banner54

Baydemir, “Siyaset zenginleşme alanı değildir”
  Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa 1. Sıra Milletvekili Adayı Osman Baydemir, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti.  Baydemir, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Oktay Yaşar tarafından karşılandı. Burada OSB yetkilileri ile bir süre sohbet eden Baydemir, “Siyaset bir meslek değildir, bir mesleğe dönüştürülmemelidir. Siyaset bir bütün olarak ülke sorunlarına çözüm bulma mekanizmasıdır. Siyaset ülkenin bütün farklılıklarının bir arada, eşit, birini diğerine üstün kılmadan yaşatma sanatıdır. Siyasetçi de bunların tesisi için kendini vakfeden kişidir. Siyaset, siyasetçi için zenginleşme alanı değildir. Zenginleşmek isteyenler, bu en doğal haklarıdır ticaret yapsınlar” dedi. Türkiye’de siyasetin böyle yaşanmadığını dile getiren Baydemir, şunları söyledi; “Barış bu ülkenin vazgeçilmezidir. Barışı tesis etmeden, kardeşlik hukukunu tesis etmeden, etnik kimliklerimiz arasında, çoğulculukta birlik olmadan, insani kaynaklarımız, ekonomik kaynaklarımızı hayata geçiremiyoruz. 70 yıldır bu ülkenin en büyük kaybının sebebi tek tipleştirme politikalarıdır. Tam da bu noktada HDP çok büyük bir başarıyı yakalamıştır. Bu ülkenin bütün çeşitlilikleri, çoğulculukta birliği yakaladı ve HDP çatısı altında yeni bir yaşamı organize etmeye çalışıyoruz.” ‘Üretimsizlik varsa yoksulluk kaçınılmazdır’ Osman Baydemir, “Organize sanayi bölgemiz, üretim alanımızdır. Aslında yaşama her açıdan üretim perspektifi ile bakmak lazım. Bir insanın derdi ile dertlenmek demek, üretime sevk etmek demektir. Çözüm üret demektir, sıkıntılarını gider demektir. Sorumluluk al demektir. Bugün sizin burada oluşunuz aynı zamanda bir sorumluluk alma çabasıdır. Bizim bugün burada oluşumuz da bir sorumluluk yüklenme çabasıdır. Örneğin bir ülkede, bir şehirde üretimsizlik varsa yoksulluk kaçınılmazdır. Yoksulluk varsa sosyal problemler kaçınılmazdır. Sebep sonuç ilişkilerinin tümünü objektif olarak görmek ve bunların üzerine gitmektir” diye konuştu. Ekonomik kalkınmanın da en az demokrasi, barış ve insan hakları kadar önemli olduğunu kaydeden Baydemir, “Urfamızdaki bu kadar büyük zenginliğe rağmen bu kadar büyük bir yoksulluğun olması kader değildir. Bu, yanlış ekonomik politikaların sonucudur. Bunları değiştirmek de hepimizin elindedir” dedi. 2014 yılı yerel seçimlerinde kentin tüm dinamiklerine ulaşma çabası içerisinde olduklarını ve bu nedenle de şehre vakıf olduklarını kaydeden Baydemir, organize sanayi bölgesinin sorunlarına değinerek şunları söyledi; “Ülkede bir gün elektrik gitti, ülkenin batı yakasındaki sanayici feryat figan etti. Emin olun onların hiçbir tanesinin Urfa’da elektrik gittiğinde küçük üretici ne yapıyor diye bir düşüncesi yoktu. Orada bir gün elektrik gitti burada her gün gidiyor. Bunların takipçisi olmak yine bizim hedefimiz olacaktır. Alt yapı sorunlarının giderilmesi ödevlerimizden biri olacaktır. Parlamentoya gitmek vebal almaktır. İyi bir savunma avukatıyım, inşallah Urfa’nın hakkını hukukunu savunma imkanına sahip oluruz. Pamuğun yüzde 42’sini üretiyoruz. Başlı başına sadece tekstile konfeksiyona yönelik bir organize sanayiye ihtiyacımız var. Şu anda Ege, Çukurova, Urfa ve  Diyarbakır neredeyse bütün ülkenin pamuk ihtiyacını karşılıyor.” Oktay Yaşar ise, herkesin kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Yaşar, “Bir mekanın şerefi insandır. İnsan kötüyse istediği kadar bina güzel olsun” dedi. ‘Yaşamı sosyal hak üzerine inşa edeceğiz’ Baydemir daha sonra bölgedeki fabrikaları ziyaret etti. Organize sanayi çalışan ve işverenlerinin yoğun ilgi gösterdiği Osman Baydemir, bir trafo fabrikasında işçiler ile birlikte öğlen yemeği yedi. Burada da emekçilerin sorunları ve hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Baydemir şunları söyledi; “Emekçinin eli en temiz eldir. Bütün bu çabamız her şeyden önce bu ülkede sulhun inşasıdır. Sulh olduğunda, emin olun adaletin temelini atabiliriz. Yaşamı da sosyal hak üzerine inşa etme imkanı bulabiliriz. HDP’nin temel düsturu emeğin değerini bulmasıdır. Alın terinin hakkını alabilmesidir. Maalesef AKP hükümeti ile birlikte adeta modern kölelik getirildi. Asgari ücret bir insanın hayatını sürdürülebilmesi için yeterli bir rakam değildir. Ama bu rakamı belirleyen hükümettir. HDP ile birlikte asgari ücret, kamu özel ayrımı olmaksızın en az 1800 lira olacaktır. Toplu sözleşmeye dayalı, sendikaya dayalı, emekçinin hakkının korunacağı bir ekonomik politikanın arayışı içerisinde olacağız. Emek hakkına kavuştuğunda işveren de daha fazla kazanacaktır. Çünkü çalışma barışı gelecektir, üründe kalite gelecektir. Bizim politikamız herkesin kazanması, kazanırken bir diğerini ezmemesi üzerine kurulu bir politikadır.”  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER