banner112
banner54

Tüm Türkiye'ye yayılan bu imza kampanyası ve sivil itaatsizlik Urfa2da da devam ediyor. 

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Urfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun bunun bir başkaldırı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Sivil itaatsizliğe devam ediyoruz. Ama bu bir başkaldırı olarak nitelendirilmemeli bu onurlu bir duruştur. Kılık Kıyafete yönelik yönetmelikler yapılana kadar eylemimize devam edeceğiz" dedi. 

"82 ANAYASASININ GETİRDİKLERİNİ KABUL ETMİYORUZ"

Başlatılan imza kampanyasının asıl sebebinin 1982 anayasasının getirdiklerine yönelik olduğunu ifade eden Coşkun, "Eğitim-Bir Sen olarak 18 marttan itibaren kamuda kılık kıyafet serbestliği ile ilgili sivil itaatsizlik eylemimiz halen devam ediyor. Bizim burada yaptığımız hali hazırda 1982 anayasası yönetmeliğini kabul etmediğimizi göstermektir.Kişiler kendi isteklerine göre giyinmelidir özellikle de baş örtüsüne ilişkin sorun sıkıntıların giderilmesi gerekiyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olması gibi kılık kıyafet özgürlüğünün de olmasını istiyoruz. Kadınlara 1930 yılında seçme, 34 yılında seçilme hakkı verilmiş ama halen günümüzde giyinme hakları bazı kriterlere ve ilkel yönetmeliklere bırakılmıştır. Kadının etek boyu, ayakkabı topuğu, erkeklerin bıyıkları, saç tıraşları kravatın nasıl olmasının yönetmeliklere bağlı olması çağ dışılıktır. İnsanların ürettiğiyle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hepimiz belli bir yaşa ve olgunluğa gelmiş insanlarız neyin bize yakışıp yakışmadığını bırakın biz kendimiz belirleyelim. Bu konuda bir dayatmanın olmamasını istiyoruz" diye konuştu. 

"28 ŞUBAT'TA BİR ÇOK ÖÖĞRETMEN İŞİNDEN OLDU"

28 Şubat'ta bir çok öğretmenin kılık kıyafetteki yönetmelik sebebiyle işinden olduğunu hatırlatan Eğitim-Bir-Sen Urfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun, "özellikle 28 Şubat sürecinde binlerce öğretmen baş örtüsü sebebiyle işten atıldı. Her gün bunun sıkıntısını acısını yaşadılar. Şuan partiden kaynaklanan bir rahatlık var. AK Parti gitse başka bir parti gelse bu değişebilir. Biz istiyoruz ki yönetmenliğe girsin" şeklinde konuştu.  

"KAMUSAL ALAN YALANI SON BULSUN"

Şuanda kamusal alanlarda serbestliğin sadece bazı kesimlerde var olduğunu vurgulayan Coşkun, "bu yönetmeliğe girmelidir ve her yerde geçerli olmalıdır. Bu kamusal alan yalanı son bulsun artık" dedi. Coşkun, "Yani partiden kaynaklı rahatlıktan ziyade olması gereken rahatlığın var olmasını istiyoruz. Biz herhangi bir okuldaki idarecinin inisiyatifine kalmamalıdır.Artık bu zülüm bir an önce son bulsun. İnsanlar istediği kılık kıyafetle istediği kamusal alana girsin. Kamusal alana rahatlık getirildiği yalanı da son bulsun. Biz inancımız gereği bu kıyafeti seçiyoruz. bizi yaptığımız işe göre denetleyip, sorgulamalılardır. Kılık kıyafete göre bir ön yargı üretip bir sıkıntı oluşmamalıdır. Sivil anayasanın bu yönde yapılmasını istiyoruz. Bunun da arkasındayız.  82 anayasasının getirdiği bu yönetmeliği kabul etmiyoruz. Kılık kıyafet serbestliğinin herkese gelmesini istiyoruz. En son Siyer ve Kuran-ı Kerim Kursu derslerine baş örtüsüyle girilebileceği söylendi. Biz derslere değil bireye özgürlük vermesini istiyoruz. Bu konuda 21. Türkiye'sine bu durumun yakışmadığını söylüyoruz. Hükümetin bir an önce bu duruma el atıp var olan hakların verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

12 MİLYON İMZA KAMPANYASI

Başlatılan imza kampanyasında hedefin 12 milyon olduğunu belirten Coşkun, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü; "12 Milyon imza kampanyası başlattık. Bu imza kampanyası ile bu zulmün son bulmasını istiyoruz. Halkın uzlaşıdan yana olduğu görülmelidir. Dolayısıyla bu imzaların hakkının verilmesini ve yönetmeliklerle çözülmesini istiyoruz."

"MÜCADELEMİZ SADECE BAŞ ÖRTÜSÜ İÇİN DEĞİL"

Verilen mücadelenin sadece baş örtüsü için olmadığını vurgulayan Eğitim-Bir-Sen Urfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun, bütün öğretmenlere rahatlığın getirilmesini istediklerini söyledi. Coşkun biz bütün öğretmenlerin hakkını istiyoruz. Biz toplumun değer yargıları ve normları olduğunu biliyoruz. Öğretmenlerin toplumun değer yargılarına uygun giyindiğini düşünüyoruz. Sadece başörtüsü değil erkekler için de bir rahatlığın getirilmesini istiyoruz. Biz rahat olmazsak kendimizi derslere veremeyiz. Önce öğretmenlerin rahat olması gerekir ki öğrenciye de iyi şeyler verilsin. Önce birey özgür ve rahat olacak ki daha olumlu çalışmalar yapabilsinler" dedi.

Son olarak  eğitim sisteminde öğrencilere yönelik getirilen kılık kıyafet serbestliği de değerlendiren Coşkun, öğrencilerin fazlasıyla rahat giyinmelerinin zamanla düzene gireceğini belirtti. Coşkun, "özgürlüklere susamış insanları birden özgür bırakırsanız o tür dengesizlikler olur. Ama zamanla öğrenci de kendisine çeki düzen verir. Zamanla düzelecektir. Tek giysi tek renk şeklindeki önlükten ziyade çocukların kendilerini rahat hissedeceği şekilde ama toplumun örf ve adetlerine uyarak serbest olmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER