, oruç tutarsa öleceğinden korkan çok zayıf kimse oruç tutmaz.” [Deylemi]

“Gebe ve emzikli kadına veya çocuğuna zarar gelecekse, oruç tutmaz.” [Buhari]

“Allahü Teâlâ, gebe ve emzikli kadına oruç tutmamak için ruhsat vermiştir.” [Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

Hamile kadın, “Ramazanda oruç tutmamak haram olur” diyerek oruç tutuyor, kendini ve doğacak çocuğunu riske sokuyorsa, Müslüman, salih ve uzman bir doktor, oruç tutma derse onun sözüne uyulur, kâfir veya fâsık bir doktorun sözü ile oruç bozulmaz.

Böbreğinde taş olduğu için doktor devamlı su içmesi gerektiğini söylemiş ise de; oruç tutamayacak kadar hasta ise 30 günlük Ramazan için 53 kg un verir. Yahut değerini altın olarak verir. Siz fakirseniz size de verebilir.

Oruç tutabilenin fidye vermesi caiz olmaz. Kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için orucu bozmaz. Kriz gelirse ağızdan alınan ilaçlar alınarak oruç bozulur. Yani tutabildiğiniz kadar oruç tutmalısınız.

Ramazanda rahatsızlık sebebiyle tutamadığı 10 günlük orucu kaza ederken, peş peşe tutmak gerekmez, fırsat buldukça tutarsınız.

Düzenli olarak iğne kullanması gereken hasta, tutamadığı bu Ramazan oruçları için bir aylık 53 kg un verir yahut değeri kadar altın. Hasta zengin değilse bunu da vermez, dua eder.

Rahatsızlığı sebebiyle son iki yıla ait Ramazan-ı şerif orucunu tutamayan ve halen oruç tutamayacak durumda ise, yaşı da ilerlemiş olduğundan tekrar sıhhatine kavuşması zor gözüküyorsa, dinen zengindir. Oruç fidyesi verir, fakat iyi olduğu zaman, yine oruç tutması gerekir. Bir aylık oruç için 53 kg un vermesi gerekir, bir veya birkaç fakire verir.

Bir hasta, ilaç alarak orucunu bozsa, kefaret gerekmez. Çünkü dinimizin bildirdiği bir özürle, yani zaruretle oruç bozulunca yalnız kaza gerekir. Fakat basit bir şey için oruç bozulursa kefaret de gerekir.

İmsak vaktinden sonra, ezan okunurken, ne yaptığınızı bilmeden orucu bozmuşsanız kaza gerekir. Eğer orucu bozduğunu biliyorsanız, kefaret gerekir. Anlattığınız depresyon halinden sanki şuursuz olarak bozduğunuz anlaşılmaktadır. Şuursuz bozulunca da kaza gerekir.

Morfinle dişini çektirdikten sonra, "orucum bozuldu" diye yiyip içene gerekmez, kaza gerekir. Bir hastalık sebebiyle de iğne yapılınca oruç bozulur ve kaza lazım gelir. Oruç bozulduktan sonra yiyip içmek, kefaret gerektirmez.

Ramazanda oruç tutarken ağır hastalanan kimseye su vermek caizdir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Oruçlu iken vefat edene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.” [Deylemi]

Ramazan-ı şerif haricinde ölüm halindeki oruçlu hastalara, su vermek müstehaptır.

Bacağına ameliyatla protez takılan bir hastanın Ramazan ayı içerisinde göründüğü kadarı ile bir ağrısı ve sızısı olmadığı takdirde namaz kılıp oruç tutmasına engel teşkil etmez. Ayakta kılamazsa oturarak kılar. Ölüm hastasının oruçlu ölmesi evladır.

Allahu Teâlâ cümlemize sıhhat afiyet versin. (Amin)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER