banner112
banner54

DELEBE, “PATLAMALAR GÜVENLİK ZAFİYETİNİN GÖSTERGESİ”
-Gülizar Gülebak-
 
Suruç’ta canlı bombanın kendisini patlatması sonucu 32 kişinin hayatını kaybetmesi Türkiye’yi yasa boğarken Ankara’da meydana gelen patlamada ise 95 kişinin hayatını kaybetmesi acıyı ikiye katmadı.

Şanlıurfa Baro Başkanı Hikmet Delebe meydana gelen patlamaları Urfanatik Muhabirine değerlendirdi.

Delebe, Suruç’ta ki ve Diyarbakır’da ki patlamaların bağımsız olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Bilindik üzere 12 Ekim Cumartesi günü Cumhuriyet tarihinin en kanlı katliamı Ankara da gerçekleşti. Ankara Türkiye’nin başkenti ve Ankara’nın kalbinde bir patlama meydana gelmesi ayrıca bütün toplumu olumsuz etkiledi.

Tabi ki bu patlamalar Diyarbakır’da ki ve Suruç’ta ki patlamalardan bağımsız olarak ele alınması mümkün değil zira 7 Haziran seçimlerinden önce Diyarbakır da patlama meydana geldi ve orada 5 kişi yaşamını yitirdi. Daha sonrada Suruç’ta 32 insan meydana gelen patlamada katledildi. Ardından da 1 Kasım seçimlerine yaklaşmışken ise maalesef Ankara’nın göbeğinde bu korkunç patlama meydana geldi. Tabi ki bütün toplumda korku uyandıran bu kanlı katliam biz hukukçuları da çok ciddi manada tedirginlikler yarattı. Dolayısıyla bu katliamın önünde ve arkasında kim varsa bütün bağlantıları ile birlikte ortaya çıkarılması gerekiyor.”

“VERİLEN TALİMATLARLA HÜCRELER HAREKETE GEÇİYOR”

Daha önce medyada yansıdığı kadarıyla Suriye üzerinden yasal dışı yollarla Türkiye’ye IŞİD’in gönderdiği militanların olduğunu vurgulayan Delebe, “Bu militanlar Türkiye’nin değişik kentlerinde uyuyan hücrelerde kalıyorlar ve daha sonra dışarıdan gelen talimatla ile birlikte uyuyan hücreler harekete geçiyor” dedi.

Suruç’ta meydana gelen patlama Şeyh Abdülrahman Karagöz adındaki bir Adıyamanlı tarafından gerçekleştirildiğini ve bu patlamanın soruşturulduğu Şanlıurfa’da ki dosyanın şuanda halen devam ettiğini söyleyen Delebe, dosya üzerinde gizlilik kararı olduğunu kaydetti.

Urfa barosu olarak dosyayı hem baro olarak takip ettiklerini belirten Delebe, sözlerine şöyle devam etti:

 “Urfa barosu olarak dosyayı takip ediyoruz. Diğer taraftan da hem patlamada hayatını kaybeden bir İngilizce öğretmeninin ailesini avukatı olarak ta dosyada müdafi olarak yer alıyorum. Fakat dediğim gibi dosya üzerinde savcılığın talebi doğrultusun mahkemece alınan bir kısıtlama ve gizlilik kararı olduğu için dosyanın içindeki bilgilere erişme mümkün olmuyor. Bu haliyle dosya şuanda halen savcılık aşamasında devam ediyor.”

“İÇ İŞLERİ BAKANININ SÖZLERİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

Ankara’da meydana gelen patlamada canlı bomba olarak kullanılan kişilerin bir tanesi de Suruç katliamında canlı bomba olarak kullanılan Şeyh Abdülrahman Alagöz’ün abisi Yusuf Emre Alagöz olduğunun tespit edildiğini sözlerine ekleyen Delebe, “Elbette Ankara’da ki patlamada çok ciddi manada güvenlik zafiyeti var. Her ne kadar İç İşleri Bakanı herhangi bir güvenlik zafiyeti yok dese de bu kesinlikle doğru değil ve gerçeği yansıtmıyor. Çünkü Ankara’da merkezi bir yerde kameraların her an aktif olduğu ve tabiri caizse her köşe başında bir güvenlik görevlisinin bulunduğu bir alanda bu korkunç patlamanın meydana gelmesi güvenlik anlamında çok ciddi şüpheler uyandırdı. Gerçi siyasal iktidardan gelen savunmadan daha çok kortej alanda miting alanında bu güvenlik tedbirlerin alındığı kortej alanın dışındaki yerlerde ise güvenlik tedbirlerinin alınmadığı yönündeydi oysaki kalabalık nerde olursa olsun nerde bir toplanma meydana gelirse güvenlik güçlerinin orada azami ölçüde dikkat etmesi ve güvenlik tedbirlerinin bu anlamda almış olması gerekir. Suruç’ta ki patlamada da yine buna benzer bir güvenlik zafiyeti vardı. Çünkü alana alınan gençler üstü başı tek tek aranmış olsaydı katliamcının rahat bir şekilde gençler arasına dalması engellene bilinirdi.  Ankara’daki katliamda da iki tane canlı bomba eğer zamanında alınan tedbirlerle tespit edilip istihbarat çalışmaları değerlendirile bilinmiş olsaydı belki de patlama bu kadar korkunç sonuçlar doğurmazdı bu bakımdan güvenlik zafiyeti olduğu çok rahat bir şekilde söylenebilir” dedi.

“PATLAMALAR İLE MESAJ VERİLMEK İSTENİYOR”

Patlamalar Türkiye toplumuna Türkiye haklarına aslında bir mesaj vermek istediğini vurgulayan Delebe, “Heran patlamalar ile birlikte Türkiye’deki huzur kaçırılabilir. Türkiye’de insanların tercihi insanların siyasal duruşu değiştirilebilir hatta değiştirilmese böyle sonuçlarda ortaya çıkarılabilir. Bu şekilde mesajlar veriliyor doğrusu özellikle bu patlamaların HDP tabanının hedef olduğu düşünüldüğünde bunun birazda HDP tapanının cezalandırılmaya dönük katliam girişimi olduğu da söylenebilir dolayısıyla halkımız elden sağduyuyu bırakmaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.                  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER