banner54

Bülent Okutan’ı, Okutan’dan dinledik

Gülizar GÜLEBAK


Şanlıurfa’da birçok ajansın temsilciliğini yapan ve bu günün en iyi gazetecilerini yetiştiren Bülent Okutanı 2. ölüm yıldönümünde unutmadık.

1963 yılında İzmir’de dünyaya gelen Okutan,  ideallerinden vazgeçmeyerek uzun süre sürdürdüğü gazetecilik mesleğini hastalığına rağmen hiç bırakmadı.

 Okutanın yazmaktan hiçbir zaman korkmadığını belirten Yaşar Okutan, Bülent Okutanı siz değerli okuyucularımıza anlattı.

İşte Yaşar Okutan ile gerçekleştirdiğimiz röportaj şöyle;

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Yaşar Okutan, Bülent Okutanın amcası oğluyum ama küçük kardeşiyim desek daha doğru olur. Bülent abi bize hiçbir zaman amcaoğlu gibi davranmadı. Hep küçük kardeşi gibi muamele gösterirdi. Kendi yapısı kendi sevecenliği içerisinde kendisini yakinen tanıyan insanlar zaten onu iyi bilir bir tek ben amcası oğlu olduğum için değil. Herkese bir kardeş bir abi gibi yaklaşırdı ben bu vesileyle aktivefa gösterip ölümünün 2. Yılında Bülent abiyi anmak adına böyle bir şansı verdiğiniz için sizlere Urfanatik Gazetesine çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle aslında en son yapacaktım başında yapayım madem böyle bir giriş oldu. Geçen yılda çok büyük bir organizasyon düzenleyerek Bülent abiyi ölümünün 1. Yılında anma gecesi tertipleyen nezdinizde Tahir Gülebak Urfanatik Gazetesi imtiyaz sahibi ağabeyime çok teşekkür ediyorum. Şanlıurfa Gazeteciler Cemiyeti başkanı Kamil Güler kardeşimizde ayrıca bir gece yapmışlardı aslında Bülent abi hep bu birliğe sağlamak adına Urfa’da ilklere imza atan bir insandı özellikle bu cemiyet konusunda Gazeteciler Cemiyetini ilk kuran kişidir. Uzun sürede başkanlığını yaptı. Ben bu vesileyle Kamil Güler’e organizasyona katılan herkese ve özellikle sizlere çok teşekkür ediyorum.”    

Bülent Okutan örnek aldığımız bir gazeteci Okutan bu mesleğine nasıl başladı?

“Bülent abi 1963 yılında İzmir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şanlıurfa’da tamamladı Ege üniversitesi 9 Eylül Üniversitesi ve Viyana Üniversitesi Ekonomi Fakültesinde yükseköğrenimini gördü. Yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Bülent abi Urfa aşığı bir insandı çok imkânları vardı yurt dışından teklifler gelmişti il dışında bir çok imkanları var kardeşleri de hala ordalar ama Bülent abi tercihini Urfa’dan yana kullandı. Urfa aşığı bir insandı 1986 yılında Hizmet Gazetesinin başyazarı ve sorumlu Yazı İşleri müdürü görevine geldi. Aynı dönem içerisinde Bülent abi TRT’de, Hürriyet Gazetesinde, Milliyet Gazetesinde, Güneş Gazetesinde Şanlıurfa temsilciliğini yürüttü. Çok başarılı işlere imza attı o dönemin çok kısıtlı çok kısır yani tarifini bile şuanda yapmak istemediğim çok kötü günlerde Bülent abi bu mesleği başarıyla icra etti.”

Dediğiniz gibi Bülent Bey zor günlerde bu mesleğini sürdürdü ailesinin ona desteği nasıldı?

“Manevi yönden Bülent abi zaten hiçbir zaman kimseye ihtiyacı olmayan bir insandı. Kendini çok güzel yetiştirmişti. Yapısı da kişiliği de zaten hatta desteği bir yana bırakalım bizlerden yana aileden yana Bülent abi destek verirdi. Kendisinden yaşça kat kat büyük insanlara dahi o kadar güzel nezih bir insandı ki kendisi destek verirdi. Maddi yönden zaten ödem içerisinde ben şöyle söyleyeyim yaşça bende 50 yaşındayım o dönem içerisinde yoksulluk ayrı bir şeydi Gülizar Hanım yokluk ayrı bir şeydi yani var olanı da yoktu bu bir tek Bülent abi için Ahmet abi için değil yokluktu çok kötü dönemlerdi özellikle o 80’li yıllar zordu. Bülent abi bu yokluklar içerisinde birçok şeyi var etti.”

Birçok gazeteciye de ön ayak oldu çok iyi yerlere getirdi bunla ilgili ne söylemek isterisiniz?

“Ben oraya değineyim mi bilmiyorum ama Bülent abi bende dâhil birçok insanı yazmakta korkmamayı öğretti. Birinci önemli olan budur yazın korkmayın dedi mesela ben çoğu zaman yazardım ilk Bülent abi bunu bir kontrol et derdim muhakkak düzeltme yapardı ama o düzeltme yaptığını dahi bize hissettirmezdi. Benim gibi birçok insana bu mesleği sevdirmiş aşılamış bir insandı birçok insanın idolüydü. Sizin söylediğiniz bağlamda isim vermeden ben geçeyim bir çok insanı bu mesleğe şuanda idol diye bildiğimiz gazetecileri hem işe yerleştirme babında hem gazetede idame ettirme görevlerini yapma şansı vermişti bu insanlar hepsi şuanda halen daha mevcut belli üst düzey yerlerde bu mesleği sürdürüyorlar.”

Bülent Bey Şanlıurfa için neler yapıyordu?

“Bülent abi İdealist bir insandı yani hayal kurmayı sevmezdi ama dedim ya Urfa sevdalısı bir insandı en başta Bülent abinin bende bıraktığı izlenim ülkesini milletini seven bir insandı ben kaleminde hep dikkat ettiğim şey şu vardı hiçbir zaman devletin aleyhinde haber yazmamaya çalışırdı. Ha bu demek değildir ki kötü giden şeylerinde örtbas edeyim onları da çok güzel işlerdi ama eğer Urfa’nın menfaati özellikle kültür yönünde Urfa’nın tanıtımı yönünden Bülent abinin çok çabası olduğunu yakinen biliyorum. Bendede bunu aşılamıştır bende elimden geldiğince Ulusal basında bazen röportajlarımız olurdu Urfa’yı dışardaki insanlara tanıtırken doğru tanıtılması yönünde çok çaba sarf ettiğini biliyorum. Ayrıca resmi kurumlar hakkında olumsuz bir haber yapılacaksa onları daha düzgün bir üslupla kaleme almaya çalışırdı mümkünse almamaya çalışırdı Bülent abi bu konularda Urfa milliyetçisi diyebileceğim bir insandı.”

Bir gazetecinin gecesi gündüzü olmaz biliyorsunuz Bülent Beyin ailesi bu durumdan rahatsız mıydı bazen Bülent beyi göremedikleri oluyor muydu?

“Tabi muhakkak şuanda canım diken diken oldu Bülent abi dışardan özellikle heyetler geldiği zaman yürütmüş olduğu görevler münasebetiyle bunların hepsine öncülük ederdi. Ulusal ve yerel basından gelen gazeteciler zaten ilk Bülent abiyi bulurdu. Bir gün Bülent abinin evine hırsız girmiş çocuklar evdeyken hem de kapıyı kırmışlar çocukla korkuyor korkusundan iç kapıyı yatak kapısını kilitliyorlar. Bir baktım gecenin bir vakti Bülent abi aradı Yaşar tez bizim eve git eve hırsız girmiş diye düşünün yani böyle bir kişi kendisi misafirlerini bırakıp evine hırsız girmesine rağmen gitmeyecek kadar düşünceli kibar bir insandı.”

Bülent Bey daha sonra bir rahatsızlığa yakalandı bunu nasıl öğrendi sizler nasıl öğrendiniz bu hastalığı mesleğine yansıdı mı?

“Şimdi Bülent abi ondan önce bizim bir defa Önderi çok kötü bir şekilde kaybettik. O bizim için bir yıkım oldu. Önderde yaşça bizden küçük olması nedeniyle biz ona amcaoğlu gibi bakmadık önder bizim kardeşimiz benim çocuğum gibiydi Önderin vefatından sonra Bülent abide bende bira hayata küstük ama bu meslek öyle bir şey ki onun aşkı evine hırsız girme örneği gibi hiç bir şeye benzemiyor. Ölümde olsa diride olsa evine hırsızda girse bu mesleği yapıyorsun çok geçmeden Bülent abi hastalığa yakalandı. Yani bizim Okutan ailesi olarak üst üste deprem yaşadık. Bülent abi o hastalığı döneminde hata olduğunu kabul etmedi ve bizlere hiç belli etmedi. Biz ziyaretlerine gittiğimizde sanki hasta olan o değil bizlermişiz gibi ne oldu bu suratınız ne oluyor sizlere gibi bizlere kızardı. Bülent abinin dişinin ağrıdığını bile ben hatırlamıyorum. Ne yazık ki çok genç yaşta kaybettik Bülent abiyi”

Hatalığı sonrası mesleğini nasıl sürdürdü?

“Bülent abi irtibatını hiçbir zaman kesmedi özellikle bu köşe yazarlığı konusunda mesleğini yaptığı dönem içerisinde çok sahada bizler gibi böyle muhabir düzeyinde değildi. Daha üst düzey daha profesyonel çalışırdı. Hastalığı döneminde de yüne aynı şekilde devam ettirdi. Yani ben haber yaptığım zaman işte Köy hizmetlerinde basın müdürüydüm Haliliye belediyesinde daha sonra devam ettim benim birçok haberimi o hastalığı döneminde kendisine mail atardım düzeltirdi. Bana geri gönderirdi. Bülent abi benim gibi buna benzer birçok arkadaşımızın haberlerine bakardı.”

Peki, bu Gazetecilik hayatında yaşadığı hikâyelerin birinden bahseder misiniz?

“O dönem içerisinde haber yapmak için Salih İlhan Yeni Günaydın gazetesinin Urfa temsilcisi Ali Kaşka AA Diyarbakır bölge temsilcisi bende küçüğüm işte oradan bir eşek ham balı geçiyor dediler Yaşar hadi bunun dudağından öp bende o zaman çok hevesliyim gazeteye çıkmaya bende gittim o heyecanla eşeğin dudağından öptüm. Ertesi günü bütün gazetelerde eşeğin sırtından bu yemyeyi doğrultunca sevincinden eşeğin dudağından öptü diye manşette haber çıkmıştı. Yani çok güzel anılar var Bülent abi gilin döneminde gazetecilik çok başkaydı şuanda bile o arkadaşlar o gazeteciliği yapamıyorlar.”

Son olarak Oktan’ın dilinden Oktan’ı dinlemek istiyoruz ne söylemek istersiniz?

“Şöyle tanıtayım Bülent abi her zaman birlik beraberlikten yana olan bir kişiliğe sahipti Bülent abi tüm gazetecileri bir çatı altında bir araya toplamak için Anadolu basın Ajansını kurdu uzun süre buna başkanlık etti. Emekli olduğu güne kadar Doğan Haber Ajansında görevini devam ettirdi. Zaten emekli olduktan sonrada Bülent abinin dışarıya karşı bir özlemi vardı doğduğu yere gitmeye karşı bir özlemi vardı. Maalesef hastalığı döneminde yine irtibatını kesmedi. 1 yıl kadar İzmir’de tedavi gördü daha sonra vefat etti. Yazıyı kaleme aldığı zaman her zaman ılımlı yazmayı olumlu yazmayı yeğleyen bir insandı sevecen güler yüzlü en kötü olumsuzluklar karşısında bile insanlara moral aşılayan bir insandı.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER