banner54

“Gelin Barışta Buluşalım”

 

Urfa dün siyasileri ağırladı. Akil İnsanların ziyareti öncesinde Mehmet Ali Şahin, Egemen Bağış, Naci Bostancı, Şamil Tayyar, Vecdi Gönül gibi isimler Urfa’da yediden yetmişe, gencinden yaşlısına varana da dek herkese barış sürecini anlattı. 

Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı 8. Bölge Eğitim  toplantısı için Urfa’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, barış süreci ve terör sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öte yandan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da gençlere seslenirken barışın mimarının onlar olacağını söyledi. 

 Dün sabah saatlerinde bir otelde düzenlenen Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı 8. Bölge Eğitim toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin önce barış terör sorununun başlangıç noktasından bahsetti. Şahin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye yüklendi. 

 

"İSMİN DEVLET DİYE KENDİNİ DEVLET ZANNETME"

 

Muhalefete özellikle MHP’ye ve Devlet Bahçeliye yüklenen Mehmet Ali Şahin, "ismin Devlet diye kendini devlet zannetme. Bu ülkenin tek bir devleti var o’da Türkiye Cumhuriyeti Devletidir" diye konuştu.

Bazı kesimlerin barış sürecine ket vurduğunu sorunun terörle ve silahla çözüleceğine inandığını belirten Şahin, " bazıları bu sürecin bitmesini silahla mücadele edilmesini istiyor. Biz 30 yıldır silahla mücadele ettik de ne oldu. Binlerce şehit verdik. Bu böyle mi devam etmeli? Askerlik çağına gelen evlatların annelerinde bir hüzün var. Bu hep böylemi devam etmeli. Diğer ülkeler buna benzer sorunu nasıl çözdülerse biz de böyle çözeceğiz. Temasla siyasetle çözeceğiz. Sorunları silahla çözen bir ülke yoktur biz de konuşarak çözeceğiz. Silahlar bırakılacak. Terör unsurları sınır dışına çıkacak. Hemen olamaz. Zamana yayılacak kademeler atlatılacak. Her vatanseverin buna destek olması gerekiyor. Kan akarken bölünmeyen ülke kan durunca nasıl bölünecek? Bunu iddia eden bir siyasi parti İzmir’de aynı şeyleri söyledi. Türkiye’nin bölünme riski neresi Antalya mı? İzmir mi? Bursa mı? bölünecek o nedenle mi oradasınız? Bölünmeyi iddia ettiğiniz yerlerde gelin bu bölgede konuşun. Diyarbakır’da, Van’da Hakkari’de konuşun. Bu bölgeleri Bahçeli kafasından silmiş. Ak parti 81 ilde var olan halkıyla bir olan bir parti olarak bu ülkeyi kimseye böldürmeyecektir. Bu ülkenin teminatı AK Partidir" şeklinde konuştu. 

 

"AKİL İNSANLARIN BAŞINA BİRŞEY GELİRSE SORUMLUSU DEVLET BAHÇELİDİR"

 

 

Devlet Bahçelinin bir mitingi sırasında "vur de vuralım öl de ölelim" şiarıyla Akil İnsanları hedef gösterdiğini söyleyen Şahin,  Kime vurmak kimi öldürmek için talimat vereceksiniz? Akil insanları hedef gösterdiniz. Akil insanların başına bir hal gelirse sorumlusu Devlet Bahçeli’dir. Bahçeli, militanlarına akil insanları hedef göstermiştir. Hemen cevap verecekler ’biz onları kastetmedik’ diye. Peki kimi vuracaksınız? kimi öldüreceksiniz? Kürt vatandaşlarını mı öldüreceksiniz? Terör örgütüyle mücadele edecek devletin kendisidir. Polisimiz ve askerimizdir. Adınız devlet diye kendinizi devlet mi zannediyorsunuz. Bu ülkede bir tane devlet vardır oda Türkiye Cumhuriyeti’dir. 

 

"1925’TE HATA YAPILDI"

Erzurum Kongresinin detaylarının tarih kitaplarında yer almayan maddelerinden bir tanesini hatırlatan Mehmet Ali Şahin o maddeyi şöyle açıkladı; ’bu gölgede yaşayan tüm Müslüman vatandaşlar diğerlerine karşı kardeştirler’  Bu madde önemlidir. Yani farklı ırklardan farklı kökenlerden olabiliriz ama hepimiz birbirimize karşı saygılıyız çünkü biz kardeşiz" Atatürk’ten sonra İstem İnönü’nün yaptığı açıklamaya da değinen Şahin, terör ve bölücülük sorunlarının sebebinin o sözler olduğunu iddia etti. Şahin, "İsmet İnönü 1925’te yaptığı açıklamada vazifelerinin Türk vatanı içerisinde yaşayan herkesin Türk yapılacağını söyledi. bu da bizim ayetlerimizdendir siz kim oluyorsunuz da cenabı Allah’ın yarattığı tek tipe dönüştürüyorsunuz. aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar birbiriyle anlaşabilir.  Bu sözler bu ülkede fitne doğurmuştur birileri bunları kullanarak binlerce insanın ölmesine sebep olmuştur.  İşte ülkemizdeki terör ve bölücülük sorunları bu cümlelere dayanarak başlatılmıştır. Ancak hiçbir gerekçe kanın ve terörün nedeni olmaz. Kimse bir şeyleri bahane ederek bu ülkede terör estiremez " dedi.  

 

"O KARDEŞLİK HAVASINA ŞİMDİ HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR"

 

 

Meclisin kurulduğu yıllardaki barış, kardeşlik ve dostluk havasına bugünlerde her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu vurgulayan Mehmet ali Şahin şöyle konuştu;  "93 yıl sonra TBMM’nin yıl dönümünü kutluyoruz. İçinden geçtiğimiz bu süreçte 23 nisan 1920’de bu topraklarda hakim olan o ruh, birlik ve beraberlik heyecanına hepimizin ihtiyacı var. Bu yıl ki kutlama törenleri bir kavgaya bir sataşmaya mahal bırakmamalıyız. Türkiye çok değişti her alanda önemli hizmetler yaptı. Ama vatandaş asıl her şeyden önce terör meselesinin bitmesini istiyor. Terör sorunu Türkiye’ye kan kaybettiriyor .İşte bu yüzden başladık. Cumhuriyet gömleğini giydiğimizde ilk düğmesini yanlış iliklediler. Ak parti o düğmenin  çözümlerini başlattı ve yeniden kardeşçe iliklemeye başladı. Şimdi yeniden o ruhu tüm ülkeye yayacağız."

Son olarak "Bu ülke insanı huzur istiyor.İnsanlarımız uzun süredir Türkiye’ye enerji can kaybettiren sorunun çözülmesini devletten ve AK Partiden bekliyor. Öncelikli göreviniz Türkiye’nin içinden geçtiği bu süreçte önce teşkilatımızda sonra da halkımızla paylaşmalısınız" diyen Mehmet Ali Şahin, "gelin barışta buluşalım" ifadeleriyle konuşmasını bitirdi.  

 

"BARIŞIN KODLARI URFA TARİHİNDE YATIYOR"

 

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, gençlere seslenerek barış sürecinin kodlarının Urfa’da olduğunu söyledi. . Barışın asıl nüvelerinin Anadolu’dan çıktığını, Şanlıurfa’nın da inanç, kültür, medeniyet ve barış merkezi olduğunu söyledi. Bağış, "Ülkemizin şu anda içerisinden geçtiği hassas ve son derece elzem çözüm sürecinin de kodları Urfa’nın tarihinde yatmaktadır. Sizler Urfa’da nasıl Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı ile bir arada yaşayabiliyorsanız ve hiçbir şekilde aranıza bir fitnenin girmesine müsaade etmiyorsanız bunu Türkiye’nin geneline yaymak inşallah hep birlikte gerçekleştirebileceğimiz bir olgu olacaktır. Urfa asırlar boyu insanlığa yaydığı sevgi ve barış tohumlarıyla Avrupa kültürüyle de özümsenmiş ve onunla da bütünleşmiş bir şehrimizdir" ifadelerini kullandı.   

 

"KÜRT OLAMADILAR"

 Anayasa’da her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının eşit olduğunun yazdığını, ancak uygulamada eşitliğin olmadığını öne süren AB Bakanı ve Baş Müzakereci Bağış, şunları söyledi;  "Kendi vatandaşına ayrımcılık yapan bir devlet vardı. Bu ülkenin Ermeni vatandaşları 112 yıl boyunca kendi tarihi mabetleri olan Akdamar’da dua edemediler. Bu ülkenin Roman vatandaşları hiçbir zaman kendilerini bu ülkenin parçası hissedememişlerdir. Ama bugün devletin Başbakanı 20 bin Roman vatandaşıyla bir araya gelip onlara yeni TOKİ projelerinden bahsedip, müjdeler verebiliyor. Bu ülkede insanlar müsteşar, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı olabildiler ama gün geldi Kürt olamadılar. Rahmetli Özal ’Benim annem Kürt’tü, teyzem Türkçe bilmezdi’ demişti ama ’Ben Kürt’üm’ dememişti. Cumhurbaşkanlarının bile Kürt olduğunu söyleyemediği bir ülkeyken bugün devletin televizyonlarında Kürtçe yayın var. Bugün mahkumlar kendilerini ziyaret eden anneleriyle, akrabalarıyla anadillerinde konuşabiliyorlar. Siyasiler istedikleri dilde seçim propagandası yapabiliyorlar." 

 

"BÖLGESEL POLİTİKALAR FASLINI AÇIYORUZ"

 

Avrupa’nın "ekonomik kriz" ve "ötekileştirme" sorunuyla baş başa olduğunu ifade eden Bağış, Avrupa’nın kendi değerlerine yeniden dönebilmesi için Şanlıurfa ruhunun bu ülkelerin tamamına; Şanlıurfa kültürünün de çözüm sürecinde Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılması gerektiğini anlattı.  Bağış,  "AB’de yaklaşık 3 yıl aradan sonra bölgesel politikalar faslını açıyoruz. Bölgesel politikalar faslını açmamız Türkiye’nin çözüm sürecinden geçerken çok anlamlıdır. Çünkü bu faslın açılması demek Türkiye’nin farklı coğrafi alanları arasındaki gelir farklılıklarının, gelirin dağılımındaki adaletsizliklerin kapatılması yönünde irade koyması anlamına gelmektedir. Yani Türkiye’deki eşitlik anlayışımızın Avrupa Birliği tarafından da tescil edilmesi, tasdik edilmesi, takdir edilmesi anlamına gelmektedir. İşte çözüm süreci de aslında anayasamızdaki eşitlik maddesinin, ’Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı eşittir’ diyor ya aslında bunun uygulamaya geçmesidir. Bu yüzden bu süreçte sizlerle birlikte atacağımız adımlar çok çok önemlidir" dedi.  Konuşmanın ardından Eğemen Bağış, GAP Gençlik Derneğine Eurodesk sertifikasını verdi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün garantisi AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi.Türkiye’nin tarih boyunca uluslararası birçok platformda sadece AK Parti hükümeti döneminde üst düzeyde temsil edildiğini aktaran Bağış, Türkiye’nin hızla değişerek geliştiğine dikkat çekti.

 

     Ecdadın hayalini kurduğu ve uğruna kıtaları aştığı hedefleri birlikte gerçekleştireceklerini dile getiren Bağış, "AB sürecinde önemli olan o standartları yakalamaktır, aynı zamanda Almanya’daki otoban standartlarını ülkemizdeki insanların da yaşayabilmesini sağlamaktır’’ dedi. Türkiye’nin AB fonlarından son yıllarda ciddi oranda faydalandığını dile getiren Bağış, herkesin daha fazla desteği Türkiye’ye getirebilecek yönde araştırma yapması gerektiğini söyledi. Türkiye’de birçok ilklerin AK Parti döneminde yaşandığını anlatan Bağış, "Çözüm sürecini tek bir cümleyle özetlemek gerekirse Anayasa’daki ’Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları eşittir’ maddesinin uygulamaya geçirilme sürecidir. Elinizi vicdanınıza koyun. Anayasada yazıldığından beri öyle yazıyor, eşit miydik- Bu ülkede mağdur edilmeyen kimse yoktu ki" ifadelerini kullandı. 

 

"BİRİNİN BURNU KANARSA BAHÇELİ BUNUN HESABINI VEREMEZ" 

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkındaki görüşlerine katıldığını ifade eden Bağış,  "O akil insanlardan birinin burnu kanarsa Bahçeli bunun hesabını veremez. Onun için kendisi gerçekten vatansever ve milliyetçiyse, bu milleti önemsiyorsa onu ciddiyete ve bu ülkeyi sevmeye davet ediyorum. Rahmetli Türkeş, ’Biz ne kadar Türk’sek onlar o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt’se ise biz de o kadar Kürt’üz’ demişti. Rahmetli Türkeş, Leyla Zana’dan bahsederken, ’Leyla benim bacımdır, benim birçok Kürt akrabam var’ demişti. Sayın Bahçeli, merhum Türkeş’in kemiklerini sızlatmaktan vazgeç."  diye konuştu. 

 

"SİLAHI KULLANMAYACAKSIN"

 

 AK Parti Amasya Milletvekili Prof. Dr. Naci Bostancı ise silah yerine aklın ve kalbin kullanılması gerektiğini vurguladı. Bostancı, "Aklını ve kalbini kullanacağın yerde silahını kullanmayacaksın, aklını kullanacağın yerde mermiler konuşmayacak" dedi.

Türkiye’nin her yerinde terör mağdurlarının bulunduğunu vurgulayan Bostancı, "Aklını ve kalbini kullanacağın yerde silahını kullanmayacaksın, aklını kullanacağın yerde mermiler konuşmayacak. Bundan herkes zararlı çıkar, nitekim çıktı da. Türkiye’nin her yerinde terör döneminin mağdurları yatıyor. Sadece o insanların acıları sadece orada değil. Yaşayan insanların evlerinde de canlı bir şekilde hayata bakış açısında yer alıyor. Kardeş kavgasında yakınlarını kaybedenler bu durumu anlamakta zorlanır, anlamakta kolay bir iş değildir. Her devlet silahlı mücadele edenlere karşı savunmasını yapar. Aklın ve kalbin konuşacağı yer, akılsızlık ve kalpsizlikten boş kalmadı. Bu kesinlikle kasıtlıdır" şeklinde konuştu. 

  Eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Vecdi Gönül ise "Dışa bağımlılıktan kurtuluş yolunda savunma sanayi" konulu sunumunda, Türkiye’nin savunma sanayinde kullanmaya başladığı yeni araçlara ilişkin bilgi verdi. Türkiye’nin geçmişte zor dönemlerde geçtiğini ifade eden Gönül, "Allah o günleri bir daha yaşatmasın. O günleri yaşamamak için tedbirli ve harbe hazır olmak zorundayız. Harbe hazır olmanın da iki unsuru vardır; biri insan, diğeri silahtır. Bunun için mutlaka tedbirli olmak lazım" dedi. 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER