banner54

Dünyanın bir ucundan diğer ucuna “ANNELİK”
Gülizar Gülebak  
 Kendini ifade edemeyecek kadar minik  çocuklarını, dilini konuşamadağı bir ülkede büyüten Ludmila Gülebak bir annenin gösterebileceği fedekarlığın öreneği oldu.   Rusya’da doğmuş büyümüş çocuklarını Rusya’da dünya’ya getirmiş daha sonra Dünyanın bir ucundan diğer ucuna gelerek dil bilmeden annelik yapmış Ludmila Gülebak, Türkçe öğrenirken yaşadığı zorlukları ve dil bilmediği ülkede anneliği nasıl yaptığını anlattı.   Çocukları için yaptığı fedakarlıkları anlatan Annem Ludmila Gülebak, Şanlıurfalı kadınlar için yaptığım  “İKİ KADIN BİR RÖPORTAJ” dizisine konuk oldu.   Anneler gününde anneme ne alabilirim diye düşünürken aslında en büyük hediyenin annemin sürekli severek takip ettiği “İKİ KADIN BİR RÖPORTAJ” dizisine sürpriz konuk etmek olacağını düşündüm.   Anneler gününde “Anneciğim ben sana bir hediye almadım ama bugün benim konuğum olur musun Anneler gününde canım annemle röportaj yapmak istiyorum” dedim.   Annem çok şaşırarak ve gülümseyerek “Bu benim için onurdur” dedi. Bütün anneler çocukları için bir fedakarlık yapmıştır mutlaka ama benim annem benim için en çok fedakarlık yapan kadın çünkü dil bilmediği bir ülkede kendini ifade etmeye çalışarak çocuklarına bakmış ve büyütmüş. Anneliğin zorluklarını, fedakarlıkları ve Gülizar Gülebak’ı anneme sordum işte o muhteşem konuğun muhteşem cevapları şöyle;   DİL BİLMEDİĞİNİZ BİR ÜLKEDE ANNELİK YAPMAK KOLAYMI?   Çok ama çok zor kendi memleketini bırakıyorsun başka bir yere geliyorsun ve bu İstanbul gibi bir yer değil Rusya’dan Şanlıurfa’ya geliyorsun. Yaşam tarzı giyim tarzı çok farklı bir şehre giyim tarzıma yaşam tarzıma dikkat edeyim derken birde küçük çocuğun var çocuk kendini anlatamıyor ağlıyor ne istediğini anlamaya çalışıyorsun anlasan bile onu karşındaki kişiye anlatamıyorsun ne zaman çocuk ağlasa hemen acıktı sanıyorlar ve çayla ekmek ezip elime veriyorlardı. Çocuk yemek istemiyor anlatamıyorum. Bir yeri ağrıyordu anlatamıyordum. Türkçeyi bu şekilde kendimi anlatmaya çalışarak öğrendim. Gülizar’ı okula götürürdüm öğretmeninin dediğini ne ben nede Gülizar anlardı ama Gülizar benden önce Türkçeyi öğrendi.”      SİZİN İÇİN ANNE NEDİR?   “Benim için anne her şeydir. Anne fedakarlık yapmaktır. Anne Arkadaş, yoldaş ve sırdaştır.  Anne çok çalışandır evin aşçısıdır, avukatıdır, çocuk gelişimcidir, doktordur, mimardır ve psikologtur.”   BİR ANNE ÇOCUKLARIYLA NASIL OLMALIDIR?   “Tabi ki yeri geldiğinde arkadaş gibi olmalıdır. Çünkü çocuklar babasına anlatamadığını annesine anlatabiliyor. Annelerle konuşmak dert anlatmak çocuklara daha rahat geliyor çocuklarınla ne kadar arkadaş gibi olabilirsen o kadar onların hayatları hakkında bilginiz olur.”   ANNELER GÜNÜ SADECE BİR GÜN MÜDÜR?   “Benim için annelerin bir günü yoktur anneler günü bir ömürdür. Anneler günü sadece bir güne dayatılmamalıdır bu çocuklarım içinde geçerli tabi ki sadece bugün el öpmek yok haberiniz ola”   EN SON ANNENİZİN ANNELER GÜNÜNÜ NE ZAMAN KUTLADINIZ?   “1994’te annemi kaybettim en sonda 94 yılında kutladım ve o yılda kızım yani Gülizar doğdu. Gülizar doğdu 6 ay sonrada annemi kaybettim. Annem Gülizar’ı çok severdi. Biraz tombuştu. Yanaklarını sıkar severdi. O yıl anneme çiçek almıştım birde pasta o pastayı çok severdi. Ailecek anneler gününü kutlamıştık”   ANNE OLMAK NASIL BİR DUYGU?   “Gurur verici çünkü sen kendi canından bir insan dünyaya getiriyorsun ne olursa olsun kendi canından kendi kanından ilk çocuk dünyaya geldiğinde çok farklı duygular içine giriyorsunuz. Minik elleri, minicik ayakları ve büyüdüğü günleri hayal ediyorsunuz. Tabi bu sadece Dünya’ya getirmekle bitmiyor. Asıl mesele o çocuğu büyütmek her an arkasında oluyorsunuz aman bir şey olmasın, hasta oluyor. Hastaneye gidiyorsunuz aşı olacak canı yanacak diye gözleriniz doluyor. Bir gün geliyor kocaman adam, kadın oluyorlar işte o zaman gurur duyuyorsunuz iyi dünyaya getirmişim diyorsunuz. Tüm mesele o çocuğu iyi yürekli yetiştirmek”   ÇOCUKLARINIZ İÇİNDE HİÇ AYRIMCILIK YAPTIĞINIZ OLDU MU?   “Hayır asla olmadı çocuklar arasında ayrım yapılması doğru bir davranış değil mesela bir çocuğunuz hasta olur onunla ilgilenirsiniz. İster istemez diğeri kıskanır ayrımcılık yapıldığını düşünür bunu çocuğa anlatmalısınız ve o hasta olduğunda ona da o özenle bakmalısınız. Çocuklar her şeye çok çabuk inanır çok çabuk kırılır. Onlara çok dikkatli davranmalıyız her ayrıntıyı düşünmeliyiz. Ve asla pembede olsa yalan söylememeliyiz yoksa annede olsanız o çocuğun güvenini kaybedersiniz böylece çocuğunuzu da kaybedersiniz.”   KAÇ ÇOCUĞUNUZ VAR ÇOCUKLARINIZIN HANGİSİ DAHA ZOR?   “Benim 4 çocuğum var iki kız iki erkek bana göre en miniğimiz daha zor. Cem Kutluay 2009’da doğdu. 6 yaşında şimdi. Küçük olan her zaman en zoru oluyor çünkü o savunmasız ve her zaman anneyi yanında ister ve anne her zaman küçüğün yanındadır. Büyüme çağında çocuğu her şeye karşı eğitmek lazım. Gözlem altında olması lazım biz şimdi internet çağındayız yeni çocukların hepside telefonla oynamaya bayılır. Oynadığı oyunlara özellikle dikkat etmeli eğitici oyunlara yöneltmeliyiz yoksa geleceğe yaralı değil zararlı bireyler yetiştiririz. En zoru Cem Kutluay diyorum çünkü diğer üç çocuğum artık ayakları üzerinde duruyor ve çalışıyor. En son mama yerken ağzını sildiğim kızım şimdi benimle röportaj yapıyor”   ANNELER GÜNÜNDE ÇOCUKLARINIZDAN BEKLENTİNİZ NEDİR?   “Çocuklarımdan tek beklentim her zaman böyle sevgili saygılı olmaları ben hediyeden çok bir annenin verdiği emeği boşa çıkarmamalarını istiyorum. Benim onlara öğrettiklerimi her zaman kulaklarına küpe ederek dolaşsınlar yeter bana yeter ki yararlı bir birey olsunlar bu bana en güzel hediyedir.”   KIZINIZLA RÖPORTAJ YAPMAK NASIL BİR DUYGU?   “Çok güzel ve gurur verici ve duygu yüklü kızımla konuşurken bu kadar heyecanlanacağım aklıma bile gelmezdi. O küçükken eline bir pamuk alır oynar oynar uyurdu çok sessizde şimdi ise insanların en çok konuştuğu bir mesleğin içinde gazeteci bir birine çok zıt ve hiç aklıma gelmezdi gazeteci olacağı Gülizar her zaman iç mimar olmak isterdi. Bende bu kız iç mimar olacak diyordum ve buna inanıyordum elindeki imkanlarına rağmen o gazeteciliği seçti. Bu melekte de başarılı olduğunu düşünüyorum ve gerçekten doğru bir karar olduğunun kanaatindeyim. Bu fırsat aslında kolay kolay hiçbir annenin eline geçmez şimdi kızımla oturmuş sorularını cevaplıyorum rabbim yolunu açık etsin hep arkasındayım her zamanda gurur duyuyorum.”   GÜLİZAR’IN SEVDİĞİNİZ VE SEVMEDİĞİNİZ ÖZELLİKLERİ NELERDİR?   “Önce sevdiğim özelliklerinden başlayayım çok pozitif bir insan olumsuzluklara pozitif bakıp çözüm araması çok güzel ve girişken insanlarla çok çabuk diyaloga girebiliyor. Güler yüzlü her insana güler düşman dost ayrımı yapmaz. Ailede tüm kardeşlerine destek çıkar her zaman ailesini ilk sırada tutması gurur verici. Daha birçok şey var akla gelmeyen ama özelikle bunları sıralayabiliriz. Sevmediğim yönleri de var tabi bu sevmemek değil beni kızdıran diyelim yemek ayrımı yapar buna çok kızarım. Cumartesi günleri tatili ve her Cumartesi benim kahvaltım yerine dışarı çıkmayı seçer buna kızarım ama birazda hak veririm çünkü her zaman çalışıyor farklılık onun için iyi oluyor. Alışveriş sırasında tartışırız hiç bir şeyi beğenmiyor gezmedik yer bırakmıyor ve boş çıkıyor.”  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER