banner54

Çelik, “Toplumsal işbirliği önemlidir”

Murat ÇİFTÇİ

TUİK’in yayımladığı Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk sayısındaki artış dikkatlerden kaçmadı. TUİK’in yayımladığı verilerde Güvenlik birimlerine suça sürüklenme nedeni ile getirilen çocukların yüzde 39,1’i bağımlılık yapan madde kullandı. Suça sürüklenip bağımlılık yapan madde kullanan çocukların yüzde 69,2’sinin sigara, yüzde 7,4’ünün sigara ve esrar, yüzde 5,9’unun esrar, yüzde 5,4’ünün de sigara ve alkol kullandığı belirtildi.

Sayının bu kadar artmasının nedenleri ve bunu önlemek için neler yapılmalıdır diye Yeşilay, Diyanet-Sen ve psikolojik danışmanlardan konu ile ilgili görüşlerine başvurduk.

Yeşilay İl Temsilcisi Muharrem Çelik gazetemiz muhabirine yapmış olduğu açıklamasında şunları kaydetti;

“ÇOCUĞU UZAKTANDA OLSA AİLE TAKİP ETMELİDİR”

“Maalesef ülkemizde son yıllarda madde kullanımı gittikçe artmaktadır. İnsanların büyük bir oranı maddeye bulaşmaktadır. Bu durum ilimiz içinde böyledir, son 4 yılda ilimizde de bu durum maalesef üzüntüyle izliyor ve sık sıkta kamuoyu ile paylaşıyoruz. Gençlerimize, çocuklarımıza sahip çıkılması konusunda ortak hareketlilik ile ilgili işbirliği yapmamız konusunda sürekli olarak kamuoyu ile bunu paylaştık. Maddeyi kullanan çocuk ister istemez suça sürüklenecektir çünkü maddeye ulaşması lazım. Maddeye bulaşabilmesi için de paraya ihtiyaç vardır. Son yıllarda Şanlıurfa’da karşılaştığım biri de yanımıza gelerek bir gencin ‘Telefonunu verebilir misin acil bir arama yapmam lazım’  şeklinde vakalar sürekli ilimizde görülen bir durumdur. Hatta ben bile bu vakaları yaşayan biriyim. İster istemez maddeye ulaşmak için suç oranını da beraberinde getiriyor. Çocuklarda bu daha da üst düzeydedir. Çünkü çocuk daha ergenliğe ulaşmamıştır, gençliğe girmemiştir. Dolayısıyla bazı davranışları kontrolsüzdür. Burada ne yapmamız lazım; Her şeyden önce anne baba çocuğunu iyi takip etmesi lazım. Çocuğuna zaman ayırmalı, onunla arkadaşlık yapmalı. Çocuğunu uzaktan da olsa takip etmelidir. Rastgele ortamlara göndermeyecektir. Arkadaş gruplarını takip edecek varsa davranışlarında bir bozukluk acilen tedbir almalıdır. Şiddete başvurmadan çocuğu nasıl kurtara biliriz yöntemine başvurulmaları gerekmektedir. Maalesef ilimizde, ilçelerimizde bu çocuk vakaları fazlasıyla görülüyor. Bundan dolayı herkese sorumluluklar düşüyor. Toplumsal işbirliği önemlidir” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZ ALLAHIN BİZLERE EMANETLERİDİR”

Konunun dini boyutuyla ilgili de Diyanet-Sen Şanlıurfa Şubesi Başkanı Mehmet Şibak’ın görüşlerine başvurduk. Sibak konuşmalarında şunları kaydetti;

“Çocuklar Allah’ın bize birer emanetleridir. Biz çocuklarımızı gerek maddi gerekse manevi her alanda eğitmeliyiz. Eğitim aileden başlar, eğer aile kendi üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirirse başkaları çocuklarımızı eğitemezler. Biz çocuklarımızı eğitirsek çocuklarımız gerekli eğitimi alır hiçbir tarafın eğitimine gerek kalmaz. Âmâ biz çocuklarımızı eğitmezsek başıboş bırakırsak onları kontrol etmezsek başkaları onları başka yönde eğitir ve şuanda Türkiye’de çocukların madde bağımlılığı ile ilgili çok küçük yaşlara kadar indiğini biliyoruz. Bunun nedeni de aileler kendi üzerine düşen görevi yapmıyor. Çocuklarını kontrol etmiyor. Ailelere düşen bunlar emanettir. Bizim bu emanetlere sahip çıkmamız lazım. Bu konuda da devletimizin yaz Kur’an kursları var. Hocalarımız genel dini anlamda gerekse Kur’an öğrenmeleri amacıyla çocukları eğitiyorlar.Bizlere düşen görev çocuklarımızı bu müesseselere gönderip hem dini boyutuyla eğitmiş olacağız.Hem dışarıda başkalarına yem olmaktan çocuklarımız kurtaracağız.Çocuklarımızı camiye gönderirken bunların da mutlaka takibini yapmamız lazım. Çocuklarımıza onları kontrol ediyoruz hissiyatını vermemiz lazım” dedi.

 

 

“KAPSAMLI BİR MÜCADELEYİ GEREKTİREN BİR SORUN”

Konunun psikolojik yönden etkisi ve önlemleri nelerdir nelerin yapılması gerekmektedir sorularını ise Rehberlik Araştırma Merkezi Uzman Psikolojik Danışmanı Bozan Doğan’a sorduk.

Doğan gazetemiz muhabirine yapmış olduğu açıklamasında şunları kaydetti;

“Son yıllarda ülkemizde belki özellikle de bölgemizde madde bağımlılığının büyük bir sorun haline geldiğini görebiliyoruz. Son yıllarda madde bağımlılığının, maddeye bulaşan kişilerin yaşının düştüğünü görebiliyoruz. Özellikle artık ortaokul düzeyinde madde kullanan kişilere rastlayabiliyoruz. Bu önemli bir sorun, kapsamlı bir mücadeleyi gerektiren bir sorun. Bu mücadelede de en önemli sorumluluk okullara ve ailelere düşüyor. Ailenin yapması gerekenler kısmına baktığımız zaman özellikle şu noktaya dikkat çekmek istiyorum. Çocuklar, maddeye çoğu zaman arkadaş ortamıyla bulaşıyor. Bu çok önemli bir tespittir. Çocukların maddeye bulaşma süreci çoğu zaman için arkadaş ortamıyla ortaya çıkıyor. Dolayısıyla aileler çocuklarının kimlerle arkadaş kurduğuyla ilgilendiği zaman çocukları koruma şansları daha fazla oluyor. Bunun içinde şu gerekiyor; aile çocukla arasındaki iletişimi güçlü tutması gerekiyor. Aile ve çocuk arasındaki duygusal yakınlık, duygusal iletişim kopuk olduğu zaman çocuk ihtiyaç duyduğu yakınlığı sevgiyi başka bir ortamda arayacaktır. Ailelerin öncellikle madde kullanım davranışını büyük bir problem olarak görmesi lazım. Çünkü temelde ölümlere yol açan, ölümle sonuçlanan bir problem onun için aile çocuğu maddeye götürecek yolu kesecek.Oda nedir arkadaş ortamıdır, arkadaş ortamına müdahale de aile çocukla iletişim kuracak.Temelde çocuğunun tutum ve davranışlarını birazcık izleyecek.Çocuğun son zamanlardaki davranışlarında bir değişim varmı yok mu bunu görmek zorunda.Aile bu takibi yaptığı zaman çocuğu daha fazla koruma şansına sahiptir.Çoğu zaman biz problemin bizim dışımızda yaşandığını düşünebiliriz.Hiçbir şekilde bizim başımıza gelmez, bizim çocuğumuz öyle bir şey yapmaz gibi yaygın yanlış düşüncemiz var.Ama bu konuda biraz daha temkinli olmak lazım.İlgisiz, duyarsız kaldığımız zaman gerekli desteği vermediğimiz zaman bu problemle çocuğumuzda karşılaşacaktır.”

AYRICA TUİK’İN RESMİ SİTESİNDE YAYIMLANAN AÇIKLAMA İSE ŞÖYLE;

Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk sayısı 2014 yılında, 2013 yılına göre %6,2 oranında artarak 290 414 oldu. Çocukların %57,5’inin 15-17 yaş grubunda, %24,5’inin 12-14 yaş grubunda, %17,9’unun ise 11 yaş ve altı çocuklar olduğu görüldü. Güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların 2014 yılında %68,3’ü erkek, %31,7’si ise kız çocuğu oldu.

Suça sürüklenen çocuk sayısı 2014 yılında %1,8 arttı.

Güvenlik birimlerine kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile yani suça sürüklenme nedeni ile gelen 117 486 çocuğun %87,2’si erkek, %12,8’i ise kız çocuğu oldu. Hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan çocuk sayısı 2014 yılında, 2013 yılına göre %15,3 arttı, mağdur çocuk sayısında ise bu artış oranı %7,8 oldu. Çocukların 2014 yılında, %45,2’si mağdur, %40,5’i suça sürüklenme, %6,4’ü kayıp (bulunan), %3,5’i bilgisine başvurma ve %4,5’i de bu nedenlerin dışındaki nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Suça sürüklenen çocuklar en çok yaralama olaylarına karıştı

Suça sürüklenme nedeni ile güvenlik birimlerine getirilen 117 486 çocuktan 45 211’ine yaralama suçu isnat edildi. Bu suçu 30 498 çocuk ile hırsızlık, 8 855 çocuk ile de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak suçu izledi. Ayrıca, 4 391 çocuk tehdit, 4 212 çocuk ise mala zarar verme suçu ile isnat edilerek güvenlik birimlerine getirildi.

Adli birimlere 100 900 çocuk sevk edildi

Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların %56,4’ü ailesine teslim edilirken, %34,7’si adli birimlere sevk edildi. Sosyal kuruma teslim edilen çocuk oranı ise %3,1 oldu. Ancak geliş nedeni suça sürüklenme olarak değerlendirildiğinde; çocukların %80,8’i adli birimlere sevk edilirken, %15,3’ü ailesine teslim edildi. Mağdur olarak gelen çocukların %87’si ailesine, %3,7’si sağlık kuruluşuna teslim edilirken, %3,3’ü adli birimlere sevk edildi.

Güvenlik birimlerine suça sürüklenme nedeni ile getirilen çocukların %39,1’i bağımlılık yapan madde kullandı.Suça sürüklenip bağımlılık yapan madde kullanan çocukların %69,2’sinin sigara, %7,4’ünün sigara ve esrar, %5,9’unun esrar, %5,4’ünün de sigara ve alkol kullandığı görüldü.

Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 131 172 çocuğun %87,4’ü suç mağduru, %12,4’ü takibi gereken olay mağduru ve %0,2’si de kabahat mağduru oldu.Suç mağduru çocukların %55,6’sı erkek, %44,4’ü kız çocuğu oldu. Bu çocukların %64,6’sı yaralama, %9,7’si cinsel suçlar ve %7,8’i de aile düzenine karşı suçlardan mağdur oldu.

Güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen çocukların cinsiyet durumlarına bakıldığında; her iki cinsiyette de ilk sırayı yaralama mağduru çocuklar aldı. Mağdur erkek çocukların %74,6’sı, mağdur kız çocukların %52,1’i yaralama mağduru oldu. Ancak suç mağduru kız çocuklarında ikinci sıradaki mağduriyet nedeni %19,1 ile cinsel suçlar olarak görülürken bu oran suç mağduru erkek çocuklar için %2,2 oldu. Suç mağduru erkek çocuklarının %6,4’ü ve suç mağduru kız çocuklarının %9,5’i aile düzenine karşı suçlardan mağdur oldu. Suç mağduru kız çocuklarının %6,4’ü kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan mağdur olurken, bu oran suç mağduru erkek çocuklarda %0,9’da kaldı.

Anahtar Kelimeler:
TUİK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER