banner54

 

 

 

 

Geçtiğimiz yıl haziran ayında KCK’dan tutuklu BDP Urfa milletvekili İbrahim Ayhan’ın da kaldığı E Tipi cezaevinde adli suçluların kaldığı koğuşta mahkumlar yataklarını ateşe vererek isyan etmişti. Olayda 13 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından isyanın sebebinin kavga olduğu söylenmişti. Ancak isyanın üzerinden tam 10 ay geçmesine rağmen dosyanın üzerindeki gizlilik kararı kaldırılmadı ve dava henüz açılmadı.

 

"BÖYLE BİR OLAYDA GİZLİLİK KARARI NİYE?"

 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan CHP İl Başkanı Avukat Karataş böyle bir olayda gizlilik kararının bu kadar uzun süre kaldırılmamasının akıllara soruş işaretleri getirdiğini söyledi. Karataş, "aileler kardeşe göre aileye göre 45 bin liradan başlayan tazminatlar aldı. Daha dün dosyayı inceletmek için sorduğumuzda halen gizlilik kararı olduğu söyleniyor. Böyle bir olayda gizlilik kararı niye? Acaba saklanması gereken bir şey var diye mi gizli karar yoksa gizlilik kararının alınma nedenleri, çok önemli bir soruşturmada soruşturmanın selametini engelleyecek bir durum varsa veya halkı infiale alacak bir olgu varsa kısa bir süre için gizlilik kararı alınır. Ama şimdi bu olayda neredeyse 1 yılı doldurmak üzere. Halen gizlilik kararı olan bir  kişiniz henüz ölüm nedeni açıklanmadı. Dosyanın uzun süre gizlilik kararı içerisinde yürütülmesi çok ilginç. Delilleri topla aşaması da kalmadı ki dosya gizli kalsın. Bu aşamada akıllara şu soru geliyor kim korunuyor ve niye korunuyor? Ve halen davanın açılmamış olması bunu hem şüpheli hale getiriyor hem de akla acaba ölüme sürüklendiler mi düşüncesini getiriyor" diye konuştu.

 

O dönemde ölüm sebeplerinin dumandan zehirlenme olarak lanse edildiğini ifade eden Karataş, ölüm sebeplerine ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü;"olayın yaşandığı sırada Urfa’ya gelecek olan vekillerimiz buraya gelmeden önce morga gittiler. Doktor olan bir vekilimiz tüm vücutların yandığını söylemişti. Ama topluma söylenen dumandan etkilenerek zehirlendikleriydi.  O kadar çelişkiler var ki ilk açıklamalarda, önce isyan olduğu söylendi. C 15 koğuşunda bir isyanın olduğu söylendi. Daha sonra isyan olmadığı kendi aralarında bir kavganın olduğu belirtildi. Bakan da mahkumların kapı önüne barikatlar kurmalarından dolayı içeriye girilemediği ve zamanında müdahale edilemediği için ölümlerin meydana geldiğini ifade etmişti.  Ve en son açıklamalarda 1.5 saat boyunca yangına müdahale edildiği açıklanmıştı. Yani bir kaç yatağı söndürmek bu kadar uzun mu sürer? Yetkililer bunun kararının sonucuna bilirkişilerin karar vereceklerini söylediler. Yani ölümlerin nasıl olduğu nasıl meydana geldiği, sağ kalanların ifadelerinin değerlendirilip açıklanacağı söylenmişti. 10 aydır o da açıklanmadı."

 

"GENÇLER KENDİLERİNİ NEDEN ÖLDÜRSÜN Kİ?"

 

Cezaevi yangınında ölenlerin tamamının genç olmasına dikkat çeken Ferhat Karataş,  "yaşları 20 - 25 arasında değişen ve bir gün sonra çıkma ihtimalleri olan gençler neden kendilerini kasten öldürsün ki?  Genel kanı o an koşullara isyandı. Koğuşlarda kabalık olunması, yatakların yerlere spor salonuna kapı önüne kurulması yani bu şartlar isyana sürükledi. Mahkumlarla görüştüğümüzde söyledi. bu herkesin kabul edebileceği bir durum değil. 45 derece sıcaklıkta 6 kişilik koğuşta 18 kişinin yatırılması kabul edilebilir bir durum değil. Bazen 25’e çıkan sayıları buluyormuş. Böyle bir ortamda bir insan yaşayabilir mi? O isyan koşullara isyandır" dedi.

 

"AYHAN’IN İSYANIN ÇIKACAĞINDAN HABERİ YOKTU"

 

KCK’dan tutuklu BDP Urfa milletvekili İbrahim Ayhan’ın da bulunduğu cezaevinde yangın çıkmıştı. Yangın ardından dosyada halen gizlilik kararı kaldırılmazken bazı kesimler cezaevinde çıkan isyanın sebebinin siyasi suçluların tetiklediği söylenmişti. CHP İl Başkanı Ferhat Karataş bu durumla ilgili ise şunları söyledi; "İbrahim Ayhan, siyasilerin olduğu koğuşta isyanın çıktığı koğuş ise adli suçların koğuşu yani bunların havalandırmada bile karşılaşma ihtimali yoktur. Biz olayın yaşandığı zaman cezaevine gittiğimizde İbrahim Ayhan’la görüştük. Ayhan’ın o zaman böyle bir durumdan haberi yoktu."

 

Olayın siyasi koğuşta değil de adli suç koğuşunda çıkmasının atlını çizen Karataş, bu durumun çok daha önemli olduğunu söyledi. Ferhat Karataş, "siyasi koğuşlarda dışarıda yaşanan bir olay için eylem yapabilir. Dikkat edilmesi gereken şudur ki adli suçların koğuşlarında isyan tahammülün artık kalmadığını gösterir. Yani o koğuşlarda örgütsüz bir yapı var. Siyasi olmayan örgütsüz bir yapının isyana dönüşmesi insanların, sabırda son noktaya geldiğinde şartlara ve koşullara dayanılmayacak durumda isyan eder adi suçlular. Siyasi suçluların isyan etmesi çok kolaydır" dedi.

 

"BU DA BİR İŞKENCEDİR"

 

İsyanın koşullardan dolayı çıktığını vurgulayan Karataş, düzeltilmeyen koşulların bir işkence biçimi olduğunu iddia etti. Ferhat Karataş, "koşullar düzeltilmedi, koşullar düzeltilmediği için geçtiğimiz aylarda da isyan çıkmıştı. Onun nedeni de henüz açıklanmadı. İşkence her zaman falaka yatırarak, fiziki anlamda şiddet uygulamak değildir. Bu koşullarda kalmak da işkencedir. Bir de bunlarla ilgili sorgulanması gereken o olaydan hemen bir hafta önce Urfa Barosu eski başkanı İrfan Güven ve İHD, Mazlum-Der’in cezaevi ile ilgili raporları vardı. Bu raporlara rağmen tedbirler alınmadı. Önlem alınmayışı bir kusurdur. Çünkü devlet olarak orada kalanların yaşam haklarını gözetmeliyiz. Ceza alabilirler, suç işlemiş olabilirler ama onların yaşam haklarını gözetmeliyiz. Cezaevi koşulları Avrupa standartlarına göre düzenlenmelidir. Aileler devlete çocuklarını sağlam teslim etti ama yanmış bir şekilde aldı" ifadelerini kullandı. 

 

İHD AVUKATI: "BİR AİLE TAZMİNATI KABUL ETMİYOR"

 

Konunun takibini yapan İHD Avukatı ise, yangında hayatını kaybedenlerden birinin ölüm sebebinin henüz açıklanmadığını ayrıca bir ailenin de evladının ardından tazminat kabul etmediğini söyledi.

 

ŞUBAT AYINDA DA İSYAN ÇIKMIŞTI

 

Haziran ayında yaşanan olayı acısı henüz unutulmamışken, geçtiğimiz Şubat ayında aynı cezaevinde yine yangın çıkmış ancak can kaybı yaşanmamıştı.  (RABİA ÇETİN - GÜLİZAR GÜLEBAK)

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER