banner54

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşuyor.

İşte Başbakan'ın açıklamalarından satır başları:

Çok değerli yol arkadaşlarım, sizleri sevgiyle selamlıyorum. Konuşmamın hemen başında İzmir'de tershanede şehit olan TSK personeline Allah'tan rahmet diliyorum.

Mehmet Akif Ersoy'u da vefatının 77. yılında rahmetle yad ediyorum. Bize millet kavramını çizdiği için dualarımızı gönderiyorum.

2014 BÜTÇESİ

2014 bütçesi genel kurulda görüşüldü ve cuma günü yapılan oylamayla kabul edildi. Oylamaya ben önem veriyorum. Zira iktidar 318 oyla desteğini verirken CHP 220'nin 117'siyle orada olabildi. Bağırmaları çağırmaları oylamaya yansımıyor.

Yapılan tüm çirkin girişimlere rağmen AK Parti tüm ciddiyetiyle işlerini yürütüyor. 2014 bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum.

PAKİSTAN ZİYARETİ

Tranzon'dan pazar günü akşam Pakistan'a hareket ettik. İlk olarak Lahor'da bir davet oldu ve bu katılım çok farklıydı. Sıcak bir katılımdı ve oradan kalacağımız yere gidene kadar bu heyecanı kendilerinde hissettik. Pakistan halkının bu yoğun ilgi ve alakaları çok manidardı. Türkiye'ye gönderdikleri selamı da aziz milletime iletiyorum. Bu kardeşliğin ebedi olmasını, artarak devam etmesini temmeni ediyorum.

Dün Pakistan dönüşünde -6 derece soğuğa rağmen Ankara'da bizi karşılayan kardeşime vatandaşıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

"BİZ MİLLETİMİZE SÖZ VERDİK"

Biz yola çıkarken milletimize söz verdik, milletimizi mahçup etmeyeceğiz dedik, mahçup olmayacağız dedik, hayal kırıklığına uğratmayacağız dedik. Çok şükür 11 yıldır sözümüzü tuttuk. Aynı sözü burada bir kez daha veriyorum.

Bizi 11 yıldır burada tutan dürüstlüğümüzdür. AK Parti yolsuzluklara izin vermez, geçit vermez. Bizi buralara dürüstlüğümüz ulaştırdı. Biz cesur olduğumuz için Türkiye'ye aşkla bağlı olduğumuz için eser ürettiğimiz için buralara geldik, bunlardan asla taviz vermeyeceğiz.

Bize okulda öğretmenlerimiz şu öğüdü verdi: Sizin hayat şeridiniz bembeyaz. Süt kadar ak bir sicille yürüyoruz.

Biz gereği neyse onu yaparız.

Bizim başkalarını örnek almamıza gerek yok. İyileri örnek alabiliriz ama sicilleri kara olanları dikkate almayız.

11 yılda zaman zaman hakkımızda iftiralar karalamalar oldu. Ama sicilimiz bembeyaz kaldı. Aramızdaki kötüleri ayıkladık, ya da düzelmeleri için zaman verdik.

YOLSUZLUK VE RÜŞVET OPERASYONU

Bakın 9 gündür bir operasyon yürütülüyor daha ilk gün adı konuldu büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu, 2. gün tarihin en büyük rüşvet operasyonu. İlk günden itibaren içeriden dışarıya bilgi sızıyor.

O zaman kusura bakmasınlar. Yürütmenin uzantısı, yargının belli bir yapı içerisindeki safhası demek ki bunlar servis yapıyorlar. Bize düşen nedir? Burayı da temizlemektir. Bir taraftan beraati zimmet asıldır diyeceksin, öbür taraftan da servis yapmaya devam edeceksin. Bu insanları kirletmeye kimsenin hakkı yok.

Bugüne kadar bir çok olay yaşadık. Bu olayları yaşayanlar, belli bir müddet sonra beraat ettiler. Bu beraat eden insanların o süreç içindeki kirletilmelerinin bedelini kim ödeyecek? Fotoğraflar, belgeler, iddialar her gün manşetlerde, ekranlarda. Ve garip garp montajlar. Yani bunlar bunu bundan sonra da yapabilecek karakterdedir. Bunun üzerine yetiştiler. Bu mudur hukuk? Yürütmenin içinde olanlara da söylüyorum. Bu mudur yürütme?

Eğer kararı muhalefet verecekse, mahkemeye ne ihtiyaç var? Kararı medya verecekse uzun hukuk süreçlerine ne

"EVİNDEN 2,5 MİLYON EURO ÇIKAN ŞAHSI SİZ NEDEN MİLLETVEKİLİ YAPTINIZ?"

Günlerdir halk bank genel müdürü evinden çıkan kutular konuşuluyor. Kim bunların servisini sizlere yaptı? Eğer evinde para çıktı diye, bir insan anında suçlu oluyorsa, buradan ben CHP'nin genel müdürüne soruyorum. Evinden 2,5 milyon Euro çıkan şahsı siz neden milletvekili yaptınız? Bu operasyon başlayıncaya kadar CHP hukuk sistemine savcılara polislere demediği hakaret bırakmadı. Şimdi yargıyı savunuyor, inşallah böyle kalırsın. Şimdi çıkmış bu savunmayı yapıyor, daha bir hafta öncesine kadar polise demediğini bırakmayan CHP, şimdi sahip çıkıyor.

Biz çürükleri temizleriz ya da temizlemek için gerekenleri yaparız.

MAYIS AYINDAKİ EKONOMİK BAŞARILAR

2013 yılında çok farklı bir mayıs ayı yaşadık. Türkiye olarak tarihi başarılara imza attık. Şu olay ulusal bir operasyon değildir. Bu uluslararası bir operasyondur. En tepe ismi vardır ve onun yerel taşeronları vardır.

1 - İstanbul'da 46 milyar dolarlık 3. havalimanı projesini gerçekleştirdik. Dünyada ilk 3 içine girecek proje. Bazı çevrelere çok ciddi rahatsızlık verdi. Engelleme için her şeyi yapabilirler.

2- Ankara'da Japonya başbakanını ağırladık. 22 milyar dolarlık yatırımla nükleer santral yatırımını yaptık.

3- İstanbul Boğazı'na üçüncü köprünün temelini attık. Bunu da engellemeye gayret ediyorlar. Yok imar, yok orman, yok şu yok bu.

4- İstanbul Borsası 93 binin üzerine çıkarak rekor kırdı. Bu da hazmedilemedi. Dikkat edin borsaya müdahaleler, borsanın yavaş yavaş inmesi olayı.

5- Merkez Bankası Rezervini biz 27,5 milyar dolar olarak devralmıştık, Mayıs'ta 135 milyar dolar ulaşarak rekor kırdı.

6- Gösterge faizi. Biz yüzde 63 seviyesinde devralmıştık. Mayıs ayı içinde yüzde 4,6.  Eğer o gidiş devam etseydi bu 2,5a kadar düşebilirdi. Ama tahammül edemediler. Dayanamadılar, oradaki müdahale ile bir anda tekrar çıkmaya 9,5'a kadar tırmandı.

7 - 4 kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu mayıs ayında artırdı. Ciddi rahatsız olanlar oldu.

8- IMF ile ilişkilerimizde, 23,5 milyar dolar aldığımız borcu 14 Mayıs'ta ödedik, defteri kapattık. Sen misin sıfırlayan! İşte burada uluslararası o güçler devreye girdi. Neden borç alan emir alandı onlar için.

9- Enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk.

İÇERİDEKİ TAŞERONLAR GÖREVİNİ HAİNCE YAPTI, YAPIYOR

Diyarbakır'ın, Mavi Marmara'nın Oslo'nun, Halkbank'ın intikamını almak için tezgah hazırladır. İçerideki taşeronlar görevlerini haince yaptılar, yapıyorlar.

"BU VATANA İHANETTİR"

İşte tüm bunları bir ay içinde peş peşe yakaladık ve yaşadık. Sonra ne oldu? Gezi olayları denilen sokak eylemleri başladı. Uluslararası medya İstanbul'a, Ankara'ya kamp kurdu. Bir yandan sosyal medya, ulusal medya Türkiye'yi dünyaya karalamaya başladı. Bu bir ihanettir. Bu vatana ihanettir. Bunu acımasızca yaptılar. Bakın açık söylüyorum, apaçık bir ihanete, ekonomik suikasta bu dönemde şahit olduk. Sadece faizin yükselmesinden kaybı 2 milyar doları aştı. Allah'a hamdolsun, Gezi'de istediklerini elde demediler. Ekim ayından beri Türkiye çok parlak bir dönem yaşıyor.

"UNUTULMAZ DİYARBAKIR TABLOSU"

Daha da önemlisi şu Diyarbakır'da son derece muhteşem, umut verici bir açılış töreni yaptık. Mesud Barzani'nin, Şivan Perver'in İbrahim Tatlıses'in katılımıyla unutulmaz bir Diyarbakır tablosu ortaya çıktı. İnsanlar o meydanda ağladılar. 81 vilayette insanlar sevinç gözyaşları döktüler. Çözüm sürecinin nasıl yol aldığını gördüler.

Geçen haftadan itibaren, kardeşliğimizi yönelik bir suikast girişiminde bulunuldu ayrıca. Gezi'de Mayıs'ın başarıları sabote edilmek istendi, 17 Aralık'ta Diyarbakır tablosuna da suikast düzenlendi. Barışımıza bir suikasttır. Burada hedef sadece çözüm süreci de değil. bir paket hazırladılar. Birbiriyle alakasız dosyaları koydular ve yolsuzluk ambalajıyla sundular. CHP'yi MHP'yi TÜSİAD'ı, yolsuzluk üzerinden sahaya iteklediler.

Kamuoyunu yolsuzluk iddialarıyla meşgul ederken, arka planda, Diyarbakır'ın, Oslo'nun 7 Şubat'ın Halk Bank'ın intikamını almak için tezgah kurdular.

"ELİNİZDE BELGELER VARSA BUNLARI ÖNCE BİZİMLE PAYLAŞIRSINIZ"

9 gün içinde sadece Halk Bank'ın uğradığı değer kaybı 1 milyar 625 milyon dolardır. Şimdi buna ne diyeceğiz? Çok güzel bir iş mi yaptınız diyeceğiz? Eğer sizin elinizde hakikaten hukuka uygun ciddi belgeler varsa bunları önce bizimle paylaşırsınız. Gereği neyse biz yaparız. Ama şu anda Halkbank'ı, değişik ülkelerde misyonu olan bir Halkbank'ı çökerttiğiniz zaman bir genel müdürü çökertmiyorsunuz, ülkeyi çökertiyorsunuz.

14 ay izleniyor, bu izlemeden yargılamadaki birkaç tane zatın haberi olacak, emniyette de yine birkaç zatın haberi olacak, onların bağlı olduğu birimlerin haberi olmayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun karşısında kalkıp da atılan adımlara yapılanlara karşı da, birileri muhalefet olmak üzere aklına geldiğini söylemeye devam edecek. Halka açık şirketlerimiz 9 gün içinde 20 milyar değer kaybetti. TL değerinde bir miktar düşüş var. Türkiye'ye kaybettiler, birileri de bu işten çok karlı çıktı.

"Ajanlık Yapan Medya Kuruluşları Var"

Hadisenin bir başka acı tarafı şudur. Bir takım odaklar, örgütler merkezler bu kirli komploda maşa olarak kullanıldılar. Biz bu medyayı, bu örgütleri on yıllardır çok iyi biliyoruz. Ama bu süreçte bunların ne düşündükleri açık ve net şekilde ortaya çıkmıştır. Burada açık açık söylüyorum, son olay göstermiştir ki, Türkiye'de kendi ülkesinin değil başkalarının çıkarlarını düşünen, başka çevrelerin ranta düşünen vatana ihanet içinde ajanlık yapan casusluk yapan medya kuruluşları var, örgütler var, çeteler var.

Devlet içinde maalesef böyle maşalar var. Hükümet olarak biz yetkimiz dahilinde tamamen hukuk içinde kalarak bunun üzerine gidiyoruz. Demek ki bugüne kadar çetelere karşı verdiğimiz mücadele yetmemiş, demek ki daha başka halkaları varmış.

"BİR TARAFTAN KUR'AN, ALLAH PEYGAMBER DİYECEKSİN…"

Bir hareket, bir dava, en başta ahlak sahibi olmak zorundadır. Her yolu meşru gören, her yolu mubah gören bir hareket asla başarıya ulaşamaz. Bir taraftan Kuran, Allah, peygamber diyeceksin, ama adın kasetlerle, komplolarla anılacak.

"BU DİN YARA ALMAZ"

Kimsenin bu aziz dine bunu yapmaya hakkı yoktur. Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden tüm Müslümanlar zalimdir. Bunu bir tarafa koyamayız. Bu din yara almaz. Yanlış içinde olanlar yara alı maskeleri düşür. Yasalar çerçevesinde gereken adımı atarız.

Benim ülkemde ameliyat etmelerine kesinlikle müsaade etmeyiz. Devlet içinde paralele yapının uluşmasına kesinlikler izin vermeyeceğiz. Tezgah kurdular, deşifre ettik. Çıkarları zedelenen malum çevreler var. Türkiye kazandıkça kaybeden. Medyaya bakın bu çevreleri göreceksiniz. Maalesef devlet kurumlarında da bu anlayışın maşalarını göreceksiniz.

CHP'nin geçmişi budur. Ya atamalarla ya da kirli komplolarla gelmiştir. Suçu sabit vekilleri var. İstanbul'da yolsuzlukla suçladıkları şahsı Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak koydular. Genel Müdür yolsuzluk klasörünü bizzat kendi indiriyor teşhir ediyor.

"BUNLAR BİRLİKTE BEDDUA SEANSLARI DÜZENLER ANCAK"

Bu ilkesizliği çarkı örtmek için AK Parti'ye saldırıyorlar. CHP yolsuzluk arıyorsa aynaya baksın kendi içine baksın. Bunlar birlikte beddua seansları düzenlerler ancak. Bize milletimizin duaları yeter. Bundan sonra da milletimizin duasıyla devam edeceğiz.

"YA MİLLET, YA ZİLLET"

Bu siyasete ve millete karşı açık bir komplodur, Bu komplo 30 Mart'ta sandıkta bozulacak. Yeni Türkiye'de devlet içinde devlet asla olamayacak. Paralel devlet asla olmayacak. Milli iradeye suikastler olmayacak. Ya millet, ya zillet. Ve ben inanıyorum ki millet kazanacak. Zillet içerisinde olanlar yine zillet yapacak. Allah'tan diliyorum ki onlar da doğru yolu bulacak.

Bize oy vermiş vermemiş, bizi destekleyen ya da desteklemeyen her bir vatandaşıma, her bir kardeşime sesleniyorum: Bu komplo Türkiye'ye, 76 milyona yapılmış bir komplodur. Bu komplonun Türkiye'nin hayrına değiş şerrine olduğunu lütfen fark edin.

Bu komployu hep birlikte bozacağız.

Bu çirkin komlodan güçlenerek çıkacağız.

81 vilayette hep birlikte sahada olacağız.

Bu süreç yeni Türkiye'nin İstiklal mücadelesi sürecidir. Bu süreç faiz lobisinin Türkiye'de

Biz bedduaya lanet, duaya evet diyeceğiz. Biz beddualarla değil dualarla yetiştik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER