banner54

'Dünyanın Suriye ile imtihanı' Çalıştayı

 Suriyeli mültecilerin sosyo ekonomik durumunun ele alındığı toplantında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, “Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini benimseyerek Suriyelilere sahip çıktıklarını söyledi.

Suriye'deki iç savaştan dolayı Türkiye'ye sığınan, kamplarda veya şehirlerde yaşayan Suriyeli mültecilerin durumunun ele alındığı Dış İlişkiler İl Başkanları Bölge Toplantısı Çalıştayı, Şanlıurfa GAP Tarımsal Eğitim Merkezinde yapıldı. Çalıştaya; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Mehmet kasım Gülpınar ve Doç.Dr.Halil Özcan, AK Parti İstanbul Milletvekili M.Bilal Macit, Suriye Ulusal Koalisyonu Geçici Hükümetinin Sanayi Bakanı Yasin Neccar, Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, AFAD Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Yusuf Uzunay, İstanbul Ticaret Üniversitesinden Dr. Selman Öğüt, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Av.Yusuf Eğilmez, Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Konya, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye, Mersin, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman, Şırnak'tan davetliler katıldı.

Çalıştayın açılışında Şanlıurfa ve Gaziantep İl Başkanları ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç’in konuşmalarının ardından AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen, Türkiye ve Şanlıurfa’daki Suriyeliler ve onlara gösterilen ilgiden bahsedip, Amerika ve AB ülkelerinin duyarsızlığından bahsetti.

Suriye bizim için sıradan bir komşu değil

Şanlıurfa’da yaşayan halkın sosyal ve kültürel özellikleri ile Suriye halkının sahip olduğu sosyal ve kültürel özellikler arasında çok yakın benzerlikler bulunmaktadır. Bu benzerliklerin ortaya çıkmasında Şanlıurfa, Halep, Rakka ve Haseki’de yaşayan insanların akrabalık ilişkileri ile sahip oldukları ortak değerler önemli bir etkendir. Bölgedeki olumsuz şartlara direnen ve her zaman canlılığını koruyan köklü komşuluk ilişkilerinden dolayı ve en önemlisi de insani değerlerden dolayı Türkiye, 15 Mart 2011 tarihinde barışçıl ve sivil halk ayaklanması olarak başlayan ve zamanla tüm Suriye’ye yayılan iç karışıklıktan dolayı Suriye’den gelen misafirlere kapılarını açmıştır. Suriye bizim için öyle sıradan bir komşu, Suriye halkı bizim için öyle sıradan bir halk değildir. Suriye halkı, bizim kardeşimizdir, bu halka sırtımızı dönemeyiz. Bundan 32 yıl önce Hama’da 30 binden fazla insanını katleden bir anlayışa ve bugün bu anlayışın devamı niteliğindeki zalimlerin sırtını sıvazlayamayız. Suriye’de olup bitenlere karşı da sessiz kalamayız. Biz Türkiye olarak, her zaman diplomasinin ve diyaloğun gücüne inandık. Bölgemizdeki her meseleye istikrar, huzur, refah ve barış penceresinden bakıyoruz. Bölgemizdeki tüm sorunların müzakere zemininde çözülmesi gerektiğini vurguladık, çatışma olmasın, kan akmasın diye büyük çabalar sergiledik. Ancak ortaya çıkan çatışma ortamında yanı başımızda yaşanan olaylara kayıtsız kalmayarak Suriye’den gelen misafirlere Türkiye olarak, Şanlıurfa olarak kapımız açtık. Hükümet olarak onlara barınacakları Konaklama Merkezlerini ihtiyaca binaen 2-3 ay gibi kısa bir sürede inşa ettik” dedi.

Türkiye’deki Suriyeli misafir sayısının % 33’ü Şanlıurfa’da

 Emin Önen, konuşmalarına şöyle devam etti;“Bugün Türkiye’de 10 ilimizde 16’sı Çadırkent 6’sı Konteynerkent olmak üzere 22 AFAD Konaklama Merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerde toplam 220 bin 579 Suriyeli misafir barınmaktadır. Şanlıurfa’da ise üçü Çadırkent, biri Konteynerkent olmak üzere toplam 4 Konaklama Merkezi bulunmaktadır. Şanlıurfa’da ilk olarak halen 20 bin 553 misafirin barındığı Ceylanpınar Konaklama Merkezi 6 Nisan 2012 günü açılmıştır. Daha sonra açılan Akçakale Süleyman Şah Konaklama Merkezinde 25.387 misafir, Harran Konteynerkent Konaklama Merkezinde 14 bin 318 misafir, son olarak 8 Aralık 2013 tarihinde misafir kabul etmeye başlayan Viranşehir Çadırkent Konaklama Merkezinde şuan itibariyle 12 bin 522 misafir olmak üzere toplam 72 bin 780 misafir bulunmaktadır. Bu sayı Türkiye genelinde barınan toplam Suriyeli misafir sayısının % 33’üne denk gelmektedir. Yine barınma merkezlerindeki kadınların % 33’ü Şanlıurfa’da bulunmaktadır. Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim. Biz Hükümet olarak AFAD Konaklama Merkezleri dışında kalan Suriyeli misafirlerin kayıtlarının yapılması ve sağlık hizmetlerinin koordine edilebilmesi amacıyla Şanlıurfa il merkezi ve ilçelerinde AFAD Koordinasyon Merkezlerini kurduk. Koordinasyon merkezlerinin kayıtlarına göre tanıtım kartı verilen Suriyeli misafir sayısı 104 bin 995 kişidir. Şanlıurfa’da, dört konaklama merkezinde 72 bin 780, Konaklama merkezleri dışında 104 bin 995 olmak üzere toplam 177 bin 775 kayıtlı Suriyeli misafir bulunmaktadır. Şanlıurfa’da konaklayan Suriyeli misafir sayısı Viranşehir ilçemizin toplam nüfusuna eşit, Şanlıurfa’da bulunan on üç ilçemizin dokuzunun nüfusundan daha fazladır. Bu misafir sayısı il ölçeğinde de küçümsenecek bir rakam değildir. Ülkemizde aralarında Artvin ve Gümüşhane illerinin de bulunduğu altı ilimizin nüfusundan daha fazladır. Hükümet olarak Şanlıurfa’da Konaklama Merkezlerinin kurulması ve kurulumdan sonra işletilmesi için toplamda 595 milyon 469 bin 907 TL ödenek gönderilmiştir. Bunu yanı sıra yine aynı ödenek içerisinden AFAD Konaklama Merkezleri dışında kalan Suriyeli misafirlerin sağlık giderleri için 26 milyon 382 bin 714 TL harcama yapılmıştır.

Bunlarla beraber sınıra sıfır noktalarında uluslararası hukuka uygun olarak Kızılay ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı koordinasyonunda yerel imkanlarla yürütülen insani yardım faaliyetleri kapsamında;  Ceylanpınar’da 3 milyon 671 bin 970 TL, Akçakale’de 47 milyon 369 bin 751 TL ve Suruç’ta 5 milyon 872 bin 501 TL olmak üzere toplam 56 milyon 914 bin 222 TL insani yardım faaliyeti yürütülmüştür.”

Birleşmiş Milletler ve gelişmiş ülkeler sadece izleme pozisyonunu değiştirmeli

Mevcut durum itibariyle Suriye’de çatışmanın uzamasının halen Türkiye’de bulunan Suriyeli misafirleri olumsuz etkilediğini belirten Önen, “İç karışıklığın bitmesinden umudu kesen veya evini bir daha geri dönemeyecek şekilde terk eden kişiler geleceğe umutsuzlukla bakmaktadır. Pek çoğu ülkelerine geri dönmek istememekle birlikte, can güvenliği ya da ekonomik zorluklar nedeniyle Türkiye’de kalmayı tercih etmektedirler. Birleşmiş Milletler ve gelişmiş ülkeler ise Suriyeli misafirler için sadece izleme pozisyonunu değiştirmeli, daha aktif bir politika içine girmeleri gerekmektedir. Çünkü savaş, insanları sadece öldürmekle kalmaz, insanların ölmeden de yaşamlarını kaybetmelerini mümkün kılmaktadır. Suriye'de ilk olarak 2011 yılında ülkenin güneyindeki Dera kentinde başlayan ve ülke geneline yayılan çatışmalar ve ülke genelinde meydana gelen şiddet olayları sonucu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine göre şu ana kadar 100 binden fazla kişi hayatını kaybetti ve binlercesi tutuklandı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütünün raporuna göre, iç savaşta hayatını kaybeden 130 bin 433 kişinin 3'te 1'inden fazlası sivildi. Suriye’deki bu çatışmaların çok uzağındaki Ortadoğu’nun güvenli limanı Türkiye’de de 67’si sivil, 1’i polis memuru ve 2’si pilot olmak üzere toplam 70 vatandaşımızın hayatına mal olmuştur. Sözlerimin sonunda;  Suriye meselesinde, Türkiye’nin yanında bulunan, Türkiye’nin değerlerini bilen, özellikle de hükümetimizin samimiyetini gören dost ve kardeşlerimiz, süreç boyunca bizlerden desteklerini, dünyaya da yapıcı tavsiyelerini esirgemediler. Halen devam eden bu süreçte onurlu ve duyarlı duruş sergileyen herkese teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Suriye imtihanı konusunda kendimizle iftihar edebiliriz

Yaklaşık 4 yıldır yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Türkiye'nin Suriyelilere kapılarını açtığını ve en iyi şekilde ağırladığını belirten AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Prof.Dr.Yasin Aktay ise, bu konuda herkesin üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirdiğini dile getirdi.

İnsanların her an her şeyle imtihan edildiğini ve Türkiye'nin bu imtihandan anlının akıyla çıktığını aktaran Aktay, fakat Avrupa ülkelerinin Suriye'ye ilgisiz kaldığını söyledi.

Dünyada birçok ülkenin yüz yıl önce yaşanan sözde katliamlarla ilgilendiğini söyleyen Aktay, “Kardeşim yüz yıl öncesine gitme, gel sıcağı sıcağına yaşanmakta olan katliamlarla ilgili kılın kıpırdamıyorsa eğer yüz yıl önce de herhangi bir adalet kaygına dair hiç kimseyi inandıramazsın. Kendi aranızda belki al gülüm ver gülüm bir tür soykırım, katliam ekonomisi götürebilirsiniz ama bu sahtekarlık kimsenin yemeyeceği bir noktaya gelmiştir. Evet dünya bir imtihan ve Allah'a çok şükür Suriye imtihanı konusunda kendimizle iftihar edebiliriz” dedi.

Anadolu'yu Anadolu yapan bu misafirperverliğidir

Türkiye'de sığınmacılara ensar-muhacir ilişkileri içinde yaklaşıldığını ve bunun da böyle olması gerektiğini aktaran Aktay, bu konuda herkese teşekkür etti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr.Yasin Aktay, Suriye'de yaşanan olayları bir imtihan olarak gördüklerini belirterek, “Bazı insanlar 100 yıl önce yaşanan soykırımları gündeme getirdiği halde maalesef yanı başlarında yaşanan katliamları göremiyorlar. İşte bu onların ikiyüzlü olduklarını gösteriyor. Bu insanlar sürekli 'tarihle yüzleşelim' diyorlar. Peki tarihle yüzleşip de ne yapacaksın? Biz önce gözümüzün önündeki soykırımları ortadan kaldıralım. İşte Suriye konusundaki bu sessizliği de ortaya çıkarmamız bizim görevimiz oldu. Türkiye'de şu anda Suriyeli misafir kabul etmemiş bir ilimiz kalmamıştır. Yabancıyla karşılaşmak kötü bir şey değildir. Anadolu'yu Anadolu yapan bu misafirperverliğidir. Belki de birçoğu geri dönmeyecektir. Bunların geri dönmemesi bize problem değildir, Suriye'ye problem olacaktır. Suriye'nin demokratik yapısını çalıştırmaya çalışıyorlar. Onların dönmeyecek olması kendileri açısından ciddi bir problemdir. Suriye'den ağırlıklı olarak Sünni, Arap kesimi geliyor. Bu göçler Suriye'deki demokratik yapıyı ciddi anlamda etkilemektedir, umarız sonucu hayırlı olur” diye konuştu.

Suriye'deki drama rant kapısı olarak bakılıyor

Suriye'deki drama Türkiye ve bir kaç ülke dışında herkesin bir rant kapısı olarak baktığını belirten Aktay, “Avrupa ülkeleri ocak ayında Suriye için bir araya geldi ve 27 ülke önce '30 bin sığınmacıyı kabul edebiliriz' diye anlaştılar. Ama bu 30 bin kişiyi bile kabul edemeyecekleri sonucuna vardılar ve rakamı '17 bini kabul edebiliriz' diye sonuca bağladılar. Peki nasıl kabul edeceklerdi? Bunu da şarta bağladılar. Dediler ki 'Herkesi de kabul edemeyiz yani nitelikli nüfus olacak, mühendis, doktor olacak, üniversite mezunu olacak, dil bilecek.' Peki Suriyelilere ne faydası olacak bunların, siz diyorsunuz ki 'Suriye'de bir felaket var, biz bakalım ordan bir iki şey koparabilir miyiz?' Yani böyle nüfusu kim olsa kabul eder zaten bütün ülkelerin böyle nüfusa ihtiyacı var. Bununla siz Suriye'ye yardım etmiş olmuyorsunuz, sadece Suriye'de batan geminin mallarından acaba bize ne düşer diye bakmış olursunuz” diyerek Avrupa ülkelerinin ciddiyetsizliklerinden ve olaya bakış açısından bahsetti.

Allah bize yardım ediyor

Türkiye'nin iç savaştan önce Suriye ile arasının iyi olduğunu ve istediği takdirde katliamın ardından bu şekilde devam edebileceğini anlatan Aktay, ancak Türkiye'nin bu duruma kayıtsız kalmadığını, bazı olumsuzlukları göze alarak haklının yanında olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin yaklaşık 1 milyon Suriyeli sığınmacıya dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun kucak açtığını ve maddi anlamda büyük kayıplar yaşandığını anımsatan Aktay, şöyle devam etti;

“Bunları kabul etmeseydik insanlığımızdan eser kalmazdı, koskoca 27 Avrupa ülkesi 17 bin kişiyi bin bir şartla kabul etti. Biz ise eğer canını kurtarmak için gelmişse kim olursa kabul ettik. Görünürde hesaba vurduğunuz zaman bu işi maliyetiyle bakarsanız deminden beri yaptığımız birçok istatistik işte şu kadar insanı barındırdık, işte 3 milyar dolar, bu rakam Türkiye için çok büyük bir rakam ama emin olun eğer son 4-5 yıldır yaşanan bunca ekonomik krizlerden etkilenmiyorsak belki de bunların yüzü suyu hürmetine etkilenmiyoruz. Biz bu yardımı esirgemediğimiz için Allah bize yardım ediyor. Bu aslında gelen misafir rızkını beraber getirir inancımızın bir tezahürüdür.”

Türkiye örnek duruş sergiledi

Suriye Ulusal Koalisyonu Sanayi Bakanı Yasin Neccar ise, Türkiye'nin savaşın ilk gününden beri zor durumda olan Suriye halkına sahip çıktığını ve örnek bir duruş sergilediğini söyledi.

Suriyelilere çalışma izni verilsin

Çalıştayda söz alan AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer de, Suriyeli sığınmacılara resmi çalışma izni verilmesini istedi.

Daha sonra AK Parti İstanbul Milletvekili Bilal Macit'in moderatörlüğünde başlayan Çalıştay'da Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Selman Öğüt, AFAD Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Yusuf Uzunay ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Mesut Özcan birer sunum yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER