banner112
banner54

Bu memlekette milyonlarca kişi açlık sınırının altında
  HÜDA PAR’ın desteklediği Şanlıurfa bağımsız milletvekili adayı Mehmet Yavuz, "Birileri bu memlekette 50 bin lira maaş alırken öte taraftan milyonlarca insan asgari ücretle açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. İşte bunun için İslami bir muhalefete ihtiyaç var" dedi.   HÜDA PAR’ın desteklediği Şanlıurfa bağımsız milletvekili adayı seçim çalışmaları kapsamında İmam Bakır Mahallesi'nde düzenlenen mahalle toplantısına katıldı. Burada toplanan halka hitap eden Yavuz, iktidarı ele geçiren siyasilerin halkın menfaatini önceleyen bir siyaset takip etmeleri gerektiğini söyledi. "Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir." hadisi şerifini hatırlatan Yavuz, birileri bu memlekette 50 bin lira maaş alırken öte taraftan asgari ücretle geçinen açlık sınırının altında milyonlarca insanın var olduğuna dikkat çekti.   Müslümanların yıllarca aldatılarak siyasetten uzak tutulduğuna dikkat çeken Yavuz, batının kendisine ait kavramları İslam toplumuna dayattığını belirterek şunları söyledi:   "Camilerde söylenen hakikatleri meydanlarda dile getireceğiz" "Siyaset İslami bir kelime olduğu gibi politika da yabancı dillerden bize geçmiştir. Batı, politikayı ‘güçlünün zayıfı ezdiği ve ne kadar çok yalan söylenirse, iftira atılırsa ve ne kadar çok şahsi menfaat elde edilirse o kadar başarılı olunan’ bir durum olarak lanse ediyor. Nasıl ki ticaret yapana faize bulaşman mecburidir, deniliyorsa siyasete girmiş insanlara da yalan söylemek zorundasın deniliyor.   Ama biz diyoruz ki madem bir siyasetçinin aldığı bir karardan; evladım, ticaretim, okulum ve ailem etkileniyorsa o zaman bize yalan söylemeyi bırakın biz Müslümanız ve Müslümanca yönetilmek istiyoruz. Mademki siyaset hayatın her yerine hâkim ise artık Müslümanlar lafı dolandırmadan İslami bir siyaseti hayata hâkim kılmalıdırlar. Bunun için dedik ki ‘şimdi tam zamanı İslami muhalefet adına mecliste söyleyecek sözümüz var’” şeklinde konuştu.   Sonra Müslüman kalmak istiyorsan camiler açık oraya git istediğin kadar namaz kıl, başını secdeye koy hatta mümkünse başını secdeden hiç kaldırma senin siyasette ne işin olur’ diye yıllarca bizi kandırdılar. Ama biz diyoruz ki madem bir siyasetçinin aldığı bir kararla evladım, ticaretim, okulum ve ailem etkileniyorsa o zaman bize yalan söylemeyi bırakın biz Müslümanız ve Müslümanca yönetilmek istiyoruz.” Siyasete giren birçok insanın zamanla bozulmasından dolayı siyaset kurumuna güvenin kalmadığını belirten Yavuz, bu güvenin bir daha tesisi edilmesi için Peygamber Sevdalılarının peygamber efendimizi camilerden çıkarıp meydanlara getirmesi gibi kendilerinin de camilerde söylenmesi gereken hakikatleri meydanlarda söyleyeceklerini ifade etti.   Bir memlekette birileri 50 bin maaş alırken milyonlarca insan asgari ücretle geçiniyor Siyasetçilerin maddi açıdan siyasete başladıkları hal üzere kalmalarını tavsiye eden Yavuz, “Halkın sizi hazinelerinin bekçisi olarak görebilmesi için bunun emarelerinin sizin üzerinizde görünmesi gerekiyor. Eğer halk size ‘bunlar da para yemeye başlamışlar bunlar da gemilerini yürütmeye çalışıyorlar. Bunların ki de menfaat içinmiş’ diyorsa unutmayın ki sizin itibarınız para ile alınamaz. O yüzden ey idareciler, sakın halkın size vermiş olduğu mevkii, makamı ve iktidarı kendin için bir zenginlik kaynağına dönüştürme. Biz sizi sadece zenginlerin malikânelerindeki sofralarda değil fakirlerin sofralarında da görmek istiyoruz. Eğer halk bunlar da değişmiş diyorsa o zaman iş iyi bir noktada değildir. İşte bunun için biz İslami muhalefete ihtiyaç var diyoruz.” şeklinde konuştu.   Yaşanan sıkıntılar karşısında devlete ve istikrara zarar gelmesin diye susmanın doğru olmadığını belirten Yavuz, siyasetçilerin asıl görevinin halkın menfaatini korumak olduğunu söyledi.   Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir, hadisi şerifini hatırlatan Yavuz konuşmasına şöyle devam etti: “ Eğer bir memlekette birileri 50 bin maaş alıyorsa diğer taraftan milyonlarca insan asgari ücretle geçiniyorsa, açlık sınırının altında ise işte bu hadisi şerif tam bunun içindir. Sen asgari ücretin 950 lira olduğu, kiraların 400 liradan aşağı olmadığı bir memlekette 4 çocuklu bir ailenin nasıl geçindiği senin uykularını kaçırmıyorsa, çocuklarının nafakasını karşılamak için kara kara düşünüp borç altına giriyorsa, sonunda kapitalist sistemin batağına yenik düşüp faize bulaşan milyonlarca insan varsa ve sen de kendi idareci koltuğunda rahatça oturuyorsan bunun hesabını sana sorarım.”   Yapılan konuşmaların ardından etkinlik sona erdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER