banner54

Erdoğan Parti Grubunda Konuşuyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tarihi Diyarbakır ziyareti sonrası parti grubunda değerlendirmelerde bulunuyor.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

Nejat Uygur'a ve düşen Tataristan uçağında ölenlere Allah'tan rahmet ,Tataristan Cumhurbaşkanı'na başsağlığı mesajlarımı iletiyorum. Aytunç Altındal da ebediyete intikal etti. Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.

"DİYARBAKIR'DA TARİHİ GÜNLER YAŞADIK"

Cumartesi Diyarbakır'da tarihi günler yaşadık. Diyarbakırlı kardeşlerimizle toplu açılış törenleri yaptık. 740 trilyon liralık eser ve hizmetin resmi açılışını yaptık. Törende Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani, 37 yıldır ülkesinden ayrı kalan Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses de bize katıldılar. Sonra 400 çiftin nikah merasimlerine katıldık. Burada Perver ve Tatlıses'in unutulmaz düetini dinledik. Dicle Üniversitesi'ndeki ilahiyat fakültesi camiini açtık. Sonra sayınBarzani ile görüştük. Son olarak Valilik tarafından verilen yemeğe iştirak ettik. Diyarbakır'ın en büyük meydanında 10 binlerce Diyarbakırlı kardeşimle bu coşkuyu paylaşmak çok anlamlıydı.

DİYARBAKIR'A 880 TRİLYONLUK YATIRIM

Red ve inkar politikalarını bırakmayı biz birilerine rağmen değil kendi kararlılığımızın gereği olarak ifade ettik açıkladık ve tekrar söyleme imkanı bulduk. Pazar günü de Bismil'de 15 bin kişiye hitap ettik. 83 trilyon liralık resmi hizmetin açılışını yaptık. Ergani'de de 20 bin kişiye hitap ettik. 57 trilyon liralık eser ve hizmetin açılışını yaptık. Toplamda 880 trilyon liralık hizmeti resmi olarak açmış olduk. Elyasa ve Zülkifl peygamberlerin makamlarını ziyaret ettik. Vakıflar müdürlüğünün restorasyon çalışmalarını inceledik. Sonra da Ankara'ya döndük.

"BİSMİL'DE BİR GENÇ ÖNÜMÜZÜ KESTİ"

2009'da bir temennimizi iletmiştik. Anneler artık ağlamasın demiştik. Hamdolsun geçen süre içinde son 1 yıl içinde temennimiz karşılık bulmaya akan kan durmaya gözyaşları dinmeye başladı. Anneler ağlamasın dedik ama cumartesi günü Diyarbakır'da ve 81 vilayetimizde bir istisna yaşadık. Türkiye genelinde evlerde sokaklarda annelerin babaların gençlerin hatta çocukların gözyaşları döktüğüne şahit olduk. Bu gözyaşları bu sefer çok farklıydı. Allaha sonsuz hamdu senalar olsun sevinç gözyaşlarıydı. Umudun vuslatın kavuşmanın gözyaşlarıydı. Bismil'de bir genç önümüzü kesti. Yüreğinden gelen bir sesle Başbakan'ım barış istiyoruz diye feryadını dile getirdi.

"BÜTÜN MİLLET SEVİNÇTEN GÖZYAŞI DÖKTÜ"

Arkadaşlarımız aktardılar. Gazetelerde yerlerini aldı. Televizyonlarda sesinden dinledik. Diyarbakır'da o meydanda Diyarbakır'ın sokaklarında evlerde kadınlar erkekler sevinçle ağlarken, 70 yaşında 90 yaşında nine ve dedeler de hayır dualar ettiler. O gün mutluluktan ağlayan sadece Diyarbakır değildi. Diyarbakırla birlikte Edirne, İzmir, Konya, Mersin, Trabzon'du... Sadece Türkler ve Kürtler değil, bütün millet sevinçten gözyaşı döktü.

"KARDEŞLİK İKLİMİNİ HİSSEDEMEDİLER"

Aziz milletim burada çok önemli hususu dikkatinize sunmak istiyorum. Diyarbakır'da Türkiye'nin tamamı için tarihi bir an yaşanırken, heryerden sevinç gözyaşları dökülürken, birilerinin bu heyecanı paylaşamadıklarını gördük. 4 gündür başta MHP olmak üzere, siyasetçilerin Türkiye'ye egemen olan kardeşlik iklimini hissedemediklerini gördük.

"BİZİM TARİHİMİZ 1980'DE BAŞLAMADI"

Bizim tarihimiz MHP'nin zannettiği gibi 1980'de başlamış bu kadar kısır bir tarih değildir. Bizim tarihimiz bundan 200 yıl önce başlamış da değildir. Bizim için tarih Hz. Adem'in yer yüzüne indirilmesiyle başlamıştır. 1960'da değiştirilen yer isimlerini sanki 1000 yıllık bir uygulama gibi sunuyorlar. 80 yıllık andı 1000 yıllık ahit gibi lanse ediyorlar. Tek parti zulüm ve baskılarını, asimilasyon politikalarını sanki bu milletin kızıl elması gibi yanıltıcı biçimde savunuyorlar. Bu milletin tarihi 12 Eylül'de başlamadı. 27 Mayıs'ta başlamadı. 100 200 yıl önce başlamadı. Kalıplara sığmayacak, sınırlarla daraltılmayacak kadar uzun zengin renkli ve kucaklayıcı bir tarihtir.

"DOĞU KÜRDİSTAN, KARADENİZ LAZİSTAN'DI"

Yüzlerce binlerce milyonlarca kahraman yazmıştır bu tarihi. Bu millet köksüz değildir. Reddi miras yapacak ecdadını unutacak bir millet değildir. Çok uzağa gitmeye gerek yok. 90 yıl öncesine gidin, MHP'nin yöneticileri şurada meclis kütüphanesinde gitsinler ilk meclis zabıtlarını okusunlar. Okuma hakları var. Bugün MHP ve CHP neye karşı çıkıyorsa ilk meclis zabıtlarında o karşı çıktıkları şeyleri görecekler. Gazi Mustafa Kemal'in nutuklarında görecekler. Kürt Gürcü Arap Laz kelimelerini Kürdistan kelimesini o meclis zabıtlarında görecekler. Anasırı İslam kavramını o zabıtlarda görecekler. Kendi tarihini bilmeyen, cehalet ve karanlıktan başka hiçbir şey söylemez. Osmanlıya gittikleri zaman Doğu'nun Kürdistan, Karadeniz'in Lazistan eyaleti olduğunu görecekler. Bunları görmezden gelemezsiniz.

"O DEVLETLERİ EN İYİ TANIYAN MUSTAFA KEMAL'Dİ"

Gazi Mustafa Kemal Osmanlı zabitiydi. Onlarca cephede savaş yönetti. Dönemin büyük devletlerine karşı savaştı. Bizim Misakı Milli topraklarını işgal edenler uzaydan gelmedi. Antepte Kilis'te Şanlıurfa, Kars, Trabzon, İzmir Edirne'de düşman vardı. İstanbul işgal altındaydı. Bu millete çok ağır zulümler katliamlar yapıldı. O devletleri en iyi tanıyan M. Kemal'di. O zulmü iliklerine kadar yaşayan oydu. Ama Cumhuriyeti ilan ettikten sonra aynı M. Kemal aynı devletlerle barışı başlattı. İngilizler İstanbul'u işgal etti diye onlara küsmedi. Fransızlara küsmedi. Ruslar, Yunanlılar işgal etti diye kin tutmadı. Varsa da gizledi. İntikam hissiyle yaklaşmadı. Gazi Mustafa Kemal'in neler yaptığını yakından göreceksiniz. Devletlerin ilişkileri intikam hissiyle yürümez. Bunun en iyi bilenlerden bir tanesi de Gazi Mustafa Kemal'di...

"HOP OTURUP HOP KALKIYORLAR"

3 Temmuz 1920'de TBMM'de gizli oturumda Gazi Mustafa Kemal demişti ki: "Milli hudud olarak çizdiğimi daire içinde yaşayan İslam unsurları yek diğerine karşı ırki ahlaki bütün hukukuna riayet eden özkardeşlerdir. Bizce kati olarak belirli birşey varsa milli hudutlarımız içinde KÜrt Türk Laz Çerkez vs. bütün bu İslami unsurlar çıkar birliği içindedirler. Beraber çalışmaya karar vermişlerdir. Hiçbir vakit başka noktai nazar yoktur. Vicdani arzularıyla kardeşle ve dindarca bir vahdet vardır. Şüphe yok ki Kürt Laz vesair reyi sorulduğu zaman bu reyi verirler"

Evet biz bugün aynı sözleri söylediğimizde buna itiraz ediyorlar. Hop oturup hop kalkıyorlar. Bunların tarihleri 30 40 yıllık... Milletin ruh köküyle temas edemiyorlar. Bir başka gizli oturumda, 24 Nisan 1920'de, Meclis zabıtlarından konuşuyorum... 1920'de Gazi özetle şunu söylüyor: "Milli sınırlarımız içinde bulunan insan kaynaklarını sınır dışında israf etmek istemeyiz. Ancak birlik kuvvet teşkil edeceğinden İslam alemini ittifak etmesini memnuniyetle karşılarız. Irak ve Suriyelilerin bu iki mintıkadaki dindaşlarımızın kalpleri bizimledir. Şartlar oluşursa bunlardan azami istifade mümkündür."

"MUSTAFA KEMAL VE TÜRKEŞ DE Mİ BÖLÜCÜYDÜ?"

Yani o günün Esed'ini ifade etmiyor. Suriye halkını ifade ediyor. Meclisin ikinci gününde Gazi Kemal Irak bize ihanet etti arkamızdan vurdu demiyor. Oradakiler kardeşimiz dayanışma içinde olmamız lazım diyor. Milletimin bunları bilmesini istiyorum. Türkiye'nin yakın tarihi MHP'nin çizdiği gibi bir tarih değlidir. MHP ve CHp'nin çizdiği tablo gibi derinliksiz değildir. Bize bölücü diyorlar. Peki Mustafa Kemal'de mi bölücüydü. Bütün meclis mebusları da mı bölücüydü. Kürt damadımız var diyen Alparslan Türkeş de mi bölücüydü. Deve kuşu kafasını kuma döner dünya karanlık ve küçük der. Kimse kusura bakmasın. Biz barış ve işbirliği temelli güvenlik temelli tüm dünya ülkeleriyle hiç tereddüt etmeden irtibat kurarız. Milletimiz kazanacaksa, ilkelerimizi sınırlarımızı hassasiyetlerimizi dikkate alır Türkiye'nin kazanacağı her meselede aktif oluruz. Korkuyla büyük devlet olunmaz. Kelimelerden korkanlar kendi icat ettiği tabulardan korkanlar büyük devlet inşa edemezler. Küçük düşünerek büyük işler yapılmaz.(habercom)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER