banner112
banner54

Engelleri aşmak için tüm imkânları seferber ettiler

Şanlıurfa’da engelli çocukları hayata kazandırmaya çalışan kurumlardan birinin yetkilisiyle görüşüp, engellilerin nasıl bir eğitim aldıklarını ve kurumun, engelliler için yaptığı çalışmaları konuştuk.

Kentte hizmet veren engelli okullarından birinin yetkilisi olan Mehtap Yıldız, verdikleri hizmet sonucunda marka olmayı hedeflediklerini belirtti.

Çalıştığı kurumun, diğer kurumlardan farkının verdiği hizmet ve kaliteyle ortaya çıktığını vurgulayan Yıldız, Şanlıurfa’da görme engelli çocukların hizmet aldığı tek kurum olduklarını belirtti. Temel hedeflerinin, bütün engelleri aşmak olduğunu söyleyen Yıldız, şunları kaydetti; “ Marka olmak bir hizmetin kimliğidir. Bir hizmeti rakiplerinden ayırmakta, hizmetin yararlarını ve kalitesini sembolize edebilmekte, hatırlanmasına katkıda bulunabilmektedir. Marka; bir hizmeti bütün diğer benzerlerinden ayıran, farklı olarak tanımlayan isim, resim, terim veya sembollerdir. Bu tanıma istinaden Şanlıurfa’da özel eğitim ve rehabilitasyon alanında değerli öğretmen arkadaşlarımız ve başarılı çalışma ekibimiz ile eğitim konusunda marka olmayı hedefliyoruz.”

“Çocuklar, en değerli varlığımızdır”

Kent genelinde, engellilere hizmet vererek, engelleri aşmayı planladıklarını ve bu yolda engelli bireylere sahip ailelerle gönül köprüsü hedeflediklerini vurgulayan Yıldız, çocukların, en değerli varlık olduğuna ve bu çocuklara sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Engelli bireylere verdikleri eğitimin reklamdan ibaret olmadığını, bireylerin kendi kurumlarında ciddi anlamda eğitim aldığına değinen Yıldız, Çocuklar en değerli varlığımızdır diyerek, “Hedefimiz özel eğitime ihtiyaç duyan tüm engelli bireylere sahip ailelerle aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Her seferinde hedef kitleyle kurulan soyut, duygusal bağdır. Bu bağ kişilikli, karakterli ve itibarlıdır. Kaliteli ve güvenilirdir. Bazen hassas ve duyarlıdır. Misyon, vizyon değildir. Logo, slogan, sembol, amblem değildir. Ürün, hizmet ya da servis değildir. Reklâm veya Pazarlama da değildir. Hedefimize ulaşmak için ihtiyacımız olan, iyi bir iş planı, uzun vadeli strateji ve bilinçli ve inanan bir ekip gerekmektedir. İyi bir özel eğitim için bilgiyi doğru kaynaklardan alıp, mevcut kaynaklar da doğru yerde kullanmaktır. Çocuklarımız bizim için değerli ve önemlidir bu nedenle özel eğitime ihtiyaç duyduğunuzda araştırma yaparak doğru adımlar atmalı, profesyonel kişi ve kurumlardan danışmanlık hizmeti alınmalı” şeklinde konuştu.

Okulda 3 ayrı branşta eğitim veriliyor

Genç ve dinamik öğretmen kadrosuyla çocukların önündeki engeli birlikte aşmaya çalışan kurum, bünyesinde Fizyoterapi ünitesi, Görme engelliler sınıfı ve Zihinsel eğitim sınıflarını bulunduruyor. Engelleri aşmak için tüm imkânlarını seferber

ettiklerinin altını çizen Mehtap Yıldız, Türkiye’deki en iyi öğretmen kadrosuyla yola çıktıklarını ve bu yolda ilerlediklerini belirtti. Fizik engelli öğrenciler için Fizyoterapi hocası Sedef İğde ise fizik engelli bireyi olan tüm ailelere şu önerilerde bulunuyor;

-Ortopedik özürlü çocuğun eğitim ve rehabilitasyonunda ailenin rolü çocuğunuza yardım edin.

-Aile, çocuğun ilk ve en önemli eğitimcisidir. Evde ve sınıfta çeşitli yollarla çocuğunuza yardım edebilirsiniz.

-Çocuğunuzun öğretmeninin sizi tanımasını sağlayın. Nasıl yardım edebileceğiniz konusunda öğretmene gerçekçi bir fikir verin. Çocuğunuza yeteri kadar zaman ayırın.

-Çocuğunuzun gelişimi ve büyümesi üzerinde önemli bir etkiye sahipsiniz. Bunu takip edin ve çocuğunuzun eğitiminde aktif rol üstlenin.

“Çocuğunuzu okula alıştırmak için ilgi gösterin”

Çocukların, engelleri aşmak için, okulun yanı sıra evde de iyi motive olması gerektiğine vurgu yapan İğde, çocuğun derse zamanında girmenin de çok büyük etken olduğunu belirterek, “Çocuğun rehabilitasyon eğitimini alacağı eğitim ve rehabilitasyon merkezine adaptasyonunu sağlamak için okula, sınıfa ve eğitimcilerine uyumu için süre tanınmalıdır. Çocuğunuzun sınıfa zamanında girmesini sağlayın. Çocuğunuzun sınıftaki davranışlarını etkileyen ev içindeki günlük iyi veya kötü olayları öğretmene anlatın. Tedavide, ilaçlarda veya hastalığın gidişinde oluşan değişiklikleri de öğretmene bildirmekte fayda var.

“Sevgi de bir tür tedavidir”

Engelli çocuğun, engelleri aşmak için evdeki aktivitelerin önemine değinen İğde, evde çocuğa gösterilen ilgi ve sevginin, engelleri aşmakta büyük fayda sağladığını belirterek, “Evdeki aktiviteler çocuk ve aile için olabildiğince eğlenceli olmalıdır. Çocuğunuza ve kendinize fazla yüklenmeyin.

Çocuğunuza karşı sevgi ve yardım duygularıyla yaklaşarak evdeki günlük aktiviteleri beraber yapmaya çalışın. Evde yaptığınız işlerin hepsi özel ihtiyaçları olan çocuğunuzun dünyayı daha iyi tanımasına yardımcı olacaktır” dedi.

Kurumda verilen bir diğer eğitim ise görme engelli eğitimi derslerini veren ve bu konuda uygulamalı bir şekilde çocuklara yardımcı olan Tuğba Aktaş ise, “Görme engelli kişi, himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir” diyor.

Görme engelli bireylerin, diğer bireyler gibi işitme ve hissetme duygularına sahip olduğuna vurgu yapan Aktaş, görme engelli bireylerin, kendini diğer bireylerden

soyutlamaması gerektiğinin altını çizerek şu ifadeleri kullandı; “Görme engelli kişi, himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir. O, diğer insanlardan çok farklı, olağanüstü yetenekleri olan ve başkalarının duyamadığı sesleri duyan, mucizevi bir yaratık da değildir. Diğer insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz özelliklerin hepsi onda da mevcuttur. Görme engelliler arasında da başarılı olan, başarısız olan, bencil olan veya toplumun çıkarlarını düşünen insanlar bulunabilmektedir. Kısacası görme engelli de herkes gibi bir insandır.”

“Ön yargılar büyük sorundur”

Görme engelli bireylerin, görmemesinden ziyade, toplum davranış ve önyargılarından rahatsız olduğunu söyleyen Aktaş, toplumda görme engellilere eşit fırsatların tanınmasının önemine değinerek, “Görme engelli bir kişinin yaşadığı en önemli sorun, gözlerinin görmemesi değil, toplumun görme engellilerle ilgisi yanlış anlayış ve ön yargılarıdır. Kendisine sağlanan olanakların yetersizliği ve diğer insanlarla arasındaki fırsat eşitsizliğidir. Siz engellinin koluna değil, o sizin kolunuza girmeli, çünkü kaldırım kenarı veya merdiveni anlaması için yarım adım gerinizden gelmesi gerekmektedir. Merdiven inerken trabzandan yararlanması için yol gösterici olunmalı, kaldırım iniş ve çıkışlarında sürekli sözlü uyarılara gerek yoktur. O sizi yarım adım geriden izlediği için biraz yavaşlamanız yeterlidir” ifadelerini kullandı.

Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların gelişim dönemlerine göre eğitim sürecini anlatan Mehtap Yıldız, “bebeklik dönemi gelişim sürecindeki en önemli dönem olduğundan, bebeğin problemi belirlenip, tanısı konur konmaz eğitimine başlanması ile gelişimin temellerinin atılmış olacağı kabul edilmektedir” dedi.

Zihinsel engellilerin, engelleri aşmak için bir çok beceriyi kazanması gerektiğini vurgulayan Yıldız, bu becerileri şu şekilde sıralıyor; 1-Öz-bakım becerileri, 2-Motor becerileri, 3- İletişim becerileri, 4- Görsel beceriler, 5- Bilişsel beceriler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER